İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/03/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili davacının davalı şirketin %33 oranda ortağı olduğunu, 24.04.2024 tarihli genel kurulda gündemin 8. maddesi gereğince, yönetim kurulu üyelerinin ibrasının tek tek oylanarak davacının 26.800 ret oyuna karşılık oy çokluğu ile ibra edildiğini, yönetim kurulu üyeler…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/459 KARAR NO: 2026/555 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/11/2025 NUMARASI: 2024/517 Esas 2025/987 Karar DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 22/07/2024 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/03/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili davacının davalı şirketin %33 oranda ortağı olduğunu, 24.04.2024 tarihli genel kurulda gündemin 8. maddesi gereğince, yönetim kurulu üyelerinin ibrasının tek tek oylanarak davacının 26.800 ret oyuna karşılık oy çokluğu ile ibra edildiğini, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadıklarını,... ve...'nin şirkette halihazırda %30 pay sahibi olduğunu,oy çokluğunun sağlanamamasına rağmen ibra edildiğinin yazıldığını, ibra kararının iptali gerektiğini, 31.05.2021 tarihli genel kurulda huzur hakkı ile ilgili alınan 10 numaralı karara karşı da taraflarınca İstanbul Anadolu 10. ATM'nin 2021/535 esas sayılı dosyasında açılan davanın kabul edildiğini, davalı şirket tarafından mahkeme kararlarının görmezden gelinerek ...'a 535.000- TL ve diğer iki yönetim kurulu üyesine ise 400.000- TL olmak üzere aylık toplam 1.335.000- TL gibi çok fahiş huzur hakkı ödenmesine karar verildiğini, yani 3 yönetim kurulu üyesine yıllık toplam 16.020.000- TL huzur hakkı ödeneceğini,7. maddesinde şirketin geçmiş yıl zararlarının 3.131.997-TL olduğu ve kar payı dağıtılmamasına karar verilmişken alınan huzur hakkı kararının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalı şirketin, 24.04.2024 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan ve toplantı tutanağının 8. Maddesinde yazılan tüm yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın iptalini, davalı şirketin, 24.04.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve toplantı tutanağının 10. Maddesinde yazılan huzur hakkı verilmesine ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; gündemin 8. maddesinde her bir yönetim kurulu üyesinin kendi ibralarında oy kullanmadan tek tek oylanarak ibra edildiklerini, davacının taleplerine itibar edilecek olsa dahi bunun yalnızca yönetim kurulu üyelerinden ... için yapılabileceğini, zira davacının,genel kurulda ibraya ilişkin olarak muhalefet şerhini ... ile sınırlı olarak koyduğunu, buna rağmen dava dilekçesinde yönetim kurulu üyelerinin tamamı bakımından ibra kararının iptalinin talep edilmesinin hukuki dayanağı olmadığını gündemin 10. maddesi gereğince belirlenen huzur hakkının sermaye yapısı, şirket mizanı ve diğer koşullara göre yüksek olduğunu ve örtülü kar dağıtımı niteliğinde bulunduğunu ileri sürüldüğünü,gayrimenkul değerleme sektörünün yoğun emek ve mesai gerektiren bir alan olduğundan dolayı yönetim kurulu üyelerinin de buna paralel olarak ücretli bir personel gibi ve hatta çok daha yoğun bir emek ve mesai harcayarak şirketin sektöründe öncü ve saygın konuma gelmesine fayda sağladıklarını,yönetim kurulu pozisyonunda çalışan ve başka gelir getiren işte çalışmaları mümkün olmayan yönetim kurulu üyeleri için öngörülen huzur hakkının fahiş olarak nitelenemeyeceğini, davacının müvekkili şirketin kredi kullanması için kötü niyetli bir şekilde teminatlara muvafakat etmediğini, davacı tarafın teminat mektuplarını imzalamaması nedeni ile bankalardan teminat mektubunun alınamadığını şirketin karlılığının her geçen yıl arttığını belirterek davanın tüm talepler bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı şirketin ortaklık yapısı incelendiğinde davacı dışındaki ortakların aynı zamanda yönetim kurulu üyesi oldukları ,yönetim kurulu üyeleri gerek kendilerinin gerekse birlikte görev yaptıkları diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oydan yoksun olduğu ,davacı dışında diğer ortakların oyları geçersiz olduğundan asgari toplantı ve karar nisaplarına aykırı alınan kararlar yok hükmünde olduğundan genel kurulda alınan 8 numaralı kararın yok hükmünde olduğu, 10 numaralı karar ile yönetim kurulu üyelerine her ay net olmak üzere ... için 535.000- TL, ... ve... için ise 400.000-TL şer ücret takdir edildiği, alınan karara davacının muhalif kaldığı, davalı şirketin genel kurul toplantısının 7 numaralı kararında kar dağıtımı yapılmamasına da karar verildiği gözetilerek, bilirkişi kuruluna davalı şirketin mali durumu, kar zarar durumu, son 10 yılda icra edilen genel kurul toplantılarında alınan kar dağıtımı- kar dağıtmama kararları, yine bu yıllarda şirket yöneticilerine takdir edilen huzur hakları yani geçmiş yıl uygulamaları, benzer şirketlerde görev alan yöneticilerin aldıkları huzur hakları, kar payı haklarının ihlal edilip edilmediği ve alınan bu kararın örtülü kar dağıtımı mahiyetinde olup olmadığının irdelenmesi talimatı verildiği, şirketin 2023 yılında vergi sonrası net zararının 36.651,21-TL olduğu, net satışlardaki artışın kârlılığa yansımadığı,davalı şirketin, sadece 24.04.2024 tarihinde yapılan 2023 yılına ait genel kurulunda kâr dağıtılmamasına karar verildiği, diğer tüm yıllarda kâr dağıtımı yapıldığı, 2023 yılı faaliyet döneminin zarar ile sonuçlandığı Şirketin son 10 yıllık genel kurul toplantılarının tamamında yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine karar verilmiş olduğu, fakat 2022 yılında 66.666,67 TL Net/Aylık ücret ödenirken, 16.06.2023 tarihli genel kurulda % 275 artışla ortalama 250.000- TL Net/Aylık ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı, nihayet dava konusu 24.04.2024 tarihli genel kurulda %78 artışla ortalama 445.000-TL Net/Aylık ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı, 10 nolu kararla ortalama 445.000-TL/Net Ay huzur hakkı ücretinin şirkete olan yıllık brüt maliyetinin kişi başına 7.033.125,24 TL olarak hesaplandığı, 2023 yılında şirketin zarar beyan ettiği, bu miktarın 2022 yılındaki 708.184,76 TL dönem net kârının da çok üzerinde olduğu, genel kurulda ödenmesine karar verilen huzur hakkı ücretinin 2023 yılı öncesine ait yıllardaki uygulamalara nazaran da uyumlu olmadığının belirlendiği , davacının kar payı hakkını ihlal eder mahiyette, dürüstlük kuralına aykırı olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne; davalı şirketin 24.04.2024 tarihinde icra edilen genel kurul toplantısında alınan 8 numaralı kararın yok hükmünde olduğunun tespitine, 10 numaralı kararın iptaline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı vekili; genel kurulun 2023 mali yılına ilişkin bilanço ve faaliyet raporunu oy birliği ile onayladığını, yerleşik içtihatlara göre, sorunsuz bilanço ve faaliyet raporlarını onaylayan genel kurulun, somut bir neden ortaya konulmaksızın yönetim kurulunu ibra etmemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,müvekkili şirketin Sermaye Piyasası Kurulu lisansına sahip, doğrudan yönetim kurulu üyelerinin tam zamanlı emeğiyle faaliyet gösterdiğini, şirket yönetimi, diğer anonim şirketlerden farklı olarak yalnızca stratejik değil, operasyonel düzeyde de yönetim kurulu üyeleri tarafından yürütüldüğünü, bu hususun, huzur hakkı belirlenirken dikkate alınması gereken en temel unsur olduğunun dikkate alınmadığını belirterek takdir edilen huzur hakkının dürüstlük kuralına aykırı bulunmasının yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava; davalı şirketin 24.04.2024 tarihinde icra edilen genel kurulda alınan 8 nolu ibra ve 10 numaralı yönetim kuruluna huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararların iptali istemine ilişkindir.Yönetim kurulu üyelerinin mali hakları belirlenirken, şirketin mali durumu, geçmiş yıl uygulamaları, yöneticilerin bu görevleri sebebiyle harcadıkları emek ve mesai, aldıkları riskler, benzer şirketlerde görev alan yöneticilerin ücretleri ile uyumlu olup olmadığı, diğer pay sahiplerinin kârdan pay alma hakkının ihlal edip etmediği ve örtülü kâr dağıtımı mahiyetinde olup olmadığı hususları dikkate alınmalıdır. Davalı şirketin 4 ortağı olduğu, davacı dışındaki tüm pay sahiplerinin yönetim kurulu üyesi/başkanı sıfatıyla huzur hakkı aldıkları, şirketin 2022 yılında yalnızca 708.184,76 TL net kar eden, 2023 yılında zarar ettiği , ilgili yılda kar dağıtımı yapmayan, faaliyet yılını zarar ile kapatan şirkete her bir yönetim kurulu üyesinin brüt maliyetinin 7.033.125,24-TL olduğu, şirketin bu miktarı karşılayabilmesi yıllık 20 milyonun üzerinde net kar etmedikçe pay sahiplerine kar dağıtamayacağı bilirkişi kurulu raporunda tesbit edilmiştir. Davacı alınan karara red oyu verip, muhalefetini tutanağa geçirmiştir. Yönetim kuruluna huzur hakkına ilişkin olan 10 nolu karar davacı yönetici olmayan pay sahibinin kar payı hakkını ihlal eder nitelikte, örtülü kar dağıtımı niteliğinde bulunmakla iptaline karar verilmesi yerinde olup, davalı vekilinin aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.TTK’nın 436.maddesinde, pay sahiplerinden hiç biri, kendisi, eşi alt ve üst soyu veya bunların ortağı olduğu şahıs şirketleri yada hakimiyeti altında ki sermaye şirketleri arasındaki kişisel bir işe veya işleme veya davaya konu olan müzakerelerde oy kullanamayacağı düzenlenmiştir. Şirket işlerinin görülmesine her hangi bir suretle katılmış olanlar yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair kararlarda oy kullanamazlar. Bu kural açık ibra değil TTK'nın 424"e göre örtülü ibra kararlarında da uygulama alanı bulur.Ancak bilançonun onaylanması ve ibra ayrı ayrı gündem maddelerini teşkil ediyorsa bu durumda bilançonun onayı ibra anlamına gelmeyeceğinden, bu oylamada ibra oylamasında oydan yasaklı diğer kişiler de oy kullanabilir.Davalı şirketin dört ortağı olup davacı dışındaki ortakların aynı zamanda yönetim kurulu üyesi oldukları,kendi ibralarında oy kullanmamış iseler de diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullandıkları; oy yasağı olmayan davacının red oyu kullandığı görülmektedir. Yönetim kurulu üyeleri gerek kendilerinin gerekse birlikte görev yaptıkları diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oydan yoksundur. İbra oylamasında olumlu oy verilmediği halde yönetim kurulu üyelerinin ibrasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili sadece ... bakımından muhalefet yazdırdığını ileri sürmekte ise de asgari toplantı ve karar nisaplarına aykırı alınan kararlar yok hükmünde olduğundan muhalefet şerhi yazılmasına gerek olmadan yokluğun tesbitine karar verilebileceğinden genel kurulda alınan 8 numaralı kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesinde hukuku aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; gündemde açıkça ibra maddesi bulunduğundan örtülü ibra kuralı uygulanamayacağından davalı vekilinin bilançonun onaylandığı, dürüstlük kuralına aykırı olduğu da dinlenemeyeceğinden karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026