6. Ceza Dairesi 2008/6771 E. , 2010/2568 K. Hırsızlık suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Hayrabolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06/12/2007 tarihli ve 2007/913 soruşturma, 2007/375 esas, 2007/137 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair, Hayrabolu Asliye Ceza Mahkemesinin 06/12/2007 tarihli ve 2007/140 iddianame d…
**6. Ceza Dairesi 2008/6771 E. , 2010/2568 K.** **"İçtihat Metni"** Hırsızlık suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Hayrabolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06/12/2007 tarihli ve 2007/913 soruşturma, 2007/375 esas, 2007/137 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair, Hayrabolu Asliye Ceza Mahkemesinin 06/12/2007 tarihli ve 2007/140 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, TEKİRDAĞ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/12/2007 tarihli ve 2007/1391 müteferrik sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 13/02/2008 gün ve 9324 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 14/03/2008 gün ve 42413 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 27/03/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Dosya kapsamına göre, asliye ceza mahkemesince ... hakkında kamu davasını açmayı gerektirir yeterli ve inandırıcı delil olmadığı ve sanığın kimliğinin iddianamede yer alması gereken aslî unsurlardan olduğundan bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesinde öngörülen "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşuturuyorsa, Cumhuriyet savcısı bir iddianame düzenler" hükmü uyarınca dava açılmış bulunmasına binaen, mahkemece iddianamede gösterilen olayla ilgili olarak ibraz edilen ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca şüphelinin kimliğinin iddianamede gösterilmiş bulunduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; 5271 sayılı CMK’nun 170/3 ve 174/1. maddelerinde iddianamede nelerin gösterileceği ve hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Yasanın 170/2. maddesine göre soruşturma evresi sonucunda toplanan kanıtlar suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet Savcısının bir iddianame düzenleyeceğinin hükme bağlandığı, Cumhuriyet Savcısından yeni delil yaratması beklenemeyeceğinden elde edilen kanıtları yorumlayarak faili ve suç niteliğini takdir ve belirlemenin Mahkemenin görevine gireceği, somut dosyada kamu davasının açılmasını gerektirir yeterlilikte kanıtların olduğu ve şüphelinin kimliğinin de iddianamede gösterilmiş bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığından, Tekirdağ 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2007 gün ve 2007/1391 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi gereğince BOZULMASINA, 15/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.