11. Hukuk Dairesi 2010/6646 E. , 2011/16829 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2009 tarih ve 2009/27-2009/475 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2010/6646 E. , 2011/16829 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2009 tarih ve 2009/27-2009/475 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ve oğlunun Ulvi İletişim ve Ltd. Şti’nin ortakları olduğunu, davalı ile yapılan 23/10/2008 tarihli devir ve satış sözleşmesi uyarınca Koray İletişim ve Turkcell İddia bayiliğinin davalı tarafından Ulvi İletişim Ltd. Şti.'ye deviri karşılığında müvekkili tarafından 23/09/2008 tarihinde davalıya toplam 60.000,00 TL tutarlı senet verildiğini, davacının senetler için protesto çekerek bankaya ibraz ettiğini, müvekkilinin ödemeleri yaptığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu 20/01/2009 vadeli 60.000,00 TL tutarlı senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın konusunu teşkil eden bono ile ilgili bir ödeme olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün takip dosyasına davacının yaptığı itirazın İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi kararı ile reddedilmiş olduğu gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, işletme devir ve satış sözleşmesine dayalı olarak verilen 60.000 TL bedelli senede yönelik borçlu olunmadığının tespiti ile senedin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın sübuta ermediği gerekçesiyle reddine, davalı yararına takdiren 575.00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Dava, menfi tespit davası niteliğinde olup, mahkemece de nitelendirme bu şekilde yapıldığı ve dava harcı dahi nisbi oranlar üzerinden alındığı halde, kendini vekille temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesine göre nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.