6. Ceza Dairesi 2006/20722 E. , 2010/14340 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanıklar yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı Yasaya g…
**6. Ceza Dairesi 2006/20722 E. , 2010/14340 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanıklar yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, 765 sayılı Yasaya göre verilmesi gereken ceza belirlenmeden yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulmuş ise de; mahkemece 5237 sayılı Yasaya göre kurulan hükmün sanıklar yararına olduğunun anlaşılması, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.12.2006 günü ve 2006/8-317 esas, 2006/319 sayılı kararı ile hükümden sonra 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 150/3. maddesindeki yeni düzenleme karşısında; tebliğnamedeki (1) ve (2) nolu bozma düşünceleri benimsenmemiştir. Kasıtlı suçtan ertelenmesine karar verilmeyen kısa süreli hapis cezasına mahkum olan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmamış ise de, hükümlülüğün doğal sonucu olup infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden, aynı Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanıkların, yakınana ait evin giriş kapısını saat 23 sıralarında kırıp içine girerek hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1-4, 119/1-c maddelerindeki geceleyin konut dokunulmazlığını bozma ve yakınmanın devam ettiği de gözetilerek 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden, anılan suçlardan hüküm kurulmaması, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanıkların kastı ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde bu maddeye düzenleme amacının dışında yorumlar getirilerek hükmolunan cezalardan indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.