6. Ceza Dairesi 2012/1358 E. , 2012/4396 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığı bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/01/2012 tarihli yazısı ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58.maddesinin uygulanmaması;5275 sayılı Ceza ve …
**6. Ceza Dairesi 2012/1358 E. , 2012/4396 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığı bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/01/2012 tarihli yazısı ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58.maddesinin uygulanmaması;5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında tekerrür uygulamasında adli sicil kaydında yazılı mahkumiyetlerinin içinde en ağırı olan Mersin 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 8.8.2006 gün ve 2006/836-555 E.K sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan hükmedilen 4 yıl hapis cezasının dikkate alınması gerektiğinin düşünülmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; suç tarihinde güneşin saat 05.18’de doğduğu, hırsızlık eyleminin yakınanın anlatımı ve yakalama tutanağına göre saat 04.00 sıralarında gerçekleştiği ve suçların 5237 sayılı TCY’nın 6/1-e maddesine göre gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki (1) nolu bozma isteyen düşünce ile sanık ...’in nüfus kaydının duruşmada okunmasına rağmen dosya kapsamında bulundurulmamış ise de, UYAP ortamından temin edilerek dava dosyasına eklendiğinden tebliğnamedeki (3) nolu bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir. 1-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafindan işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fikrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fikrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fikrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fikrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fikrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fikrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DUZELTİLEREK ONANMASINA, 1-Sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ve sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafindan işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafindan birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY’nın 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması, 2-Sanık ...’in 28.9.2009 tarihli oturumda “ruhsal problemlerinin olduğunu” savunmuş; aynı oturumda dinlenen sanığın babasının da; “oğlunun çocukluğundan beri problemli olduğunu, evde de normal insan gibi davranmadığını,defalarca Adana Doktor ... Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine gönderildiğini, ancak herhangi bir netice alınamadığını beyan etmiş; Adana Doktor ... Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Baştabipliğinin 14.10.2009 tarihli cevabı yazısı ve ekinde bulunan 23.7.2008 tarihli sağlık kurulu raporlarından, sanığın 29.11.2006-11.12.2006 tarihleri arasında antisosyal kişilik bozukluğu ve anksiyete, 18.3.2008-27.3.2008 tarihleri ile 26.6.2008-8.7.2008 tarihleri arasında da antisosyal kişilik bozukluğu tanısı ile hastanede yatmış olduğunun bildirilmiş olması karşısında; sanık ...’in suç tarihinde 5237 sayılı TCY.nın 32. maddesi gereğince işlediği suçların hukuksal sonuçlarını algılayamama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak derecede akıl hastalığının bulunup bulunmadığı araştırılarak, sonucuna göre hukuksal durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu, 3-Sanıklara yüklenen 5237 sayılı Yasanın 116/1-4.maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma suçunun, 5271 sayılı CMK’nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 4-Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fikrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fikrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fikrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanı ile sanık ...’in temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 12.3.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Yazı İş.Müd.Y.HA/ŞG