11. Hukuk Dairesi 2009/8197 E. , 2011/6094 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.03.2009 tarih ve 2007/238-2009/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dile…
**11. Hukuk Dairesi 2009/8197 E. , 2011/6094 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.03.2009 tarih ve 2007/238-2009/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 1973 yılından beri kullanmakta olduğu “PINAR” markasını ilk olarak 29. sınıfa bağlı eşyalar için 05.11.1975 tarihinde tescil ettirdiğini, bu markanın dışında müvekkilinin çeşitli gıda maddelerinde kullanılmak üzere çok sayıda “PINAR” ibareli markasının bulunduğunu ve müvekkilinin aynı ibareyi taşıyan ticaret unvanı ile de kendisini tanıttığını, davalı şirketin 17.12.2004 tarihinde “bys PINAR ve şekil” markasını 29. sınıfta “ayçiçek yağı” emtiası üzerinde marka olarak tescili için yaptığı başvurunun müvekkiline ait markalar ile benzer hatta aynı olduğunu, ancak müvekkili tarafından sözkonusu marka tescil başvurusuna karşı yapılan itirazların davalı TPE tarafından reddedildiğini, davalı TPE’nin red kararı ile müvekkilinin tanınmış markalarından doğan haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, davalı TPE YİDK tarafından tesis olunan kararın iptalini ve tescili halinde davalı şirkete ait markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, “Pınar” ibareli markanın başvuru sahibi adına başvuru kapsamındaki “ayçiçek yağı” için önceden tescilli olduğunu, bu durum dikkate alınarak davacının itirazının reddine karar verildiğini, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerin ve alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin 29. sınıfta “ayçiçek yağı” için 1987 yılında tescil edilmiş bulunan “Pınar” markasının sahibi olup, davaya konu başvurusunun davacı markası ile iltibasa sebep olmayacak şekilde kazanılmış hakkı olan “ayçiçek yağı” emtiasına ilişkin bulunduğunu, müvekkiline ait marka ile davacı markalarının benzer olmadığını, mal ve hizmetlerinin de farklı olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “PINAR” ibareli markasının tanınmış bir marka olduğu, bu durumda davaya konu markanın gıda ürünleriyle ilgili alanlarda ve özellikle önceki biçimindeki markadan farklı olarak tescilinin davacının bu markayı taşıyan ürünler için tüketiciler nezdinde tesis ettiği imaj, güven ve hatırlanırlıktan haksız olarak istifade edilmesi sonucunu doğuracağı, davalı şirketin kazanılmış hakkının tescilli markasının ayırt edici karakterini değiştirmeden, davacının tanınmışlık kazanan markaları ile iltibasa sebebiyet vermeden kullanımına ve yeniden tesciline ilişkin bulunduğu, davacı markalarına çok yakın bir biçim, renk ve düzenleme içeren ve davacının yeni bir markasıymış gibi değerlendirilmesi muhakkak görünen markanın davalıya tescil konusunda kazanılmış bir hak sağlamayacağı, bu nedenle itirazın reddine dair YİDK kararının hukuka uygun bulunmadığı sonucuna varılmakla, davanın kabulü ile TPE YİDK’nun 2007/M-5278 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 17.12.2004 gün ve 2004/41801 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 18.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.