6. Ceza Dairesi 2013/15599 E. , 2013/18912 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/05/2013 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hırsızlık suçunun, 5237 sayılı TCK'nın yürürlük tarihi 01.06.2005 ve sonrasında işlenmesi nedeniyle tebliğnamedeki (1) nolu bozma istemli düşünce benim
**6. Ceza Dairesi 2013/15599 E. , 2013/18912 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/05/2013 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hırsızlık suçunun, 5237 sayılı TCK'nın yürürlük tarihi 01.06.2005 ve sonrasında işlenmesi nedeniyle tebliğnamedeki (1) nolu bozma istemli düşünce benimsenmemiştir. Sanığın adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan tekerrüre esas hükümlülükleri bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak; 1-Sanığın, yakınanın park halindeki aracının kapı kilidini çay kaşığı ile açmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemi 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesine uyduğu halde, aynı Yasa'nın, 142/1-e maddesiyle hüküm kurulması, 2-Yakınanın, hazırlık aşamasında, olay tarihinde aracının kapılarını kilitleyerek park ettiğini, 25.09.2005 günü otosunun bulunduğunu ifade etmesi, sanığın hazırlık ve mahkeme savunmalarında, çay kaşığı ile aracın kapısını açtığını, suç saatini hatırlamadığını belirtmesi karşısında; eylemin gece vakti işlenildiğine ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılarak sonucuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143.maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-5237 sayılı TCKnın 145. maddesindeki "malın değerinin azlığı" kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522. maddesindeki “hafif“ veya “pek hafif" ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.