11. Hukuk Dairesi 2010/12438 E. , 2012/3326 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.03.2010 tarih ve 2009/137 - 2010/92 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, inc…
**11. Hukuk Dairesi 2010/12438 E. , 2012/3326 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.03.2010 tarih ve 2009/137 - 2010/92 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ve davalının ortağı olduğu limited şirketin işçi sigorta prim borçlarının müvekilli tarafından SGK'na ödendiğini, davalı hakkında şirketteki payı oranında alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın husumet nedeni ile reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket ortağı olmayıp yetkili müdür olduğu, yaptığı ödemeleri bu sıfatla şirket adına yaptığı, bu nedenle husumet ehliyetinin bulunmadığı, ayrıca somut olayda limited şirket ortaklarının şirket borçlarından ötürü şahsi sorumluluğunu gerektirecek bir durum bulunmadığından yapılan ödemelerin davalıdan talep edilemeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davada ödemenin şirketin acz içinde bulunması nedeniyle yapıldığını iddia ve ispat edilmemiş bulunmasına ve bu sebeple de davacının şirkete karşı husumet yöneltmesi gerekmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.