15. Ceza Dairesi 2012/9997 E. , 2014/314 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ...'in 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu, katılma istemi ile ilgili olarak mahkemesince herhangi bir karar verilmediği belirlenmekle, 5271 sayılı CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca şik…
**15. Ceza Dairesi 2012/9997 E. , 2014/314 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ...'in 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu, katılma istemi ile ilgili olarak mahkemesince herhangi bir karar verilmediği belirlenmekle, 5271 sayılı CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca şikayetçinin kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır. Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde; Katılana ait tırın şoförü olarak Almanya Hannover kentine ticari emtia sevk eden sanığın, malın tesliminden sonra tırı ülkeye geri getirdiğinde katılana teslim etmeyip bir tır parkına bırakıp gittiği, kendisine Slovenya'da iken talep etmesi nedeniyle gönderilen parayı da şahsi işlerinde kullandığı iddia olunan olayda, sanık katılan ile aralarında oluşan anlaşmazlık nedeniyle tırı parka bırakıp katılana da haber verdiğini, gönderilen parayı da sınır geçişlerinde gerekli olduğunda kullandığını savunmuş olup, sanığın savunmasının aksine, atılı suçu işlediğine ilişkin kesin ve inandırıcı somut deliller elde edilemediğinden beraatına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.