11. Hukuk Dairesi 2013/17177 E. , 2014/7183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/07/2013 tarih ve 2013/307-2013/464 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma
**11. Hukuk Dairesi 2013/17177 E. , 2014/7183 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/07/2013 tarih ve 2013/307-2013/464 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 15.04.2009 tarihli mahkeme kararıyla iflasına, 19.07.2008 tarihinde yapılan 2007 yılı Olağan Genel Kurulu'nda ise "sermayesinin 1.250.000 TL’den 2.500.000 TL’ye çıkarılmasına" karar verildiğini, davalı aleyhine ödenmeyen 25.000 TL sermaye borcunun faizi ile birlikte tahsili için icra takibi başlatıldığını ancak, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin sermaye artırımına ilişkin taahhütname imzalamadığını, böyle bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, uyulmasına karar verilen bozma ilamında belirtilen; genel kurulun sermaye artırım kararında yeni payların tamamının taahhüt edilmek suretiyle hem artırım kararı hem de sermaye artırım taahhütlerinin ve gerekli ödemelerin yapılması suretiyle kısa yoldan sermaye artırımı söz konusu olmadığı gibi, davalının davacı şirkete verdiği bir iştirak taahhütnamesinin de bulunmadığı, iştirak taahhüdünün kural olarak, ortaklığa yöneltilmiş bir icap niteliğinde olduğu, taahhüdün bu niteliğinin, TTK'nın 283. maddesinde açıkça sermaye iştirak talebinden söz edilmek suretiyle belirtildiği, iştirak taahhüdünde bulunan ortağın, belli bir miktar pay veya pay senedi bedeli olan esas sermaye kısmını ödemeyi taahhüt ederek, ortaklığa katılmak istediğini açıkladığı, buna göre, payların veya pay senetlerinin satın alınması için, ortaklıkça yapılan ilan veya çağrının kural olarak icaba davet niteliğinde olduğu, TTK'nın 283/2 maddesi gereğince arttırılan sermayeye katılmanın, iki nüsha iştirak taahhütnamesinin düzenlenip imzalanması suretiyle olacağı, bu itibarla, iştirak taahhütlerinin yazılı şekilde yapılması ve TTK'nın 283/2 maddesindeki koşulları içermesinin geçerlilik koşulu olduğu, diğer yandan sermaye artırımına katılan ortakların, iştirak taahhütnamesinde yazılı hususlar ile ana sözleşme içeriğine vakıf olduklarını bildiren ve imzası noterlikçe onaylanmış bir mektupla ortaklığa yapacakları bir başvurunun da katılma taahhütnamesi hükmünde olduğu, pay sahiplerinin bir hak olarak yeni pay alma hakkını kullanıp kullanmamakta özgür oldukları, pay sahiplerinin yeni pay alma hakkını kullanmalarının ihtiyari olmasının doğal sonucunun, iştirak taahhüdünde bulunmalarının da ihtiyari olması olduğu, somut uyuşmazlıkta; yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir sermaye taahhüdünün bulunmadığı, dosyada bulunan yönetim kurulu üyelerinin imzalarını taşıyan listenin, ortakların imzası için aranan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceği yönündeki gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.