T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1074 - 2026/120 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1074 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/120 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2023 ESAS-KARAR NO : 2018/826 E - 2023/300 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 11/02/2026 YAZILDIĞI TAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1074 - 2026/120 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1074 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/120 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2023 ESAS-KARAR NO : 2018/826 E - 2023/300 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 11/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; davacı ile davalı arasında ... Termik Santralini 2011/175967 ihale kayıt numarası ile 750000 ton taş kömürü alımına ait sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında davalıya teminat mektubu verildiğini, 2014 Şubat ayına kadar davacının edimin ifa ettiğini, 2014 Haziran itibariyle davalının %20 ilave iş olarak 150.000 ton kömür tedarik talebi ile bu kere 06.06.2014 günlü iş artış protokolü imzalandığını, bu sözleşmeye göre günlük 2.500 ton sevkiyat yapılacağı belirtilmiş ise de davalının gerekçe göstermeden önce günlük 750 tona daha sonrada günlük 500 tona kadar düşürdüğünü, en sonunda da 8 ay gibi bir süre kömür sevkiyatının tamamen durdurduğunu, daha sonra günlük 2500 ton teslim edilmesini davacıdan talep edildiğini, ancak davacının günlük kömür teslimatı ile ilgili davalının daha önceki yazıları doğrultusunda kömür ocaklarında planlama ve düzenleme yaptığını, ona göre işçi alımları ve bir kısım üretimde kısıntıya gittiğini ve işçi çıkartmış olduğunu, günlük 2500 ton kömür üretim ve tedarikinde sıkıntı çekmeye başladığını, bu süreçte %20 ilave ek iş gereğince 150.000 tonluk kömürü davalıya teslim ettiğini, davalının eksik teslim edilen tonajdan dolayı, günlük %2'den başlayan ve artan miktarlı gecikme cezası uyguladığını, toplam 922.930,84 TL gecikme cezası kestiğini, Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/531 esas sayılı dosyasında davalı aleyhine dava açıldığını, açılan bu davada mahkemece davalının haksız ve hukuka aykırı fazla gecikme cezası kesintisi yaptığını, sözleşme hükümleri gereğince günlük 19.596,89 TL olmak üzere toplam 10 günlük 195.968,90 TL ceza uygulanması gerekirken davalının tüm sözleşme süresini uygulamak suretiyle haksız şekilde para kestiğine ilişkin tespite yer verildiğini, 10 günlük süreyi aşan gecikme cezasının iadesinin gerektiğini belirterek şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 50.000,00 TL alacağın avans faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçe ile 12.04.2022 tarihinde harçlandırılarak; dava değerini 726.961,73 TL ‘ye yükseltmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; davacının davalı ile imzaladığı 150000 ton kömürün teminine ilişin sözleşme eki olan protokole aykırı davrandığını, mücbir olmadığı sabit olan gerekçeleri ileri sürerek süre uzatım talebinde bulunan davacı başvurusunun kamu ihale kurumundan görüş sorularak süre uzatım taleplerinin kabul edilmediği ve 05.08.2014 tarihine kadar bakiye kömürü temin etmemeleri halinde sözleşme gereğinin yapılacağının ihtar edildiğini, 26.01.2012 tarihli sözleşmenin 34. maddesinin gerektirdiği ihtarın yapıldığını, davacının 07.06.2014, 08.06.2014 ve 27.06.2014 tarihleri dışında sözleşme boyunca her gün ayrı ayrı eksik ifada bulunduğunu, protokol ve eki olduğu sözleşmeye ilişkin teknik şartnamede malın sözleşmeye uygun telim edilmemesi halinde 10 günlük yazılı ihtar çekileceğinden bahsedildiğini, davalı kurumun 18.07.2014 tarihinde ihtar gönderdiğini, davacının davalıya gönderdiği, 24.07.2014 tarihli yazıda 05.08.2014 tarihine kadar teslim etmeleri gereken taş kömürlerini teslim edemeyeceklerini beyan ettiğini, davalının sözleşme ile çelişki halinde öncelikli olarak uygulanacak teknik şartname uyarınca her gün için teslim edilmesi gereken kömürler için sözleşme bedelinin binde ikisi oranında gecikilen her gün için ayrı ayrı gecikme cezası uygulama hakkı kazandığını, teknik şartnamenin 6. maddesinin 6.1 numaralı maddesinde sözleşme bedelinin %0,2 oranında gecikme cezası uygulanacağını, sözleşmenin 34.2 maddesinde ise sözleşme bedelinin %2 oranında gecikme cezası uygulanacağını, her gün için uygulanacak gecikme cezasının 800000 + 150000 tonluk sözleşme toplamı olan 115.980,00 TL'nin binde ikisi olan 231.960,00 TL günlük ceza miktarına denk geldiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİ Mahkemece; benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda: 06.06.2014 tarihli iş artışı protokolüne göre davacının 06.06.2014 tarihinden itibaren 06.08.2014 tarihine kadar 60 günlük sürede günlük 2500 ton olmak üzere toplam 150000 ton kömür teslim etmeyi taahhüt ettiği halde davalı idarenin 18.07.2014 tarihli yazı içeriği ve yapılan bilirkişi incelemelerinde, davacının günlük 2500 ton taş kömürü teslim ediminde gecikme söz olduğu, davalı idarenin sözleşmenin 34. maddesine uygun olarak en az 10 gün süreli yazılı ihtar koşulunu yerine getirmek suretiyle gecikme cezası uygulama hakkının bulunduğu, bu kapsamda davalı idarenin davacıya bildirilen 18.07.2014 tarihli yazısında protokol gereğince kalan kömür miktarının 88.491,07 ton olduğu belirtilerek 05.08.2014 tarihine kadar kömür sevkiyatının tamamlanması aksi halde sözleşme hükümlerinin uygulanacağına ilişkin yazılı ihtarı esas alınarak 06.06.2014 protokol tarihinden 18.07.2014 ihtar tarihine kadarki dönemde günlük 2.500 ton olarak teslim edilmesi gerektiği halde teslim edilmemiş olan taş kömürünün geç tesliminin yapıldığı tarihe kadarki %0,2 oranı uygulanarak tespit edilen gecikme cezasının bilirkişi heyetinin 05.12.2022 tarihli ek raporunda 127.020,82 TL olarak tespit edildiği, bu hesaplamanın ise dosya kapsamına uygun bulunduğu, her ne kadar yanlar arasındaki sözleşmenin 34.2 maddesinde idare tarafından en az 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikilen her takvim günü için teslim edilmeyen kısmın bedeline %2'si oranında gecikme cezası uygulanacağı ifade edilmiş ise de davalı 11.08.2014 tarihli yazı içeriğinde ve cevap dilekçesi içeriğinde gecikme cezası oranının %02 (binde iki) olarak uygulandığına ilişkin kabulü gereğince hesaplamada binde iki oranının esas alınması yerinde görüldüğü, davalı tarafından sözleşme eki teknik şartnamenin 6.1 maddesi gereğince sözleşme bedeline %02 (binde iki) oranında gecikme cezası uygulanması gerektiği ileri sürülmüş ise de taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 34.2 maddesinde teslim edilmeyen kısmın bedeli üzerinden gecikme cezası hesaplanacağının kararlaştırıldığı, öte yandan davalının 18.07.2014 ihtar tarihinden sonra 06.08.2014 tarihine kadarki kalan protokol süresi içerisinde teslimi gereken taş kömürü için de gecikme nedeniyle davalı gecikme cezası uygulamış ise de 18.07.2014 tarihinden sonraki dönem teslimleri için gecikme nedeniyle en az 10 gün süreli ihtar koşulu davalı tarafından yerine getirilmemiş olduğu bu dönem için sözleşmenin 34.2 maddesine dayalı gecikme cezası uygulanamayacağı, dava dilekçesinde davalı tarafından 922.930,84 TL gecikme cezası kesildiğinin ifade edildiği, davalı vekili tarafından dilekçe ekinde sunulan ceza tablosunda ise davacıdan kesilen toplam ceza tutarı 1.096.389,54 TL olarak gösterildiği, davalının sözleşme ve protokol hükümlerine göre alması gereken gecikme cezası tutarının 127.020,82 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle dava ve ıslah dilekçesi kapsamında haksız kesinti yapıldığı tespit edilen 726.961,73 dava değerine ilişkin kanıtlanan davanın kabulüne, dava tarihinden evvel temerrüt gerçekleşmediği dava ve ıslah tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda taraflar arasındaki şartname ve sözleşmeye aykırı hesaplama yapıldığını, malın teslim edilmeyen kısmı değil partiler halinde teslim edilen kısmın bedeli üzerinden % 0.02 oranında hesaplama yapıldığını, taraflar arası imzalanan teknik şartnameden süresi içinde teslim edilmeyen mal miktarı 75.957,02 ton olup teslim edilmeyen her gün için sözleşme bedelinin % 0,2'si oranında ceza uygulanacağının taraflarca bilindiğini, raporda hem uygulanacak cezanın yanlış tespit ediliğini, hem de raporda bilirkişilerin kendi tespitleri ile çelişerek "teslim edilen kısım" üzerinden ceza hesaplaması yaptıklarını, ayrıca cezanın ikinci dönem protokol bedeli üzerinden hesaplanması sözleşme hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, taraflar arasında ek protokol bedeli üzerinden ceza kesileceğine ilişkin bir anlaşmanın da bulunmadığını, aksine ek protokol sözleşmenin ayrılmaz bir parçası niteliğinde olduğu için, ek protokol dahil tüm sözleşme bedeli üzerinden hesaplama yapılması gerekeceğini bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; taraflar arasındaki iş artışı protokolünden kaynaklanmakta olup protokol içeriğine aykırılık halinde 26.01.2012 tarihli sözleşme hükümlerinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceği hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; taraflar arasındaki sözleşme ve iş artışı protokolü kapsamında haksız alındığı iddia edilen gecikme cezasının davalıdan tahsili talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 26.01.2012 tarihli sözleşmedeki "34.1 İdare tarafından bu sözleşmede belirtilen süre uzatımı halleri hariç yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak malı veya malları süresinde teslim etmemesi halinde 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanır. 34.2 yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak malın kısmi kabule konu olan kısmını süresinde teslim etmemesi halinde İdare tarafından en az 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikilen her takvim günü için teslim edilmeyen kısmın bedelinin binde iki oranında gecikme cezası uygulanır. 34.4. İhtarda belirtilen sürenin bitmesine rağmen aynı durumun devam etmesi halinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir." şeklinde düzenlemeye göre 06.06.2014 tarihli iş artışı protokolüne göre davacının 06.06.2014 tarihinden itibaren 06.08.2014 tarihine kadar 60 günlük sürede günlük 2500 ton olmak üzere toplam 150.000 ton kömür teslim etmeyi taahhüt ettiği halde davalı idarenin 18.07.2014 tarihli yazı içeriği ve yapılan bilirkişi incelemelerinde davacının günlük 2500 ton taş kömürü teslim ediminde gecikme söz olduğu, davalının sözleşmenin 34. maddesine uygun olarak en az 10 gün süreli yazılı ihtar koşulunu yerine getirmek suretiyle gecikme cezası uygulama hakkının bulunduğu, bu kapsamda davalı idarenin davacıya bildirilen 18.07.2014 tarihli yazısında protokol gereğince kalan kömür miktarının 88.491,07 ton olduğu belirtilerek 05.08.2014 tarihine kadar kömür sevkiyatının tamamlanması aksi halde sözleşme hükümlerinin uygulanacağına ilişkin yazılı ihtarı esas alınarak 06.06.2014 protokol tarihinden 18.07.2014 ihtar tarihine kadarki dönemde günlük 2.500 ton olarak teslim edilmesi gerektiği halde teslim edilmemiş olan taş kömürünün geç tesliminin yapıldığı tarihe kadarki binde iki oranı uygulanarak tespit edilen gecikme cezasının bilirkişi heyetince 127.020,82 TL olarak tespit edilmesi oluşa dosya içeriğine sözleşme ve protokol hükümlerine uygun bulunmuştur. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle taraflar arasındaki sözleşme ve protokol hükümleri gereğince hesaplanan gecikme cezasının hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 49.658.75TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 12.414,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 37.044,07TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 11/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katipe-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."