11. Hukuk Dairesi 2023/1701 E. , 2023/1781 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi HÜKÜM : Kabul Taraflar arasındaki bankacılık işleminden kaynaklanan alacak davasında yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı banka vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklik…
**11. Hukuk Dairesi 2023/1701 E. , 2023/1781 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi HÜKÜM : Kabul Taraflar arasındaki bankacılık işleminden kaynaklanan alacak davasında yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı banka vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankanın teşvik ve yönlendirmesi ile 22.11.1999 tarihinde vadeli olarak yatırmış olduğu paranın, dava dışı Egebank Off Shore Ltd. adlı KKTC’de kurulan paravan banka hesabına aktarıldığını, 21.12.1999 tarihinde Egebank yönetimine el konularak bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak yönetiminin Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildiğini, banka yönetimine el konulmasından dolayı paranın müvekkillerine ödenmediğini iddia ederek müvekkilleri tarafından davalı bankanın ... Ankara Şubesi’ne yatırılan toplam 30.033,74 USD paranın davalı bankadan hükmen tahsiline, paranın bankaya yatırıldığı 22.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili, hisse devir tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanabilecek her türlü borcun TMSF tarafından üstlenilmesi sebebiyle ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) ilgili maddeleri ve TMSF’nin taraf olduğu sözleşmeler uyarınca müvekkilinin sorumlu olmadığını, davada müvekkili bankanın değil hisse devir sözleşmesinden önceki işlemlere ilişkin borçları TMSF’nin üstlendiğini ve hisse devir sözleşmesinden önceki işlemlere ilişkin borçların yasa gereği TMSF üzerine nakil edilmiş olduğunu, bu nedenle husumet itirazlarının bulunduğunu, dava konusu paranın offshore bankasına gönderilmesi üzerinden on yıldan fazla zaman geçtiğini, zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için seçtiği bir hesap türü ve parasını bu hesapları değerlendirmek üzere verdiği talimat ve müvekkili bankanın da davacının bu talimatına uygun gerçekleştirdiği bir havale işlemi olduğunu, davacının fazla faiz getirili ancak devlet güvencesinde olmayan bu yatırımı sebebi ile ulaşamadığı alacağını gerçeğe aykırı ve mesnetsiz iddialarla müvekkili bankadan tahsil etmek istemesinin yasal dayanağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.