İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 03/04/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/01/2026 tarih ve 2025/155 E - 2026/37 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davacı şirketin yapmakta olduğu fabrika ... inşaatının üst aydınlatması ve bölümde kullanılmak üzere davalı şi…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/609 KARAR NO: 2026/719 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/01/2026 ESAS NO: 2025/155 KARAR NO: 2026/37 DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 03/04/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/01/2026 tarih ve 2025/155 E - 2026/37 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davacı şirketin yapmakta olduğu fabrika ... inşaatının üst aydınlatması ve bölümde kullanılmak üzere davalı şirketten toplam 10.320 m2 ... şeffaf polikarbonat levha ve fitil satın aldığını; bu levhaların özelliğinin UV film kaplaması nedeniyle güneşten etkilenmediğini, başka bir iş için inşaatın üzerine çıkıldığında davalıdan alınan levhaların sarardığı ve deliklerin oluştuğunun görüldüğünü; bu durum davalıya bildirildiğinde ekte sunulan belgeyi ibrazla gerçek olmayan açıklama yaptığını, davacının bu levhaları üreten makinaları yapan firmaya numune göndererek inceleme yaptırdığını, levhalar üzerinde UV kaplamasının hiç olmadığını sözlü olarak kendilerine bildirdiklerini, bunun üzerine davacı şirketin ... Merkezine yaptırdığı incelemede malzeme üzerinde hiç film kaplaması olmadığının tespit edildiğini, satıma konu malzemelerin bu durum nedeniyle hiçbir işe yaramayacağını, levhaların değiştirilmesi için 70.000,00 TL işçilik bedeli gerektiğinı, davalının ağır kusurunu kabul etmesine rağmen satıma konu levhaların değiştirilmesini kabul etmediğini beyanla, davacının davalıdan satın alarak fabrikasına monte ettiği, 210.435 3 odalı 10 mm levhadan 471 adet 4305.5 m2, 210.170 3 odalı 10 mm levhadan 472 adet 2217 m2, 210.144 3 odalı 10 mm levhadan 944 adet 3049 m2, 105.435 3 odalı 10 mm levhadan 66 adet 301.455 m2, 105.170 3 odalı 10 mm levhadan 80 adet 142.8 m2, 210.130 3 odalı 10 mm levhadan 18 adet 117.18 m2, 210.600 3 odalı 10 mm levhadan 15 adet189 m2, polikarbon levhanın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesine veya bu ürünlerin karar tarihindeki bedelinin tahsiline, 30200 m fitilin teslimine veya karar tarihindeki bedelinin tahsiline, polikarbon levhaların değiştirilmesi için 70.000,00 TL işçilik ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının işin teknik boyutunu mahkemeyi yanıltmaya yönelik çarpıttığını; bizzat kendi kusuruyla zarara sebebiyet verdiğini, akabinde de beklenilmeyen hava koşulları neticesinde zararın meydana geldiğini, davacının birden fazla ağır kusurlu davranışı ile illiyet bağını kestiğini, 24.06.2015 mücbir sebebi doğuran dolu yağışı meydana geldiğini, dava konusu olayda deliklerin oluşumunda temel sebebin bu olduğunu, beklenilmeyen hal dışında zarar ile müvekkilin illiyetini kesen diğer durumun davacının ağır kusuru olduğunu, davacının çatı paneli temin etmeksizin müvekkilinden ürün talep ettiğini, müvekkilinin sadece fabrika satışı yaptığını, montajlama yapmadığını, montaj işini yapan Kayseri'de belli başlı firmalar olduğunu, müvekkilinin o firmalara yaptırma tavsiyesinde bulunduğunu, montaj için ... firmasını önermelerine rağmen davacının bunu dikkate almadığını; ürünün montajının hatalı yapıldığını, davacının vasıfsız işçilere, işin ehli olmayan kişilere montajı yaptırdığını, ... sitelerindeki montaj koşullarında belirtilen montaj çapından daha dar montaj çapı ile montajlandığını, garanti kapsamına dahi girmeyen aleni kullanıcı hataları olduğunu, zaten garanti süresinin de dolduğunu, davacının kasta yakın ağır kusuru olduğunu, dosya kapsamında iddia edilen ürün ile müvekkili tarafından satılan ürünün farklı ürünler olduğunu, bu iki ürün arasında çok büyük fiyat ve nitelik farkı bulunduğunu, davacının talep ettiği 70.000,00 TL işçilik bedelinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının böyle bir harcama yapmadığını, montaj desteği almadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Toplanan deliller, yapılan keşif, BAM kaldırma kararı sonrası bilirkişi heyetinden alınan rapor, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller bir arada değerlendirilmiş buna göre, sözleşmeye konu faturada yer alan malların mahallinde yapılan keşifte davacıya ait tesiste bulunduğu ve yaklaşık 10 mm 3 odacıklı, 4 duvarlı kaplama malzemesi olduğu, ürünün tanıtım reklam ve kataloğunda çatı kaplama ve perdahlama gibi alanlarda kullanımı ideal bir malzeme olduğunun belirtildiği, yine ürünün tanıtım reklam ve kataloğunda sararmalara ve kırılmalara karşı dayanıklı bir ürün olduğunun belirtildiği, ve yine davacının sözleşme öncesi satın alma kararını etkileyen reklam ve tanıtım bilgileri içerisinde UV Film tabakasının bulunduğu ve korumasının sağlanmış olduğunun belirtildiği; bu hususun ayrıca davalı vekilinin dosyaya sunduğu davaya cevap dilekçesinde de ikrar edilmekle davacının istediği ürünün içerisinde UV Film tabakasının bulunduğunun ifade edildiği, ancak davacının dosyaya sunduğu ve aksi başka türlü delil ve belgelerle kanıtlamayan ... Merkezinin raporuna göre, söz konusu çatı kaplama malzemesinde UV Film tabakasının olmadığı, benimsenen son bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere meydana gelen sararmaların UV Film tabakası olmadığından kaynaklandığı, meydana gelen dolu hasarından kaynaklı deliklerin ve deformasyonun davalının savunmasının aksine montaj kusurundan değil malzemenin kendisinden kaynaklanmış olduğu, aksine malzeme montajının usulüne uygun olarak yapılmış olduğu, davacıya satılan kaplama malzemesinin kullanılmasının mümkün olmadığı görülmüştür. Davacının HMK 190 maddesi gereğince ayıp, zarar ve illiyet bağını ispat ettiği görülmekle, tüm bu yönlerden davacının ayıptan doğan sorumluluk yükümlülükleri çerçevesinde malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönündeki talebinin dosya kapsamına, usul ve yasaya, taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun bir çözüm olduğu, ayrıca bilirkişi raporları ile kadri maruf görülen muhtemel montaj ve işçilik bedelinin davalıdan tahsili gerektiği, zira davacıya verilecek yeni ve ayıpsız malın montajı için davacının yeniden montaj ve işçilik bedeli olmak üzere masraf yapması gerekeceği, bu sebeple davacının davadaki taleplerinin haklı ve yerinde olduğuna kanaat getirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. 1-Davanın KABULÜ ile davalı tarafından davacıya teslim edilen; 210.453 3 odalı 10mm levhadan 471 adet 4305.5 m², 210.170 3 odalı 10mm levhadan 472 adet 2217 m², 210.144 3 odalı 10mm levhadan 944 adet 3049 m², 105.435 3 odalı 10mm levhadan 66 adet 301.455 m², 105.170 3 odalı 10mm levhadan 80 adet 142.8 m², 210.130 3 odalı 10mm levhadan 18 adet 117.18 m², 210.603 3 odalı 10mm levhadan 15 adet 189 m², oluklu polikarbonat levhanın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, 30.200 metre fitilin teslimine, montaj için gerekli 70.000,00 TL montaj ve işçilik bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan ve maddi gerçeğe aykırı tespitlerle dolu 31/10/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu istinaf ilamında aranan kriterleri karşılamadığını, kök raporun tekrarı olmaktan öteye geçemediğini, davaya konu ürünlerde UV filtresi olup olmadığı hususi ilişkin olarak bilirkişi heyeti kök raporunun tekrardan öteye geçmeyen ifadelere yer verdiğini, bu konuda yine davacı tarafın dava öncesi siparişi üzerine ... Merkezince hazırlanan ve istinaf mercii tarafından tek başına yeterli görülmeyen rapora atıf yaptığını, keşif esnasında ürünlerin üzerinde deliklerin bulunduğunu, ürünlerin güneş gören kısımlarında sararma olduğunu, güneş görmeyen kısımlarında sararma olmadığının görüldüğünü ifade ettiğini ve neticeten kök rapordaki tespitlerini birebir yinelediğini, ek raporda yer alan meydana gelen deliklerin ve hasarların montaj kusurundan değil malzemenin kendisinden kaynaklanmış olduğunu, montaj usulünün doğru yapılmış olduğu yönündeki tespitlerin kabul edilemez nitelikte olduğunu, yerel mahkemenin bunları görmezden gelerek hüküm kurduğunu, kararın her şeyden önce bu sebeple ortadan kaldırılması gerektiğini, istinaf ilamını karşılamayan bir bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kuran yerel mahkemenin ortaya koyduğu gerekçenin kabul edilemez olduğunu, gerekçede yer alan ürünlerde UV film tabakası olmadığı, meydana gelen sararmaların UV film tabakası olmamasından kaynaklandığı yönündeki ifadelerin kesinlikle kabulünün mümkün olmadığını, gerek bilirkişi heyetinin gerekse yerel mahkemenin davaya konu polikarbon malzemenin kullanılmasının mümkün olmadığı şeklindeki ifadeleri ise maddi gerçeğe tamamen aykırı ve gülünç durumda olduğunu, dosyada uyuşmazlığın çözümü için önem arz eden bir çok hususun aydınlatılmadığını, bu durum verilen kararı baştan aşağı sakatladığını, yerel mahkemece verilen kararın ihbar külfeti ve zaman aşımı defi bakamından hiç bir değerlendirme içermemesi sebebiyle de kabul edilemez nitelikte olduğunu, haklı istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğundan ortadan kaldırılmasına, mahkemece esas incelemesi yapılarak eldeki mesnetsiz davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının istinaf sebepleri hukuka aykırı olup istinaf başvurusunun reddini isteme zarureti hasıl olduğunu, davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, ayıplı ürünün satışı kapsamında ayıpsız misli ile değişimi ve montaj bedeli talebine ilişkindir. Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, taraflar arasındaki sözleşmeye konu ürünün ayıplı olduğunun tespiti ile davanın kabulüne ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/01/2026 tarih ve 2025/155 E - 2026/37 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 19.809,90 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 4.952,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.857,42 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/04/2026