İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/04/2026 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri çerçevesinde firmaya krediler kullandırıldığını,kredilerin zamanında ödenmemesi sebebiyle, müvekkili banka ile kredi ilişkisinin Bakırköy 46. Noterliği'nin 05/12/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sona erdiğ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/2119 KARAR NO : 2026/742 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/06/2023 NUMARASI : 2022/143 Esas - 2023/726 Karar DAVA: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 01/04/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/04/2026 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri çerçevesinde firmaya krediler kullandırıldığını,kredilerin zamanında ödenmemesi sebebiyle, müvekkili banka ile kredi ilişkisinin Bakırköy 46. Noterliği'nin 05/12/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sona erdiğini bu sebeple de bir gün içerisinde kat ihtarnamesinde belirtilen bedelin ödenmesi gerektiği bildirildiğini,ödeme yapılmadığını, davalıya ait ... , ... plaka sayılı araçların kredilerin teminatını teşkil etmek amacıyla 28/12/2016 tarih ve 24/12/2015 tarihli sözleşmelerle araçlar üzerine müvekkili lehine rehin tesis edildiğini,İstanbul 33. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile kefiller hakkında ilamsız icra takibi, ayrıca İstanbul 33. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı hakkında rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, borçlu şirket hakkında Bakırköy 3. ATM nin 2018/1143 Esas sayılı dosyası ile 29/11/2018 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı verildiğini, ilamsız takipde borçlu şirket yönünden işlem yapılamadığını, kısmi tahsilatlar neticesinde asıl alacaklara temerrüd faizi işletilerek elde edilen miktar 25.04.2019 tarihi itibariyle hesaplandığında 1.306.747,24-TL olarak tespit edildiğini, müvekkili banka alacağının kesin mühlet tarihi itibariyle toplam 1.306.747,24-TL olduğu,alacağın bir kısmının konkordato kapsamında kabul edildiğini ,kalan 123.874,8- TL çekişmeli alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafından konkordato davasında verilen kararlar dahi yerine getirilmeyerek, hesapların kat edildiğini, müvekkili şirketin hesaplarına bloke konulduğunu,vadesi gelmeyen çeklerin müvekkili şirkete iade edilmediğini, davacı, 05/12/2018 tarihli hesap kat ihtarnamesi itibariyle asıl alacağına kredi sözleşmesinde yazılı oranlar nispetinde temerrüd faizi işleterek, müvekkili şirketten kesin mühlet tarihi itibariyle toplam 1.306.747,24 TL. alacaklı olduğu, 123.874,8- TLsinin kabulünü istediğini, davacının itirazı üzerine, alacak tutarının tespiti için 18/11/2020 tarihli bilirkişi raporu hazırlandığını, söz konusu raporda,Bakırköy 46. Noterliği 05.12.2018 tarih ... yevmiye ihtarnamesi ile hesap ekstrelerine dayalı hesaplama yapılarak, konkordato kapsamında adi alacaklara faiz işletilemeyeceği belirtilerek, davacının 29.11.2018 tarihi itibariyle toplam alacağının 1.182.872,44-TL olarak hesaplandığını, gerek komiser heyeti raporu, gerek konkordato projesi ve gerekse de Bakırköy 3. ATM'nin 2018/1143 Esas sayılı dosyasından verilen karar ile sabit olduğunu, müvekkilin adi borçları bakımından 29/11/2018 tarihi itibariyle müvekkilin borcuna faiz işletilemeyeceğini ileri sürerek, davacının, müvekkilinden fazla talep ettiği 123.874,80-TL alacağın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davacı çekişmeli alacak iddiası ile dava açtığı, alacaklarına borçlu tarafından itiraz edilmiş olan alacaklılar konkordato tasdik kararının ilânından itibaren bir ay içerisinde borçluya karşı bir alacak davası açabilecekleri, çekişmeli alacaklar hakkındaki dava, alacağı itiraza uğrayan alacaklı tarafından, bizzat konkordato borçlusuna karşı açılacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; geçici mühlet kararının verildiği 29.11.2018 tarihi itibariyle davacının alacağının Bakırköy 3. ATM nin 2018/1143 esas sayılı dosyasında kabul edilen alacağından bakiye kalan 50.026,58-TL alacağının da konkordatoya kaydedilmesi gerektiği, yapılan hesaplamanın geçici mühlet kararı olan 29.11.2018 tarihi itibariyle yapıldığı ve davacının konkordato projesinde belirlenen dışında ayrıca bu miktar daha alacağının olduğu sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne 50.026,58-TL'nin konkordato şartlarında davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; İİK'nın 294 maddesinin 3. fıkrası:" Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur" hükmü gereğince bilirkişi tarafından yapılan tespitte rehinle teminat alınan kısmın 239.671-TL olduğundan bahisle alacağın sadece bu kısmı için faiz işletilerek işlemiş faizin 1.804,51- TL olarak tespitinin hatalı olduğunu, TMK'nın 944 maddesi: "Alacağın ödenmesi suretiyle veya başka bir sebeple rehin hakkı sona erince alacaklı, rehinli taşınırı hak sahibine geri vermekle yükümlüdür.Alacaklı, alacağının tamamını almadıkça rehinli taşınırı veya onun bir kısmını geri vermek zorunda değildir." hükmü gereğince rehine konu taşınırın, alacağın tamamı için güvence oluşturduğu yönündeki hukuki gerçeği ortaya koyduğunu,taşınır rehinleri tüm alacak üzerine kurulduğu, tüm alacak tahsil edilmedikçe rehin hakkı hukuken varlığını sürdürmeye devam edeceğini, Rehin Yükünün bölünmezliği ilkesi gereği davalıya ait olan araçlar üzerindeki rehin hakkı tüm alacağı teminat altına aldığını, alacağın tamamına faiz hesaplanması gerekirken sadece rehin bedeli kadar alacağa faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, taşınır rehni alacağın tamamını teminat altına alması hasebiyle faiz hesabının 239.671-TL üzerinden değil alacağın tamamı üzerinden yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, konkordato projesine dahil edilmeyerek çekişmeli hale gelen alacağın İİK'nın 308/b maddesi gereğince tahsili istemine ilişkindir. İİK'nın 308/b maddesinde, alacakları itiraza uğramış alacaklıların, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır. İİK'nın 288/1 maddesi uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. İİK 294/3 maddesi ise “Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde, kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.” hükmünü içermektedir. Anılan kanun maddeleri gereğince kesin mühletin faize ilişkin düzenlemesi geçici mühleti de kapsayacağından, konkordatoya tabi borçlara geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi duracaktır (Yargıtay 15. HD'nin 2021/2089 E, 2021/2943 K. sayılı ve 23/06/2021 tarihli ilamı). Diğer taraftan konkordato talebini inceleyen mahkemenin, çekişmeli alacağın konkordatoya dahil olmasına veya olmamasına ilişkin kararı maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil etmez ise de, İİK'nın 288/1 ve 294/3 maddesi hükümleri gereğince konkordatoya tabi borçlara faiz işlemesinin duracağına dair hükmü ve tasdik edilmesi ile konkordatonun bağlayıcı hale gelmesi karşısında, konkordato devam ettiği sürece mühlet tarihinden sonra işleyecek faizin ayrıca bir alacak davasına konu edilmesi de mümkün olmayacaktır. Somut olayda; davacı banka tarafından davalıya kredi kullandırıldığı, kredi hesaplarının geçici mühlet kararından sonra 05.12.2018 tarihinde kat edilerek keşide edilen aynı tarihli ihtarname ile toplam 2.187.153,51-TL borcun 1 gün içerisinde ödenmesi ihtar edilmiştir.Bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada Davacı banka tarafından talep edilen toplam alacak içerisinde 239.671-TL kadar araç rehni bulunduğu halde tüm alacağına kesin mühlet tarihine kadar faiz işlettiği , bu nedenle daha fazla alacak talep edildiği,alacak miktarının 2.172.613,70-TL olarak hesaplanmıştır.Bu miktardan itirazsız alacak ve temlik alınan çekler nedeniyle yapılan tahsilat,rehinli alacak tutarı düşülerek kalan alacak 50.026,58-TL hesaplanmıştır. Davacı vekili tüm alacağının rehinli olduğunu tüm alacağa geçici mühlet tarihinden sonra da faiz işleyeceğini ileri sürmekte ise de iki ayrı araç rehin sözleşmesinin toplam 239.671-TL limit ile kurulduğu, araç menkul rehninde alacak miktarının gösterilmesi kural olarak gerekmez ise de rehin sözleşmesi bir limit ile kurulduğunda da rehin limiti taraflar için bağlayıcı olacaktır. Bu halde 239.671-TL dışındaki alacak dışındaki miktara geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi duracağından davacı vekilinin tüm alacağa faiz işletilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; araç rehin sözleşmelerinin 239.671-TL limit ile sınırlandırıldığı anlaşıldığından karara yönelik istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/04/2026