2. Ceza Dairesi 2019/12094 E. , 2020/1718 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi K…
**2. Ceza Dairesi 2019/12094 E. , 2020/1718 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, 2- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; 05.05.2014 tarihli CD İnceleme Tutanağı’na göre müştekinin iş yerine suça sürüklenen çocuğun tek başına girmiş olduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki müştekinin iş yerine birden çok kişi tarafından girilmesi sebebiyle suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan TCK’nın 119/1-c madesinin uygulanması gerektiğine ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının denetimi bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmama gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.02.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.