T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1366 - 2026/981 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1366 KARAR NO : 2026/981 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüml…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1366 - 2026/981 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1366 KARAR NO : 2026/981 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölümlü Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 30/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/03/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... tarafından Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalanmış ... plaka sayılı aracın ... üzerinden ... (Doğudan Batı) istikametine seyri sırasında ... Petrol (...) yaklaşımındaki ...isimli iş yeri karşılarına geldiğinde davacı ...'ın imam nikahlı eşi ...'e çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... in vefat ettiği, araç sürücüsünün olay yerinden kaçtığı için kusur tespitinin yapılamadığı, daha sonra soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda ...'in asli kusurlu, araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu tespit edildiği, trafik kazaları konusunda uzmanlığı bilinen ...'ın hazırlamış olduğu bilirkişi raporunda; "Sürücü ... olayda tali derecede %25 oranında kusurlu olduğu" tespit edilmiştir. Bilirkişi Prof. Dr. ...'un hazırlamış olduğu raporda ise özetle; " ....'ne Z.M.M. Sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı kamyonetin sürücüsü ... olayda %30 oranında kusurlu olduğu" tespit edildiği, destek kavramı gerçekleşmiş veya ilerde gerçekleşmesi umulan bir bakım münasebetini zorunlu kıldığı, genel olarak bir kimse ancak ölümden önce bakmakta olduğu veya sağ kalsaydı kuvvetli bir ihtimalle ilerde bakacağı anlaşılan kişilerin desteği olacağının belirtildiği, yerleşmiş içtihatlara göre, bedelsiz olarak başkasının bakımını sağlayan ya da ona yardım eden kimsenin destek sayıldığı, Yargıtay uygulamalarının da bu yönde olduğu, "Mahkemece nikahsız eş ...'ın maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Gerçekten; toplumumuzda yasa dışı nitelendirilen, gayrı resmi evliliklerin bulunduğu sosyal bir gerçektir. Medeni Yasa uyarınca, evlilik bağı kurulmasa bile, karı koca gibi birleşen, bu amaç ve duygu ile yaşamlarını sürdüren kadınlar için bakım yükümlülüğünü yerine getiren erkeğin destek sayılması gerektiği, İmam nikah evlilik birliğinden doğan ... T.C. Numaralı ... ... tarihinde doğmuş olup annesi ...'in soyadını aldığı, çocuğun babasının davacı olduğu, çocuğun nüfus cüzdanının baba kısmında davacı ...'in ismi yazdığı, bu durum mahkememizce yapılacak tanık dinlemeleri neticesinde vuku bulacağının belirtildiği, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. - ... K. Sayılı dosyasına sunulan ... tarihli ölü muayene raporunda ceset üzerinde yapılan harici muayene ve tespit edilen bulgularla ölüm sebebinin trafik kazası ile husulü mümkün ağır künt kafa ve genel beden travmasına bağlı çoklu kemik kırıkları ile iç organ yaralanması ve büyük damar yaralanmalarından gelişen beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu anlaşıldığı belirtildiği belirtilmiştir, arabuluculuğa başvurulduğu, davalı .... yönünden, ... sayılı arabuluculuk dosyası ile anlaşmazlık son tutanağının düzenlendiği, davacının yaşadığı destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararın bir nebze olsun karşılanabilmesi için iş bu alacak davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı imam nikahlı ... için şimdilik 10.000 TL tazminatın kazanın gerçekleştiği tarih olan ... tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline(HMK madde 107 uyarınca), yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete gönderilen dava dilekçesi ekinde kaza ve zarara ilişkin olması gereken belgelerin yer almadığı, bu nedenle davacının delillerini görüp değerlendirmeden, davaya yanıt verebilmenin mümkün olamadığı, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müteveffa açısından destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacı, müteveffanın ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispat etmesi gerektiği, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğu gözönüne alınarak öncelikle davacı tarafından davalı şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiği, Trafik Sigortası Genel Şartları A.1.maddesi uyarınca sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine göre temin ettiği, davalı şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi halinde, sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağı, bu hususun Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğu, öte yandan Adli Tıp Kurumu Kanunu ve bu kanunun Uygulama Yönetmeliği ile trafik kazalarından doğan uyuşmazlıklarda trafik kazaları ile ilgili tahkikat dosyaları üzerinde incelemeler yaparak kazaya ilişkin kusur oranlarının bilirkişi raporu ile tespit edilmesi hususunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi nin görevlendirildiği, bu nedenlerle, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun belirlenmesinde hayati önemi olan hususların yeniden değerlendirerek Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nce bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini talep ettikleri, ayrıca dava konusu kaza sırasında rücuya ilişkin bir durumun mevcut olup olmadığının araştırılmasını talep ettiği, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücret baz alınması gerektiği, gelir hiçbir yasal dayanak/belge olmaksızın varsayıma dayalı olarak belirlenmediği, bu nedenle müteveffanın gerçek gelirinin belirlenebilmesi için SGK' ya yazı yazılması ve ücretinin sorulması gerektiği, müterafik kusur hususlarının araştırılarak, tazminat tutarından indirim yapılmasını talep ettiği, davacıların dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiği, davacının dava konusu kaza nedeniyle gerek davalı şirketten gerekse de başkaca sorumlulardan almış olduğu tazminat tutarlarının hesaplamalarda dikkate alınması gerektiği, kaldı ki işbu tutarların güncellenerek hesaplanacak tazminattan indirilmesi gerektiği, davalı şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiği bu sebeple faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faiz dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. Maddesi ve yerleşmiş Yargıtay Kararları gereğince, gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirketimize müracaat tarihinden öncesinde şirketimizin temerrüdü söz konusu olmamaktadır. Sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin tam ve eksiksiz olarak ibrazından itibaren (8) iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihler öncesinde müvekkil sigorta şirketi açısından faiz sorumluluğu da bulunmamaktadır. Davacı tarafından dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine ihbarda bulunularak temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığına göre davalı fazlaya ilişkin hak saklı tutularak açılan davada dava konusunun tamamı yönünden dava tarihinde temerrüde düşer, davacı yanın faize ilişkin taleplerinin reddi gerekmekte olup, davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan davalı şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep ettiği, yukarıda izah edilen ve re’sen takdir edilecek nedenlerle; itirazlarının kapsamında davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talebinde bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİNİN ... TARİHLİ KARARI: Davanın kabulü ile, 220.670,66 TL maddi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı .... vekili; Davacı imam nikahlı eşin destekten yoksun kalma tazminatı talebinin devamlılık süreklilik ve eylemlilik şartlarını oluşturmadığı gerekçesi ile davanın reddinin gerektiğini, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda TRH-2010 tablosuna göre hesaplama yapılmış ise de hesaplamada progresif rant yönteminin kullanılmış olmasının genel şartlara aykırı olduğunu, müvekkilinin sigorta şirketinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz ile sorumlu olmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalan davacıların maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı vekili, sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, müteveffanın çocuğu ... için de yapılan Tahkim başvurusu sonrasında 26.287,00 TL ödeme yapmış olduklarını, müteveffanın annesi ve babası için yapılan ödemeler de dahil edildiğinde bakiye limitin 218.028,50 TL olduğunu ancak hükmün poliçe limiti aşılarak kurulmuş olduğunu ileri sürmüştür. Dosya kapsamı incelendiğinde, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... Esas, ... Karar sayılı ve ... Tarihli kararı neticesinde başvuran (anne) ...'e 67.566,15 TL ve (baba) ...'a 48.118,26 TL ödenmesine karar verilmiş olduğu, ... tarihli kararıyla davalı ...'nin itirazının reddine karar verlmiş olduğu, davalı tarafça yapılan temyiz başvurusu neticesinde Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla; "..İtiraz Hakem Heyetince, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken davacı anne ve baba, davadışı çocuk ... ile birlikte destek ...’in eşi ... için de destek payı ayrılması gerektiği gözetilmek suretiyle (kararı yalnızca davalının temyiz ettiği ve rapordaki diğer hususlarda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu için, hesabın 2020 verileriyle ve işlemiş/ işleyecek devre belirlemesinde 2020 yılı esas alınarak yapılması) daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre hükmü temyiz eden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak da dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde belirtilerek kararın bozulmuş olduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan davacı vekilince dosyaya sunulan beyan dilekçesinde, müteveffanın anne ve babası için toplam 115.684,41 TL ödeme yapılmış olduğu, ayrıca müteveffanın çocuğu ... için yapılan Tahkim Başvurusu neticesinde ....İcra Müdürlüğü dosyasına ... tarihinde 69.141,66 TL ödeme yapılmış olduğu belirtilmiş ise de dosyaya buna ilişkin ödeme belgesi/ makbuz sunulmadığı gibi, çocuğa ilişkin Tahkim dosya numarası ve ....İcra Müdürlüğü'nün ilgili takip dosya bilgilerinin de ibraz edilmemiş olduğu, mahkemece bu hususlar araştırılmaksızın, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında belirtilen hususlar da incelenmeksizin hesap bilirkişisinden alınan ... tarihli rapora ve garameten yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulmuş olması yerinde görülmemiştir. Buna göre, öncelikle davalı vekiline bakiye poliçe limitinin belirlenmesi açısından müteveffanın çocuğu ... için yapılan Tahkim Başvurusuna ilişkin dosya bilgileri ve yapılan ödemelere ilişkin tüm belge ve makbuzların dosyaya sunulması/ bildirilmesi için süre verilmesi, sonrasında müteveffanın anne ve babası tarafından başvurusu yapılan tahkim dosyası ve varsa müteveffanın çocuğu için başvuru yapılan tahkim dosyaları ve ödeme bilgileri getirtildikten sonra hesap bilirkişisinden ek rapor alınması ve davacı tarafça istinaf edilmeyen hüküm yönünden davalı tarafça usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle sonuca göre karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulüne karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Tüm bu sebeplere göre yukarıda belirtilen eksikliklerin giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/3. maddesi gereğince harç iade ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 30/03/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.