4. Ceza Dairesi 2023/13807 E. , 2024/2870 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1985 E., 2022/2270 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birin
**4. Ceza Dairesi 2023/13807 E. , 2024/2870 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1985 E., 2022/2270 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2021 tarihli ve 2019/698 Esas, 2021/82 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 79 maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 13.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın atılı suçu işlemediğine, istikrarlı ve samimi beyanlarda bulunduğuna, temyiz dışı sanıkların beyanlarında sanığın adının geçmediğine, cezalandırılması için yeterli delilin dosyada bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanması ve bu nedenle kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 02.05.2019 tarihli eyleme ilişkin; sanığın, haklarında mahkumiyet kararı verilen inceleme dışı sanıklar Ş.E. ve A.B. ile fikir eylem birliği içerisinde 58 göçmeni kaçak yollardan yurt dışına kaçırmaya çalıştığı, suça konu 1. ara yakalamada 58 düzensiz göçmen, 16 adet şamiyer, 1 adet şamiyer şişirme pompasının ele geçirildiği, sanığın kullanımında bulunan telefondan olay yerinden sinyal alındığı, 25.06.2019 tarihli eyleme ilişkin; inceleme dışı sanık A.T.C.’nin kullanımında olduğu tespit edilen tekneyle 13 göçmeni kaçak yollardan yurt dışına çıkarmaya çalıştığı, söz konusu teknenin tamiri için sanığın telefon görüşmesi yaptığının belirlendiği, teknenin bulunduğu bölgede sanığın kullanımındaki telefonun sinyal verdiği, ayrıca sanığın aynı bölgede 17 ...209 plakalı araçla tepe noktasından inceleme dışı sanık Ş.E. ile çevreyi gözetleyerek kolluk görevlilerinin hareketlerini tespit etmeye çalıştıkları, bu sırada inceleme dışı diğer sanıklarca denize indirilen teknenin durdurulması üzerine yapılan kontrollerde göçmenler ile tekneyi kullanan inceleme dışı sanık A.T.C.’nin yakalandıkları, 03.07.2019 tarihli eyleme ilişkin; üzerinde 10 göçmenin bulunduğu bir adet şişme lastik botun denizde ilerlerken durdurulduğu, görevlilerden bir süre kaçan, göçmen şahıslar tarafından da teşhis edilen, botu kullanan inceleme dışı sanık ...M.A.’nın yakalandığı ve hakkında ayrı bir soruşturmanın yürütüldüğü, sanık ve temyizi dışı sanıkların M.A.M.A. ile göçmen kaçakçılığı suçunu fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek gerçekleştirdikleri, inceleme dışı sanıklar Ş.E. ve U.Y.’yi şifreli bir şekilde telefonla konuştukları, lastik botu “Ufak” olarak kodladıkları, inceleme dışı sanık Ş.E.'nin lastik botun yakalandığını kastederek "Vallahi gitti." dediği, devam eden görüşmede ise yine göçmen kaçakçılığı için tekne ayarlamaya çalıştıklarına yönelik konuştukları, inceleme dışı sanık Ş.E.’nin "Valla U. abi hangi oyunu oynadıysam işim rast gitmedi, şuan öyle zor durumdayım ki anlatamam sana." şeklinde söz söylediği, yine inceleme dışı sanık S.Ç.’nin x şahısla yaptığı görüşmede "Bu 3 gündür 3 makineyi üst üste yakalattım." dediği, x şahsın makineleri kastederek "Kiminki" diye sorduğu, S.Ç.’nin "Biri F.’nindi, biri benim Ş.’nin, biri de Ş. ve Sezgi'nin" dediği, sanıkların ara yakalamaya konu olaylarda yakalanan teknelerin kime ait olduğu hususunda konuştukları ve suça konu teknelerin sanıklar F.E.’ye, Ş.E. ve S.Ç’ye ait olduğunu diğerinin ise sanık ve inceleme dışı sanık Ş.E. ye ait olduğunu belirttikleri, yine devam eden görüşmede x şahsın inceleme dışı sanık S.Ç.’ye "Allah Allah siz takip etmiyormusunuz, nasıl yakalanıyor, yakalananlar Türk mü yabancı mı?" şeklinde soru sorduğu, inceleme dışı sanık S.Ç.’nin "Takip ediyoruz abi, yakalıyorlar abi, yakalananların hepsi yabancıydı Türk yoktu." diyerek cevap verdiği, sanık ve temyiz dışı sanıklar hakkında uygulanan iletişim tedbirinden elde edilen bilgilerde inceleme dışı sanıklar Ş.E. ve S.Ç. ile sanığın kullandığı hatların olay günü ve saatinde olay yerinde sinyal verdiği, görevlilerce şahısların yine göçmen kaçakçılığı faaliyetinde bulunacakları değerlendirilerek sahil güvenlik komutanlığı görevlileri ile irtibata geçildiği ve bahse konu lastik bot üzerinde göçmenler ile bot sürücüsünün olay günü yakalandıklarının anlaşıldığı, sanığın inceleme dışı sanıklar ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde yasa dışı yollardan göçmenlerin yurt dışına maddi menfaat karşılığında çıkarılmalarını sağlamak amacıyla atılı göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği, İddialarıyla açılan kamu davasında, Yerel Mahkeme tarafından 02.05.2019 tarihli ara yakalama eylemine ilişkin her ne kadar olay yeri yakınlarından sinyal alınmışsa da sanığın yakalanamadığı, 25.06.2019 ve 03.07.2019 tarihlerinde gerçekleşen eylemlere ilişkin sanığın olaya dahil olduğu tape kayıtlarından diğer sanık beyanlarından ve sinyal kayıtlarından sabit olduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesinin kararında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatının "müdafii" yerine "vekil" olarak yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un ikinci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine aykırılığın ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen netice ceza miktarının günlüğü 20,00 TL hesabıyla yapılmasına karşılık 40,00 TL olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir nitelikte maddi hata olduğu, delillerin 'değerlendirme ve kabul' kısmında sanık hakkında 02.05.2019 tarihli iddia ile alakalı kabule yönelik hüküm kurulmamış ise de, dava zamanaşımı süresi içinde İlk Derece Mahkemesi tarafından duruşma açılarak 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi kapsamında karar verilmesinin mümkün olduğu, 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı CGTİK'nın 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceği de gözetilerek hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi infaz sırasında resen gözetilebileceği, farklı zaman dilimleri içinde, yenilenmiş suç iradesiyle farklı göçmen gruplarının yurt dışına çıkarılmasına yönelik eylemlerin gerçek içtima hükümlerine tabî olduğu gözetilmeksizin aynı kasıtla farklı zamanlarda işlendiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması aleyhe istinaf bulunmadığından sadece eleştirilmekle yetinildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden Tüm dosya kapsamı, göçmenlerin beyanları, olay, yakalama, teşhis, fiziki takip, kamera inceleme ve iletişimin tespiti tutanakları, tape kayıtları, inceleme dışı bir kısım sanıkların ikrar içeren savunmaları karşısında, sanığın üzerine atılı göçmen kaçakçılığı suçunun sübuta erdiğinin kabulü ile mahkumiyeti yönünde Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede: Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Bölge Adliye Mahkemesince yapılan eleştiriler dışında, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.