T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:08/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:20/10/2025 TALEBİN KONUSU:İhtiyati Tedbir GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:08/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendiri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:08/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:20/10/2025 TALEBİN KONUSU:İhtiyati Tedbir GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:08/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkillerinin, davalı ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nde azlık pay sahibi olduğunu, hissenin müvekkillerine babaları ...'ndan intikal ettiğini, davalı şirketin bir aile şirketi olduğunu, müvekkillerinin öz amcası olan ... tarafından fiilen yönetildiğini, 19/04/2025 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısına müvekkillerini temsilen taraflarınca katılım sağlandığını, ancak davalı şirketi fiilen yöneten ve çoğunluk pay sahibi olan ... ile azınlık pay sahibi konumundaki müvekkilleri arasındaki hukuki ihtilafların hat safhada olması nedeni ile bilgi alma haklarının kısıtlandığını, Mersin 7. Noterliği'nin 24/03/2025 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarname ile taraflarınca sorulan sorulardan hiçbirisinin cevaplanmadığını, iptali talep edilen 19/04/2025 tarihli olağanüstü genel kurul kararının icrasının, yargılama sonunda verilecek olan karar kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulmasına ivedilikle karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, 19/04/2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında davalı şirketin sermayesinin 250.000,00 TL'den, ... TL'ye arttırılmasının gerekçesi olarak "Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası kapsamında 27/02/2025 tarihli duruşmada verilen ... TL tutarındaki depo ara kararının yerine getirilebilmesi" gösterilmiş ise de, genel kurul sonrasında yaşanan olaylar ve yapılan muvazaalı işlemler çoğunluk pay sahibi ve fiili yönetici olan ...'nun kanuna ve dürüstük kuralına (objektif iyiniyet kurallarına) ve hakların sakınılarak kullanılması ilkesine açık bir şekilde aykırı hareket ederek kasten ve bilinçli olarak müvekkillerinin pay oranlarını eritmek amacı ile bu yönde bir sermaye artırımı kararının alınmasını sağladığını ortaya çıkardığını, davalı şirketin 31 Mart 2025 tarihli mizanına göre bankalar hesabında toplam 6.573.883,26 TL tutarında bir nakit, başka bir ifadeyle iç kaynak bulunmakta iken, bu iç kaynağa sermaye artırımında yer verilmeden müvekkilleri rüçhan haklarını kullanmaları için ... TL tutarında dış kaynak getirmeye yani nakit ödeme yapmaya zorlandıklarını; müvekkillerinin rüçhan haklarını kullanmamaları üzerine, bu tutarda sermaye payının ... adına tahsis edildiğini, iptaline karar verilmesi istenen dava konusu 19/04/2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında "iç kaynaklar tüketilmeksizin dış kaynaklı sermaye artırımı kararı alındığı" gibi, davalı şirketin fiili yöneticisi ve çoğunluk pay sahibi olan ... cebinden bir kuruş dahi koymamak suretiyle dış kaynaklı sermaye artırımına katılmadığı halde, bir takım hileli ve muvazaalı para transferleri ile kağıt üzerinde sermaye artırımına katılmış gibi gösterildiğini, müvekkillerinin rüçhan haklarını kullanmayarak sermaye artırımına katılmamaları nedeni ile kendi pay oranını arttırdığını ve de müvekkillerin pay oranının düşürülmesini sağladığını, son olarak, iç ve dış kaynaklı sermaye artırımına gidilmesinin gerekçesi olarak, Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının 27/02/2025 tarihli duruşmasında verilen depo ara kararına konu ... TL'yi, şirket esas sözleşmesinin sermaye başlıklı tadil tasarı metninde açıkça ... TL tutarında dağıtılmayan geçmiş yıllar karı gösterilmiş olması karşısında -şirket bünyesinde bahse konu tutar (... TL) nakit olarak bulunmasa dahi- bu tutara karşılık gelen her ne ise (arsa, arazi, bina vb.) bu şeyi satarak veya satmadan, pekala bu taşınmazları ipotek vererek (veya teminat olarak göstererek) kredi çekmek suretiyle, depo ara kararına konu tutarın mahkeme dosya hesabına yatırılmasını sağlama fırsat ve imkanı var iken, başka bir anlatımla müvekkillerinden istenen dış kaynağı (... TL) iç kaynaklarla sağlama imkanı var iken bu yapılmayarak, müvekkillerinden bahse konu ... TL’nin taahhüt edilmesi istendiğini, usul ve yasaya aykırı olarak ve müvekkillerinin pay oranını eritmek amacıyla yapıldığı açık olan dava konusu sermaye artırım kararı ile azınlık pay sahibi konumundaki müvekkillerinin genel kurul kararlarına katılma, asgari oy ve kanundan kaynaklanan vazgeçilmez nitelikteki hakları sınırlandırılmış olduğundan, bu anlamda da kanuna ve objektif iyiniyet kurallarına açıkça aykırı olarak alınan dava konusu 19/04/2025 tarihli sermaye artırımı kararı batıl nitelikte olup, hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, sonuç olarak emredici nitelikteki TTK'nın 462/3. maddesi düzenlemesine açıkça aykırı olarak iç kaynakların tamamı sermayeye eklenmeden bir sermaye artırım kararının alındığı açık olduğundan; TTK'nın 449. maddesi kapsamında ileride doğması muhtemel, telafisi güç ya da olanaksız zararlarının önlenmesi amacı ile tensiple birlikte, teminatsız olarak, dava konusu genel kurul kararının yürütülmesinin tedbiren geri bırakılmasına, 19/04/2025 tarihinde yapılan genel kurulda alınan sermaye artırımına ilişkin (3) numaralı karar TTK'nın 462/3. maddesinde yer alan "Bilançoda sermayeye eklenmesine mevzuatın izin verdiği fonların bulunması hâlinde, bu fonlar sermayeye dönüştürülmeden, sermaye taahhüt edilmesi yoluyla sermaye artırılamaz." şeklindeki emredici hukuk kuralına aykırı olduğundan TTK'nın 445. maddesi kapsamında "kanuna aykırılık" nedeni ile iptaline, 19/04/2025 tarihinde yapılan genel kurulda alınan sermaye artırımına ilişkin (3) numaralı karar aynı zamanda "Kanuna Karşı Hile, Muvazaa ve Hakkın Kötüye Kullanılması" niteliğinde tüm eylemleri bünyesinde barındırması nedeniyle TTK'nın 445. maddesi kapsamında dürüstlük (objektif iyi niyet) kuralına ve hakların sakınılarak kullanılması ilkesine açıkça aykırı olduğundan iptaline, anılan genel kurulda alınan sermaye artırımı kararına istinaden davalı şirket yönetim kurulunun 20/04/2025 tarih ve ... sayılı sermaye artırımı nedeniyle rüçhan haklarının kullanılması hakkındaki kararının geçersiz/batıl olduğunun tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Davacı genel kurul kararının iptali istemli davada ihtiyati tedbir talep etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 445. ve devamı maddelerinde genel kurul kararlarının iptali başlığı altında iptal sebepleri, iptal davası açabilecek kişiler, butlan ve 449. maddede kararın yürütülmesinin geri bırakılması düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 449. maddesine göre, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilecek olması nedeni ile yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınmış, davalı vekilince 20/10/2025 tarihli celsede şirket yönetim kurulu üyelerinin yazılı beyanlarını içerir imzalı 3 sayfadan oluşan beyan dilekçelerinden yönetim kurulu üyelerinin talebin reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması, sermaye arttırımına ilişkin neden olarak ileri sürülen nedenler, şirketin yapısı, genel kurul kararında alınan kararların türü, niteliği ve şirket faaliyetleri ile üçüncü kişiler bakımından doğuracağı etkiler, ihtiyati tedbir talep eden davacı ortağın hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale geleceğine ilişkin dosya kapsamına sunulan belgelerle yaklaşık ispat koşulunun da gerçekleştiği anlaşılmış olmakla, tedbirde orantılılık ve ölçülülük ilkesi ile birlikte gerek ortaklığın gerekse davacı ortakların menfaatleri, gözetilerek, davalı şirketin 19/04/2025 tarihli Genel Kurulun gündem 3 no'lu kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına, şeklinde ihtiyati tedbir karar verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 19/04/2025 tarihinde olağan üstü genel kurul toplantısı yaptığını, şirketin nakde ihtiyacı olması sebebiyle şirket ihtiyacını karşılayacak kadar nakdi sermaye artışı yoluna gidildiğini, bu kararın sebebinin Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde devam eden müvekkili şirketin açtığı tapu iptal ve tescil davasında verilen 3 nolu ara karar gereğince, otelin üzerinde kurulu bulunduğu arsa bedelinin depo edilmesi için taraflarına kesin süre verilmesi olduğunu, bu nedenle sermaye artışının haklı ve geçerli bir sebebe dayandığını, ilk derece mahkemesince Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası incelenmeden ve gerekçede belirtilmeden genel kurul kararı yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu karar, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin 20/10/2025 tarihli ara karardır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...