11. Hukuk Dairesi 2022/2473 E. , 2023/6427 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1845 Esas, 2022/240 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/176 E., 2019/62 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Ad
**11. Hukuk Dairesi 2022/2473 E. , 2023/6427 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1845 Esas, 2022/240 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/176 E., 2019/62 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde 2006/11452, 2005/12837, 2011/110856, 2011/110858 ve 2011/110859 numaralı tescilli markaların sahibi olduğunu, müvekkili adına tescilli benzer özellikte başkaca markaların da bulunduğunu, müvekkilinin tescilli markalarının ortak özelliğinin, “...” ibaresinin yanı sıra esas unsurlarının figüratif “P” harfi olması olduğunu, söz konusu markaların mizanpajına bakıldığında, kelime unsurunu oluşturan “...” kelimesinin markanın üst kısmında büyük harf karakterleri ile fakat markanın diğer ana unsurunu oluşturan figüratif “P” harfinin ise daha baskın bir biçimde ve kelime unsuruna göre daha büyük ve daha dikkat çekecek biçimde tertip edildiğini, markalara asıl karakterini veren ana unsurun figüratif “P” harfi olduğunun göze çarptığını, davalı adına 2009/37817 sayı ile tescilli “... LIGHT ... SLIMS + figüratif P şekli” markasının, müvekkilinin markaları ile karıştırılma ihtimali barındırdığını, nitekim taraflar arasında figüratif “P” harfi sebebiyle pek çok dava görüldüğünü ve müvekkilinin bu davaları kazandığını, bazılarının kesinleştiğini iddia ederek davalı adına 2009/37817 sayı ile tescilli “... LIGHT ... SLIMS + figüratif P şekli” markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açmadığından sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, ayrıca Ankara 4. FSHHM'nin 2013/245 E. ve 2014/234 K. sayılı davasını takip etmediğini, davanın açılmamış sayıldığını, daha sonra tekrar hükümsüzlük davası açılmasının kötü niyetli olduğunu, kazanılmış hakkın söz konusu olduğunu, davacının delil olarak sunduğu örnek mahkeme kararlarında “...” kelimesi ve “P” harfinin bulunmadığını, tarafların markaları arasında bütüncül izlenimde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile davalının markasının davacının seri markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının 2009/37817 numaralı "... LİGHT .... SLİMS + .... P Şekil" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markanın bütün olarak bıraktığı izlenim dikkate alındığında iltibas şartlarının oluşmadığının açık olmasına rağmen hatalı olarak hükümsüzlük kararı verildiğini, Mahkeme kararının aksine müvekkilinin markasında baskın ve asli unsurun ... ibaresi olduğunu, hem görsel hem de fonetik olarak farklı ve ayırt edici olduğunu, bu ibarenin markanın tam ortasına yatay olarak büyük puntolarla tüketicinin direkt gözüne çarpacak şekilde konumlandırıldığını, bu kelimenin baş harfi olan P harfinin ise çok açık gri renkte, çok küçük puntolarla belli belirsiz yazıldığını, slims ve P harfinin tali nitelikte olduğunu, ... kelimesinin 34. sınıfta 2006/35382 numarası ile tescilli markalarından olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, sigara kullanıcılarının sigarayı ismiyle istedikleri düşünüldüğünde ambalajdaki görselliğin iltibasa elverişli olmadığını ortaya koyduğunu, Mahkemenin sigara ve tütün kullanıcılarının bilinçli tüketici olmadığı gerekçesi ile ortalama tüketicinin dikkat düzeyini dikkate almadan kurulan hükmün hatalı olduğunu, markaların iltibas değerlendirmesi yapılırken karıştırılma ihtimalinin belirlenmesinde, özel alıcı/tüketici kitlesi varsa bu tüketicilerin benzer işaretleri karıştırıp karıştırmadıklarının belirlenmesinde, bu özel alıcı kitlesinin tercihlerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, sigara kullanıcılarının 18 yaşın üzerinde, akli baliğ olmuş, gelişigüzel ürün seçmeyen ve tütün kalitesi ve içim zevkine göre karar veren tüketiciler olduğunu, normal tüketiciden farklı olarak ekstra dikkat içerisinde olacaklarını ve bilinç düzeylerinin diğer sektörlerden daha fazla olacağının kabulü gerektiğini, yasal düzenlemeler gereği tüketicilerin ürünü raftan karşılaştırarak alamadığını, kasiyerden veya satıcıdan markanın ismini söyleyerek aldıklarını, davacının markalarının Türkiye'de satış izni bulunmadığını, markaların karıştırılabilirliği bakımından geniş bir sektörel inceleme yapılması gerektiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, müvekkilinin markasının asıl unsuru olan "... LIGHT ... SLIMS" kelimesi ile "... SLIM" kelimelerinin fonetik ve görsel açıdan farklı olduğunu, sigara kullanıcılarının ekstra dikkatli ve bilinçli olduğu gözetildiğinde ve yasal düzenlemeler karşısında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, Mahkemece sessiz kalma yoluyla hak kaybının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin markasının asli unsurunu oluşturan ... kelimesinin 2006/38840 ve 2012/18263 numaraları ile tescilli olduğunu, davaya konu markanın başvuru tarihinin 01.07.2011 olup davanın 30.09.2016 tarihinde açıldığını, davacının müvekkilinin markalarından haberdar olmasına rağmen dava açmadığını, müvekkilinin markaya yatırımlar yaptığını, sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleştiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu markaya yönelik açılmış bir dava bulunmadığının anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 42 nci maddesinin birinci fıkrasında tanınmış markaların hükümsüzlüğü davalarının tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre içerisinde açılması gerektiğinin düzenlendiği, tanınmış olmayan markalar için KHK'da herhangi bir süre düzenlenmemişse de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin içtihatlarında 5 yıllık sürenin tanınmış olmayan markalar için de geçerli olacağının kabul edildiği, bu durumda davalı markasının tescil tarihinin 01.07.2011 olduğu, davanın 5 yıllık süre geçtikten sonra 30.09.2016 tarihinde açıldığı, Mahkemece davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 115 inci maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı adına tescilli markalar, taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlıklar ve tüm dosya kapsamına göre davalının dava konusu markayı tescilinin kötü niyetli olduğunu, kötü niyetli tescil durumunda 5 yıllık sürenin uygulanmayacağını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına 34. sınıfta tescilli 2009/37817 başvuru numaralı, 01.07.2011 tescil tarihli "... LIGHT ... SLIMS+ P şekil" markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 556 sayılı KHK'nın 42 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nın 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, "... 7 ci maddede sayılan haller. (Ancak, 7 nci maddenin (ı) bendinde belirtilen tanınmış markalarla ilgili davanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde açılması gerekir. Markanın tescilinde kötü niyet varsa iptal davası süreye bağlı değildir.)..." düzenlemesini içermekte olup sessiz kalma suretiyle hak kaybının gerçekleşmesi, sonraki tarihli marka sahibinin iyi niyetli olmasına bağlıdır. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davalı markasının tescil tarihinin 01.07.2011 olduğu, davanın 5 yıllık süre geçtikten sonra 30.09.2016 tarihinde açıldığı, hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ise de, gerekçeli karar yerinde yukarıda anılan hükümde bahsi geçen "Markanın tescilinde kötü niyet varsa iptal davası süreye bağlı değildir." düzenlemesi eldeki somut uyuşmazlık bakımından irdelenmemiş, tartışılmamış, eksik değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiştir. Açıklanan bu sebeple hükmün bozulması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.