11. Hukuk Dairesi 2009/14477 E. , 2011/7795 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.10.2009 tarih ve 2007/533-2009/618 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2009/14477 E. , 2011/7795 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.10.2009 tarih ve 2007/533-2009/618 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ...'nın dava dışı Cem Mimarlık Turizm Limited Şirketi'nin ortakları olduklarını, şirketin müdürünün ise ortak olmayan diğer davalı olduğunu, davalı ...'in aynı zamanda müvekkilinin eşi olduğunu, müvekkili ile Fatih arasında uzun süredir geçimsizlik bulunduğunu, davalı ...'in müvekkiline verdiği zararlar araştırılırken şirketin durumunun da incelendiğini ve şirketin vergi borçlarının ödenmediğinin öğrenildiğini, şirketi temsil ve ilzama süresiz yetkili bulunan davalı ...'in müdürlük görevini ve sorumluluğunu yerine getirmediğini ileri sürerek, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., davacı ile aralarında oluşan geçimsizliğin bu davanın konusu ve dayanağı olamayacağını, azlini gerektirecek kötü idarenin bulunmadığını, bir şirketin vergi borcunun olmasının hayatın olağan akışına aykırı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., diğer davalının kötü idaresinin bulunmadığını, Türkiye koşullarında bir şirketin vergi borcunun bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı şirketin sermayesinin 2006 yılı itibariyle korunduğu, 2006 ve 2007 yıllarının karla kapatıldığı, davacı tarafça dile getirilen vergi borçlarının tamamının 2007 yılı öncesine ait olduğu, limited şirketlerin sona erme sebeplerini düzenleyen TTK'nun 549. maddesindeki hiçbir bendin somut olayda uygulama alanının olmadığı, günümüz ekonomik koşullarında, şirket öz sermayesine göre fahiş olmadığı anlaşılan vergi borcunun fesih için haklı neden olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.