11. Hukuk Dairesi 2011/5045 E. , 2011/4944 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.12.2010 tarih ve 2010/1076-2010/1089 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi itiraz eden (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşm…
**11. Hukuk Dairesi 2011/5045 E. , 2011/4944 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.12.2010 tarih ve 2010/1076-2010/1089 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi itiraz eden (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati hacze itiraz eden vekili, müvekkilinin ikamet adresi itibariyle Kadıköy, ipotekte belirtilen adres itibariyle Beyoğlu mahkemelerinin yetkili olduğunu, kredi sözleşmesine taraf olmadığını, sözleşmede düzenlenen yetki kuralının kendilerini bağlamayacağını, teminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı vekili, itiraz edenin ipotek senedine göre müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, kredi sözleşmesine göre mahkemenin yetkili bulunduğunu savunarak, talebin reddini istemiştir. Mahkemece; duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu, kredi sözleşmesinde düzenlenen yetki kuralına göre mahkemenin yetkili bulunduğu, teminat miktarının yeterli olduğu, itiraz edenin ipotek limiti kadar müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatının bulunduğu gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir. Kararı, itiraz eden (borçlu) vekili temyiz etmiştir. Dava, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 86 ncı maddesinde uyuşmazlık halinde İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı gerekçesiyle mahkemenin yetkisine ilişkin olarak yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz kararı için yetkili mahkeme, kural olarak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 9-27 maddelerine göre belirlenir. Yalnız alacağın dayanağı olan sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesi de Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun’undaki şartlar aranmaksızın ihtiyati haciz kararı vermek için yetkilidir. Bu anlatımdan sonra somut olaya geldiğimizde, borçlu alacaklı bankadan kredi kullanan dava dışı firma yararına taşınmazı üzerinde ipotek tesis etmiştir. Dosyada bulunan ipotek resmi senedi incelendiğinde, borçlunun ayrıca alacaklı leyhine BK’nun 484. maddesine uygun kefalet verdiği görülmektedir. O halde itiraz eden borçlunun alacaklı ile dava dışı firma arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinde imzasının bulunmaması karşısında, bu sözleşmenin 86. maddesinin yetkili mahkemenin belirlenmesinde göz önüne alınması olanağı yoktur. Kefalet sözleşmesinin içinde yer aldığı ipotek sözleşmesinde de ayrıca yetki düzenlemesi bulunmadığından, yetkili mahkemeyi HUMK’nundaki yetki kurallarına göre belirlenmek gerekir ki bu durum karşısında ise yetkili mahkeme, borçlunun ikametgahına göre Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi sözleşmenin düzenlendiği yere göre ise Beyoğlu Asliye Ticaret Mahkemesi olmakla, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yetkiye yönelik itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati hacze itiraz eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.