TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2022 NUMARASI : 2022/345 Esas 2022/745 Karar DAVA : Genel Kredi Sözleşmesi Borçtan Kurtulma DAVA TARİHİ : 05/10/2021 KARAR TARİHİ : 24/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025 Taraflar arasındaki kredi sözleşmeleri kapsamındaki kefaletin TBK'nın 601. maddesi kapsamında sonlandırılması istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle dava…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/754 Esas 2025/1161 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/754 KARAR NO : 2025/1161 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2022 NUMARASI : 2022/345 Esas 2022/745 Karar DAVA : Genel Kredi Sözleşmesi Borçtan Kurtulma DAVA TARİHİ : 05/10/2021 KARAR TARİHİ : 24/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025 Taraflar arasındaki kredi sözleşmeleri kapsamındaki kefaletin TBK'nın 601. maddesi kapsamında sonlandırılması istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, dava dışı ... ile davalı arasında yapılan Genel Kredi Sözleşmesinde müteselsilen kefil olarak yer aldığını, daha sonra ...ile davalı arasında "Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi" kurularak borçların yeniden yapılandırılması yoluna gidildiğini, davacının, müteselsil kefillikten kurtulacağına ilişkin olarak davalı bankaya, noter aracılığı ile ihtarname çekilerek 1 ay içerisinde asıl borçlu ...ye karşı dava ve takip haklarının kullanılması, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilmesi ve ara vermeden takibe devam edilmesi, aksi takdirde davacının yasal haklarını kullanarak kefaleti sona erdirme yoluna gidileceğinin ihtar edildiğini, işbu ihtarnamenin gerekliliklerinin davalı banka tarafından yerine getirilmediğini iddia ederek davacının müteselsil kefaletinin TBK'nın 601. maddesi kapsamında sonlandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davada hukuki yarar bulunmadığını, davacı aleyhine yapılan icra takibinde davacının finansal yeniden yapılandırma sözleşmesine dayanarak erteleme talep etmesi, İcra Mahkemesinde takibin iptaline yönelik dava açılması ile bu dava konusunun çelişkili olduğunu, borçlu şirket ve kefiller hakkında yasal süreçlerin devam ettiğini, dava dışı firmaya protokol gereği takip yapılamamasının söz konusu olmadığını, İİK 45. Maddesi yasa hükmü ve yargı içtihatları gereği yasal takip yapılamadığını, sözleşmenin imzalanmasının, kredi borçlusu ve müteselsil kefilin kredi sözleşmelerinden, taahhütnamelerden doğan borçlarının hiçbir şekilde ertelendiği, yenilendiği ve borçların nakledildiği anlamına gelmediğini, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacının müteselsil kefil olarak imzaladığı genel kredi sözleşmesi kapsamında ödenmeyen borç nedeniyle icra takibi yapıldığı, asıl borçlu şirket tarafından takipten önce konkordato yoluna başvurulduğu ve konkordato sürecinde finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi imzalandığı birlikte değerlendirildiğinde asıl borcu doğuran sözleşme yönünden alacaklı bankanın asıl borçlu ve kefili takip ettiği ve borcun ödenmemesi üzerine davacının da ortağı olduğu şirket ile davalının da aralarında olduğu bankaların borcun ödenmesi koşullarının ve sürenin belirlendiği bir sözleşme yapıldığı ve bu sözleşmenin önceki kredi sözleşmesinden bağımsız olmadığı açıktır. Bu nedenle genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil yönünden borcun yapılandırılması, taksitlendirilmesi ve temdit edilip uzatılmasına kefilin muvafakat ettiği hükmü de değerlendirildiğinde, dava konusu finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin TBK 601. maddesinin uygulanması yönünden değerlendirilebilecek takip edilmemiş yeni borç doğuran bir sözleşme olarak kabul edilemeyeceği, davacının HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçeleriyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yanca kendisinin taraf olduğu kesintisiz takip yapılan herhangi bir icra dosyasının bildirilmediğini, davacı tarafından gönderilen ihtarname üzerine herhangi bir işlem yapılmadığından davalının sorumluluğunun devam ettiğinden eldeki davayı açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu, bilirkişi raporunun müvekkilin lehine olup mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, dava dışı asıl borçlu şirket ile 12 banka arasında akdedilen 11/06/2020 tarihli FYYS ile birlikte takip konusu borç için yeni bir sözleşme akdedildiğini, davacının bu sözleşmede imzasının bulunmadığından sorumluluğunun sona erdiğini, yine aynı sözleşme nedeniyle davalı bankanın takip işlemlerine devam etmesinde hukuki yarar bulunmadığı gibi dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, davacının dava dışı asıl borçlu şirket ile davalı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerindeki kefaletinin TBK'nın 601. maddesi kapsamında sonlandırılması istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan, davalı banka ile dava dışı ... arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde kefaletinin bulunduğunu, davalıya ihtarname gönderilerek kefaletinin TBK'nun 601.maddesi uyarınca sonlandırılmasının talep edilmesine rağmen bu hususta herhangi bir işlem yapılmadığını iddia ederek kefaletinin TBK'nun 601.maddesi kapsamında sonlandırılmasına karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Somut dosya kapsamında; davacının dava dışı asıl borçlu ile davalı banka arasında akdedilen 16/07/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefalet limitinin 120.175,00 TL, 24/05/2015 tarihli sözleşmedeki kefalet limitinin 10.000.000,00 USD, 09/11/2015 tarihli sözleşmedeki kefalet limitinin 15.400.000,00 USD, 18/02/2014 tarihli sözleşmedeki kefalet limitinin 11.500.000,00 USD olduğu anlaşılmakta olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de işbu dava tek hakim tarafından görülerek karara bağlanmıştır. 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. maddesinde, "Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri 1.000.000,00 Türk Lirasının üzerinde olan dava ve işlere bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülüp sonuçlandırılacağı" şeklinde düzenleme mevcuttur. Dava tarihi itibari ile ise bu tutarın 1.586.600-TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere TBK'nun 601.maddesi kapsamında sonlanlandırılması talep edilen toplam kefalet limiti 35.900.000,00 USD ve 120.175,00 TL 1.586.600-TL'nin üzerindedir. Hal böyle olunca, dava değerinin 1.586.600-TL'nin üzerinde olması sebebiyle davanın asliye ticaret mahkemesinde bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülüp sonuçlandırılacak işler kapsamında kaldığı, davanın heyetçe görülmesi gerektiği gözetilerek dosyanın heyete tevdi gerekirken tek hakim tarafından değerlendirilme yapılarak karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Mahkemenin teşekkülüne ilişkin bu kural kamu düzeninden olduğundan resen gözetilmiştir. Tüm bu nedenlerle kamu düzeni gözetilerek 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın heyetçe yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2022 tarih 2022/345 Esas 2022/745 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden ve heyetçe görülmesi için dosyanın Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-Duruşma açılmadığından davacı yararına ücreti vekalet takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.3 maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/10/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -