İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin malvarlığını azaltmaya, alacaklıları zarara uğratmaya veya borcun tahsilini imkânsız kılma…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/524 KARAR NO:2026/532 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:03/12/2025 (Ara Karar) NUMARASI:2025/743 Esas (Derdest) TALEP:İhtiyati Hacze İtiraz İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin malvarlığını azaltmaya, alacaklıları zarara uğratmaya veya borcun tahsilini imkânsız kılmaya yönelik herhangi bir eyleminden söz edilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla, borçlunun mal kaçırma kastını gösteren somut ve objektif emareler mevcut olmadığından, ihtiyati haciz kararının devamının hukuken gerekçesiz olduğunu, her ticari ihtilafta veya salt bir alacak iddiasına dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira borçlunun malvarlığını kaçıracağı yahut alacağın tahsilini imkânsız kılacağı yönünde somut olgu ve delillerin dosyaya yansımış olması gerektiğini, öte yandan, müvekkil şirket hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/84873 sayılı dosyası ile yürütülmekte olan soruşturma sonunda kamu davası açılması ve şirketin malvarlığının müsaderesi olasılığı sebebiyle, şirket ortaklarının şahsi alacakları (kar payı vs.) anılı soruşturma sonuçlanıncaya dek ödenmesinin mümkün olmadığını, bu durumun dahi ihtiyati haciz kararının gerekçesizliğini ortaya koyduğunu, ayrıca, İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz şartlarının somut olayda mevcut olmaması nedeniyle, müvekkili şirket aleyhine tesis edilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, kaldı ki, dosya kapsamında mahkemece belirlenen teminat tutarının da son derece düşük olup, bu haliyle müvekkili şirketin menfaatlerini güvence altına almaktan uzak olduğunu, nitekim İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finansal faaliyetlerinin deşifresine yönelik olarak yürütülen soruşturma da dikkate alındığında, ileride telafisi güç ve imkânsız zararların doğmasının önlenmesi amacıyla, ihtiyati haciz talebi yönünden talep edilen tutarın iki katı oranında teminat alınmasına karar verilmesi gerektiğini, İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddelerinde öngörülen şartlar somut olayda mevcut olmadığından, müvekkili şirket aleyhine tesis edilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise, müvekkili şirketin ihtiyati haciz miktarı tutarında uygun görülecek teminatı sunabilmesi için kendisine süre verilmesine, yine ihtiyati haczin kaldırılmaması halinde, davacının yatırmış olduğu teminatın, alacağın niteliği ve taraflar arasındaki ihtilafın mahiyeti dikkate alınarak artırılmasına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Ticaret sicil kayıtları, takibe dayanak davalı şirketin 2024 yılı olağan genel kurul toplantısına ilişkin 27/06/2025 tarihli ve 2025/002 karar nolu toplantı/karar tutanağı ile bu tutanakta yer alan kar dağıtımına ilişkin 5 nolu karar, ortakların payını da gösterir hazirun cetveli, aynı davacı tarafından başka şirket aleyhine başka bir takibe dayalı olarak açılan ve emsal olarak gösterilen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/655 Esas sayılı dosyası üzerinden verilmiş olan 29/07/2025 tarihli ihtiyati hacze ilişkin ara karar, zorunlu arabuluculuk son tutanağı, icra dosyası UYAP içeriği, yakın ispat kuralları, İİK. Madde 257 düzenlemesi, dayanılan belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olayda ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yasal ve maddi şartların gerçekleşmiş olduğu, İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/894 Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davanın konusu olan ve ihtiyati haciz kararına dayanak olan kararın icrasının tedbiren durdurulmasına yönelik olarak herhangi bir tedbir kararı verilmemiş olması karşısında söz konusu davanın açılmış olmasının ihtiyati haciz şartlarına bir etkisinin bulunmadığı, keza davalı şirketin... gözetim ve denetimi altında olmasının da ihtiyati haciz şartlarına bir etkisinin olmadığı, ihtiyati haciz kararının mal kaçırma ihtimaline dayalı olmadığı, davanın niteliği de gözetildiğinde takdir edilen teminatın yeterli olduğu, ileri sürülen itirazların yerinde olmadığı sonucuna varıldığından yerinde görülmeyen itirazın reddine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin malvarlığını azaltmaya, alacaklıları zarara uğratmaya veya borcun tahsilini imkânsız kılmaya yönelik herhangi bir eyleminden söz edilmesinin mümkün olmadığını, bu itibarla, borçlunun mal kaçırma kastını gösteren somut ve objektif emareler mevcut olmadığından, ihtiyati haciz kararının devamının hukuken gerekçesiz olduğunu, her ticari ihtilafta veya salt bir alacak iddiasına dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilmesi hukuka aykırı olup, borçlunun malvarlığını kaçıracağı ya da alacağın tahsilini imkânsız kılacağı yönünde somut olgu ve delillerin dosyaya yansımış olmasının zorunlu olduğunu, öte yandan, müvekkili şirket hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025/84873 sayılı dosyası kapsamında yürütülmekte olan soruşturma neticesinde kamu davası açılması ve şirket malvarlığının müsaderesi ihtimali bulunması nedeniyle, şirket ortaklarının şahsi alacaklarının (kâr payı vb.) anılan soruşturma sonuçlanıncaya kadar ödenmesinin hukuken ihtilaf yaratacağını, bu hususun dahi, ihtiyati haciz kararının gerekçesizliğini açıkça ortaya koyduğunu, ayrıca, İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz şartlarının somut olayda mevcut olmadığını, buna rağmen müvekkili şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı tesis edilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki, dosya kapsamında mahkemece belirlenen teminat tutarının da son derece düşük olup, müvekkili şirketin menfaatlerini korumaktan uzak olduğunu, ilk derece mahkemesinin; alacağın muaccel olup olmadığı hususunu, davacının çelişkili ve dürüstlük kuralına aykırı davranışlarını, müvekkili şirketin ... kayyımlığında bulunması nedeniyle mal kaçırma ihtimalinin hukuken ve fiilen mevcut olmadığını gereği gibi değerlendirmeksizin karar verdiğini, İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddelerinde öngörülen şartlar somut olayda mevcut olmadığından, müvekkili şirket aleyhine tesis edilen 05.09.2025 tarihli ihtiyati haciz kararının tamamen kaldırılmasına, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/743 E. sayılı dosyasında, 05.09.2025 tarihli ihtiyati haciz ara kararına yapılan itirazın reddine ilişkin 03.12.2025 tarihli kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olması nedeniyle kaldırılmasına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Talep, limited şirket kar payı alacağının tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep olunan ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davalı ... Şirketi'nin 27/06/2025 tarihinde yapılan 2024 yılı olağan genel kurulunda gündemin 5. Maddesi ile kar payı dağıtılmasına karar verilmiştir. Bu genel kurula ilişkin hazirun listesine göre davacı, davalı şirketin %12 hisse ile ortağıdır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ...sayılı takip dosyasında, "kar payı alacağı" sebebine dayalı olarak 3.767.625,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 21/07/2025 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.İhtiyati haciz isteyen davacı tarafça, genel kurul tarafından dağıtılmasına karar verilen kar payı alacağının ödenmediğinden bahisle ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş ve ilk derece mahkemesince bu talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden davalı tarafından, ihtiyati haczin koşullarının bulunmadığı ve teminatın arttırılması gerektiği iddiasıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K).İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16/07/2025 tarih ve 2025/7317 D.İş sayılı kararı ile davalı ... Şti. (...)'nin de aralarında bulunduğu bir kısım şirketlere, "...terör örgütüne üye olma suçu ve terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanunda yer alan suçların bahse konu şirketlerin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi amacıyla CMK 133/1 ve CMK 133/4-8 maddeleri ile 04/02/2025 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7539 Sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca yapılan değişiklik doğrultusunda 7145 Sayılı Kanunun Geçici 2. Maddesi uyarınca şirketlerin yönetimi için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun; bahse konu şirketlerin yönetim organının yetkilerinin ya da yönetim organının yetkileri ile birlikte ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerinin tümüyle kayyıma (...) verilmesi yetkisiyle birlikte yönetim kayyımı olarak atanmasına," karar verilmiştir. Somut olayda, davalı şirket tarafından 27/06/2025 tarihli olağan genel kurulunda kar payı dağıtılmasına karar verilmiş ve 21/07/2025 tarihinde takibe geçilmiş olmakla birlikte İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16/07/2025 tarih ve 2025/7317 D.İş sayılı kararı ile davalı ... Şirketinin yönetim organının yetkileri ile birlikte ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerinin tümüyle kayyıma (...) verilmesi yetkisiyle birlikte yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmiştir. Buna göre ortaklık paylarının idare yetkilerinin de kayyıma(...) devredildiği nazara alındığında talebe konu ihtiyati haciz bakımından yaklaşık ispatın gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze vaki itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken itirazın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazının reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İstinaf incelemesine konu İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/12/2025 tarihli kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-İhtiyati hacze vaki itirazın KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/09/2025 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati haczin tüm neticeleri ile birlikte KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama masraflarını yapılacak yargılama sonunda ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 26/03/2026