T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/1999 KARAR NO:2025/1984 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:04/07/2024 NUMARASI:2024/308 E. - 2024/472 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/1999 KARAR NO:2025/1984 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:04/07/2024 NUMARASI:2024/308 E. - 2024/472 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun reddi yönündeki ek kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından davalının kefaleti ile dava dışı kredi borçlusu .... AŞ lehine genel kredi sözleşmelerine ve şirket kredi kartı üyelik sözleşmesine istinaden kredi kartı, kredili mevduat hesabı kredisi, borçlu cari hesap, dövize endeksli kredi, ... iş yeri ve ... spot kredi hesapları açarak kullandırıldığını, kredinin teminatını teşkil etmek üzere iki adet taşınmazın ipotek olarak alındığını, kredi geri ödemelerinde sorun yaşanmaya başlandığını, kredi borçlusu şirket tarafından ek kredi talebinde bulunulduğunu ayrıca 2017 ocak-şubat aylarında kredi garanti fonu kefaletli ek kredi talebinde bulunulduğunu, kredi borçlusu firma lehine, müvekkili banka kredi ... a.ş arasında imzalanan kefalet protokolü uyarınca portföy garanti sistemi hazine kefaletli 48 ay vadeli aylık eşit taksitli 24.000.000,00 TL tutarlı işletme kredisinin 20/04/2017 tarihinde kullandırıldığını, müvekkili bankanın kredi borçlusu firma lehine kullandırdığı ..., ... taksitli, ... işyeri ve ... spot kredi hesaplarının iş bu ... hazine kefaletli işletme kredisi ile kapatılmak suretiyle söz konusu kredilerin yapılandırıldığını, kredili mevduat hesabı kredisi ile şirket kredi kartının bu yapılandırma dışında bırakıldığını, işletme kredisinin ilk iki taksitinin ödenmiş olmasına karşın üçüncü taksitinin ödenmediğini, bunun üzerine Eyüp .... Noterliğinin 02/08/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesinin tebliğe gönderildiğini ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi için de takip başlattıklarını, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel haciz yoluyla da takip başlatıldığını, genel haciz yoluyla takibin hem asıl borçlu şirket hem de kefil hakkında yapıldığını, asıl borçlu yönünden ipotek bedellerinin düşülerek takip başlatıldığını, başlatılan icra takibine karşı kefil ... tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu, mükerrer takip bulunmadığını, ipoteklerin kefalet borcunun teminatı için verilmediğini, takiplerin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatıldığını, kredi garanti fonu kefaleti ile kullandırılan krediye fonun kefaletine istinaden ödeme yapılmasıyla müvekkili banka tarafından kredi alacağına tahsilat yapıldığını, tahsilat yapılmış olmasına rağmen yasal düzenleme gereğince kredi garanti fonu adına takibe müvekkilince devam edildiğini bu nedenle kredi garanti fonu tarafından ödenen tutar bakımından da borçlunun borcunun devam ettiğine, icra takibinde yer alan kredilerden ... İşletme kredisinin kredi garanti fonu kefaleti ile kullandırılan kredi olduğunu, kredi garanti fonuyla yapılan sözleşme ve bu hususa ilişkin Bakanlar Kurulu uyarınca kanuni takibe ilişkin işlemlerin kredi verenler tarafından yürütüleceğinin düzenlendiğini, davacı alacağının tahsili için ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip tarihinden sonra kredi garanti fonu tarafından 24/11/2017 tarihinde 20.400.000,00 TL ödeme yapıldığını, tazmin edilen tutarın tamamının ... işletme kredisinden kaynaklanan alacak tutarına mahsup edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı tarafından mükerrer takip başlatıldığını, kefalet sözleşmesinin usulüne uygun yapılmadığını, kredi garanti fonu tarafından yapılan ödemenin mahsup edilmeden takip başlatılmasının hukuken mümkün olmadığını savunarak, davanın reddi ile %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava itirazın iptaline ilişkindir.Daha önce alınan bilirkişi raporunda ve Mahkememizin önceki kararında da bahsedildiği üzere; İpotek akit senetleri incelendiğinde asıl borçlunun borcunun teminatı olarak verildiği, kefaletin teminatı olarak verilmediği anlaşıldığından kefil hakkında genel haciz yoluyla takip yapılması BK 586.maddesi gereğince mümkün olduğundan davalının buna yönelik itirazları dikkate alınmamıştır. Asıl borçlu şirket ile davacı banka arasında 20/07/2012, 14/01/2013, 12/04/2016 tarihli genel kredi sözleşmeleri imzalanmış olup davalı taraf ise sözleşmeleri kefil olarak imzalamıştır. Eş rızalarının mevcut olduğu sözleşme eklerinden anlaşılmaktadır. Davacı banka tarafından 16/08/2017 tarihinde hesap kat edilmiş olup davalı taraf kat ihtarını 18/08/2017 tarihinde tebliğ aldığından 20/08/2017 tarihinde temerrüde düşmüştür. Bilirkişi tarafından temerrüt tarihi olan 20/08/2017 tarihi itibariyle taksitli işletme kredisi yönünden asıl alacak tutarı 23.859.665,33 TL olarak bulunmuştur. Kredili mevduat hesabı kredisi yönünden ise asıl alacak 264.419,69 TL hesaplanmış olup davacı banka ise ödeme emrinde 263.909,82 TL talep ettiğinden taleple bağlı kalınması gerekmektedir. Takip tarihi olan 01/11/2017 tarihi itibariyle taksitli işletme kredisi yönünden bilirkişi tarafından yapılan hesap incelendiğinde asıl alacak 23.826.308,50 TL, akdi faiz 31.768,41 TL, temerrüd faizi 2.350.862,39 TL, BSMV 119.131,54 TL olmak üzere takip tarihi itibariyle alacak tutarı 26.328.070,84 TL olarak hesaplanmıştır. Kredili mevduat hesabı kredisi yönünden ise takip tarihi itibariyle asıl alacak 263.909,82 TL, akdi faiz 485,59 TL, temerrüt faizi 15.232,87 TL, BSMV 785,92 TL olmak üzere toplam 280.414,20 TL olarak hesaplanmıştır.Bilirkişi tarafından hazırlanan raporun 9. Sayfasında taksitli işletme kredisi yönünden temerrüt tarihi itibariyle asıl alacak 23.859.665,33 TL olarak hesaplanmasına rağmen raporun 10. Sayfasında takip tarihi itibariyle alacak tutarı belirlenirken asıl alacak miktarı kısmına 23.859.665,33 TL yazılması gerekirken bilirkişi tarafından 23.826.308,50 TL yazılarak hesaplama bu miktar üzerinden yapılmıştır. 23.859.665,33 TL asıl alacağın aynı yöntemle akdi faiz ve temerrüt faiz hesabı yapıldığında; takip tarihi itibariyle; 23.859.665,33 TL asıl alacak 31.812,88 TL akdi faiz, 2.354.153,64 TL temerrüd faizi, 119.298,32 TL BSMV olmak üzere toplam 26.364.930,17 TL alacak belirlenmiştir. Talep edilmesi gereken miktarın ise, taleple bağlılık kuralı da dikkate alınarak 23.859.665,50 TL asıl alacak, 31.812,88 TL akdi faiz, 2.328.226,00 TL temerrüt faizi, 118.537,55 TL BSMV olmak üzere toplam 26.338.241,93 TL olduğu anlaşılmaktadır. İstinaf mahkemesinin kararında da belirtildiği üzere ...Fonu tarafından yapılan ödeme miktarının düşülmeden karar verilmesi gerekmektedir. Banka tarafından kredi borçlusu şirket ve kefil ... hakkında... sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yöntemi ile takip başlatıldığı, icra dosyası içerisinde bulunan ipotek akit tabloları incelendiğinde, tüm ipoteklerin asıl kredi borçlusu şirketin bankaya olan borcunun teminatı için verildiği görülmüştür. Hem bu dosyadan hem de ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip dosyasının devir edildiği... sayılı dosyasında ki tüm evraklar çıkartılarak, ipotekli takip dosyasına bırakılmış yapılan incelemede henüz daha gayrimenkullerin satışının yapılmadığı anlaşılmıştır.İstinaf kararından sonra davalı tarafından sunulan dilekçe de , ipotekli takip nedeniyle mükerrerlik iddiasında bulunulmuş, banka vekili de davalının bu dilekçesine karşı beyan dilekçesi sunmuş ve mükererrlik iddiası ile ilgili tüm kararları, istinaf kararlarını dilekçesine eklemiş, İstanbul 20 İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/546 esas, 2021/734 nolu karar incelendiğinde, Yargıtay 12 Hukuk Dairesinin bozma kararı doğrultusunda, mükerrerlikle ilgili ...'nun şikayetinin reddine karar verildiği ve kararın 23/05/2022 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli ilam suretinin dosyada bulunduğu anlaşılmıştır. Söz konusu ipotekler , kefilin kefaletinin teminatı için değil asıl borçlu şirketin bankaya borcu için verildiğinden davalının mükerrerlikle ilgili iddiaları dikkate alınmadan, yine mükerrerlik iddiasına dayanak olarak davacı vekili tarafından gösterilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 20/01/2023 tarih 2021/2 esas 2023/1 sayılı kararında rehinle teminat alınmış ve ayrıca kambiyo senedi bağlanmış alacağın tahsili amacıyla borçlu aleyhine tahsil ve tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda ve sıra gözetilmeksizin hem rehinin paraya çevrilmesi yolu ile hemde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağı belirtilmiş olup bu içtihatta kambiyo senedi ve rehinin paraya çevrilesi yolu ile takibin aynı anda yapılamayacağı düzenlenmiştir. Davaya konu olayda ise genel haciz yolu ile yapılan ilamsız takip ve ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip olduğundan mükerrerlik söz konusu değildir tüm bu nedenlerle İstanbul BAM 14 Hukuk Dairesinin dosyamız ile ilgili kaldırma kararı doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulü ile davalının... nolu takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile ... işletme kredisi yönünden; 23.859.665,50 TL asıl alacak, 31.812,88 TL işlemiş akdi faiz 2.328.226,00 TL temerrüd faizi, 118.537,55 TL BSMV olmak üzere 26.338.241,93 TL toplam alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %48 teminat faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, davacının fazla talebinin reddine, 5.267.648,38 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kredili mevduat hesap kredisi yönünden takibin; 263.909,82 TL asıl alacak 485,59 TL işlemiş akdi faiz 15.232,87 TL işlemiş temerrüt faizi 785,92 TL BSMV olmak üzere toplam 280.414,20 TL alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,08 temerrüd faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, 56.082,84 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İlk derece mahkemesinin 11.09.2025 tarihli ek kararıyla; "...Mahkememizden verilen 04.07.2024 tarihli, 2024/308 esas nolu, 2024/472 karar nolu Gerekçeli kararar davalı ... vekili tarafından 22.10.2024 tarihinde adli yardım talepli istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 2025058 esas nolu, 2025/226 karar nolu, 20.02.2025 tarihli ilamı ile;'İstinaf yoluna başvuran davalı ... vekili tarafından, istinaf başvurusu sırasında adli yardım talebinde bulunmuştur.Dairemizce 27.01.2025 tarihli ara kararla, HMK'nın 337/1. maddesi uyarınca davalı ...'nun adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir.Adli yardım talebinin reddine ilişkin karar davalı vekiline tebliğ edilmiş, Dairemizin adli yardımın reddi kararına itiraz edilmiştir. Adli yardıma itirazın değerlendirilmesi için dosya 15. HD'ne gönderilmiştir. İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesince, 2025/3 D.İş sayılı dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 13.02.2025 tarihinde, davalı vekilinin adli yardım talebinin reddi kararına karşı yapmış olduğu itirazın reddine kesin olarak karar verilmiş ve dosya Dairemize geri gönderilmiştir.Tüm dosya kapsamı itibariyle, ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı tarafından istinaf edildiği, davalı tarafından harcın maktu olarak yatırıldığı, nispi istinaf harcının yatırılmadığı ve adli yardım talebinin kesin olarak reddedildiği belirlenmekle:HMK 344. maddesi gereğince istinaf harçlarının tamamlaması için davalı vekiline muhtıra gönderilerek harcın yatırılması hâlinde sayman mutemet makbuzunun da eklenerek dosyanın istinaf incelemesi için tekrar dairemize gönderilmesi; harcın yatırılmaması hâlinde davalının istinaf başvurusu bakımından HMK'nın 344. maddesindeki yasal prosedürün işletilmesi için,Dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine' karar verilerek dosya Mahkememize geri çevrilme gönderilmiştir.Mahkememizin 2024/308 esas sayılı, 14.04.20254 tarihli Muhtırası ile davalı vekiline muhtıra çıkarılarak '1.683,10.-TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcı, 454.580,10.-TL İstinaf Karar Harcı (Nispi) ve 1.200,00.-TL İstinaf avansı olmak üzere toplam 457.463,20.-TL posta giderinin ve eksik harcın işlem muhtırasının tebliğ tarihinden itibaren Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344. Maddesine göre bir haftalık kesin süre içinde dosyamıza yatırılması, aksi halde istinaf isteminden vazgeçme sayılacağına karar verileceği ihtar' olunarak çıkarılan muhtıra davalı vekiline 25.04.2025 tarihinde tebliğ olunmuştur.Davalı ... vekiline istinaf kanun yoluna başvurma harcı, istinaf karar harcı (nispi) ve istinaf avansını yatırması konusunda 25.04.2025 tarihinde tebliğ olunan muhtıraya rağmen yasal süresi içerisinde eksiklik tamamlanmadığından, HMK.344.maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE" karar verilmiştir. Davalı vekilince, 11.09.2025 tarihli ek karara karşı, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, 11.09.2025 tarihli ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; davalı hakkında yetkilisi olduğu şirketin borçlarına verdiği düşünülen kefaletler sebebi ile birçok takip başlatıldığını, davalının emekli maaşı ile geçinmekte olduğunu UYAP üzerinden yapılacak araştırma neticesinde de açıkça anlaşılacağı üzere, yargılama masraflarını karşılayacak durumda bulunmadığını, bu nedenle öncelikle, müvekkilinin yararına adli yardım talebinin kabulüne ve istinaf harçlarının adli yardım çerçevesinde ödenmesine karar verilmesini talep etiklerini, konuya ilişkin örnek karar ve AYM kararının ekte sunulduğunu, AYM kararında "Adli Yardım " talebinin reddinin mahkemeye erişim hakkını ihlali olarak değerlendirdiğini, davalının adli yardıma muhtaç olduğunu, bunun UYAP sistemi üzerinden yapılacak küçük bir araştırma ile haklarında açılmış dava ve takiplerden dolayı kolayca anlaşılabileceğini, yaklaşık bir yıl önce alınmış liste ve kapak hesaplarını ekte sunduklarını, benzer bir dosyada kabul gören adli yardım kararına ilişkin örnek kararı da sunduklarını, davacının kendi beyan ve ikrarına göre,yeniden başlayan borç ilişkisinde taraf olmayan ve yeni tesis edilen kredi için hazırlanan KGF'li kredi sözleşmesinde imzası bulunmayan davalı ...'nun hukuken kefalet sıfatı ve sorumluluğu olmadığından bu borçtan dolayı kendisine karşı takip yapılması ve dava açılmasının mümkün olmadığını, davalı ile banka arasında yasaların öngördüğü şekilde düzenlenen ve geçerli olan bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını, davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile bir takip başlattığını, bu takip sonuçlanıp rehin açığı belgesi alınmadan, davalı karşı ikinci bir takip yapılamayacağını, mükerrer takibin iptali gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu 11.09.2025 tarihli ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, bu ek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine; istinaf, 11.09.2025 tarihli ek karara ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, istinaf harçlarının yatırılmaması nedeniyle istinaf başvurusunun reddine dair 11.09.2025 tarihli ek karar verilmesi üzerine, bu ek karara karşı, davalı vekilince, HMK'nın 344-346 maddeleri uyarınca yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı, istinaf başvurusu sırasında istinaf harçlarını ve gider avansını yatırmamış, bu konuda adli yardım talebinde bulunmuştur. Dava dosyası Dairemizin 2025/58 Esas sırasına kaydedilmiştir. Öncelikle davalının adli ardım talebi değerlendirilmiş ve anılan dosya üzerinden verilen 27.01.2025 tarihli ara kararla davalının adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tarafından yapılan itiraz, itirazı inceleme mercii olan İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesinin 13.02.2025 tarihli ve 2025/3 Değişik İş, 2025/3 Karar sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bunun üzerine, Dairemizin 20.02.2025 tarihli ve 2025/58 Esas, 2025/226 Karar sayılı kararıyla, istinaf harç ve gider avansının yatırılması konusunda davalıya muhtıra tebliği ve yatırılmaması halinde HMK'nı 344.maddesindeki prosedürün işletilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.Geri çevirme üzerine ilk derece mahkemesince, HMK'nın 344. maddesine uygun olarak 14.04.2025 tarihli muhtıra düzenlenerek davalı vekiline tebliğ edilmiş; muhtıra tebliğine rağmen davalı, istinaf harç ve gider avansını yatırmamıştır. Bunun üzerine ilk derece mahkemesince, HMK'nın 344. maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun reddine dair 11.09.2025 tarihli ek karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, davalı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Öncelikle davalı vekilinin 11.09.2025 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun incelenmesi gerekir. Davalı, vekili, adli yardım talebinin reddine dair kararın kesinleşmesi üzerine HMK'nın 344. maddesi uyarınca tebliğ edilen muhtırada verilen süre içinde istinaf başvuru ve peşin harcı ile gider avansını yatırmamıştır. Adli yardım talebi kesin olarak reddedilmiş olduğundan, davalının adli yardım talebinin bir kere daha değerlendirilmesi mümkün değildir. Davalı, adli yardım talebinin reddinden sonra ortaya çıkan yeni bir duruma dayalı talepte bulunmamıştır. Adli yardım talebi bütünüyle bu talebin reddinden önceki olay ve olgulara dayalı olup kesin kararla reddedilen adli yardım talebinin tekrar değerlendirilmesi hukuken mümkün değildir. Aksi takdirde bu usuli işlemlerin sonsuza kadar tekrarlanması söz konusu olur ki kanuni düzenlemenin amacı bu değildir. Özetle, davalının adli yardım talebi reddedilmiş, bu ret kararı itiraz aşamalarında da geçerek kesinleşmiş olup bundan sonra davalının adli yardıma müstahak olduğuna dair iddialarının dinlenmesi mümkün değildir.İlk derece mahkemesince HMK'nın 344. maddesine uygun şekilde hazırlanıp tebliğ edilen muhtıraya rağmen davalının istinaf harçlarını ve gider avansını yatırmadığı sabit olduğundan ilk derece mahkemesinin HMK'nın 344. maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun reddine dair 11.09.2025 tarihli ek karar usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin HMK'nın 344. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu 11.09.2025 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin 11.09.2025 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 18.12.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.