11. Hukuk Dairesi 2008/9761 E. , 2010/755 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.01.2008 tarih ve 2006/521-2008/4 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü…
**11. Hukuk Dairesi 2008/9761 E. , 2010/755 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.01.2008 tarih ve 2006/521-2008/4 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket hakkında yapılan incelme ve 27.03.2006 tarihli teftiş raporunda davalı şirketin Ankara Ticaret Sicil Memurluğu kayıtlarında faal olarak göründüğünü, ticaret siciline kayıtlı adresinden ayrıldığını ve yeni adresi ile ticari faaliyetinin durumuna ilişkin yeni bir tescil yaptırmadığını, TTK’nun 274. maddesi uyarınca davalı şirket hakkında fesih davası açılması gerektiğini ileri sürerek, davalı şirketin TTK’nun 274/2. maddesi uyarınca feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket, davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre TTK’nun 274/2. maddesinde “Kanuna, esas sözleşme hükümlerine veya kamu düzenine aykırı işlemler ve faaliyetlerde bulunduğu anlaşılan şirketler aleyhine özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca fesih davası açılabilir” hükmüne yer verildiği, davacı Bakanlığın davalı şirket aleyhine fesih davası açabilmesi için şirketin kendi kuruluş ve mevzuatına veya MK’nun 50. maddesinde belirtildiği gibi kanunlar veya adabı umumiyeye aykırı hareket etmesinin gerekli ve yeterli olduğu, şirket anasözleşmesine aykırı olan diğer hareketlerin fesih davası için yeterli olmadığı, dava konusu olayda fesih davası nedeni olarak ticaret siciline tescil ettirdiği adresten ayrıldığı yeni adresi süresi içinde tescil ettirmediği iddiasına dayanıldığı, bu durumun TTK’nun 274/2. maddesinde sayılan hususlardan olmadığı ve fesih koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden dıavacı harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.