6. Ceza Dairesi 2008/8596 E. , 2012/6467 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK 141/1, 145, 62, 53, 58 ve 63 maddeleri gereği 5 ay hapis cezası Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli Ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendi…
**6. Ceza Dairesi 2008/8596 E. , 2012/6467 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK 141/1, 145, 62, 53, 58 ve 63 maddeleri gereği 5 ay hapis cezası Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli Ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Katılan ...'ın olaydan hemen sonra annesi katılan ... olayı anlattığı ve daha sonra birlikte polise başvurarak zorunlu savunmanı yanında verdiği ifadede “saat 13.00 sıralarında sokakta yürürken sanığın ve kimliği belirlenemeyen suç arkadaşının yanına gelerek bıçakla tehdit etmek suretiyle cep telefonunu aldıklarını ve üzerini arayıp buldukları 10 Türk Lirasını da aldıktan sonra kaçtıklarını” söylediği; aynı gün sanığı önce kolluk birimindeki fotoğraf albümünden ve daha sonra canlı olarak teşhis ettiği; adı geçen katılanın kovuşturma aşamasında mahkemede “sanığın telefonunu görüşme yapmak için istediğini ve aldıktan sonra geri vermeyip gittiğini, kendisine bıçak çekilmediğini” söylediği, ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilmesi için sorulduğunda da “ben daha önce hiç karakola düşmedim, sanık ceza alıp telefonumu iade etsin diye bu şekilde beyanda bulundum” dediğinin anlaşılması ve sanığın da aşamalarda “aynı gün sabahleyin Tokat ilinden geldiğini, hap aldığını, kafasının iyi olmadığını ve suçu işlemediğini savunmuş olması karşısında; oluşa, dosya içeriğine ve toplanan kanıtlara göre, sanığın sübut bulan eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a-c. maddesinde tanımlanan yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, daha önce tanımadığı ve sanığa iftira atması için neden bulunmayan katılanın sonradan sanığı kurtarmaya yönelik değiştirdiği ifadesi esas alınıp kanıtların takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 58/7. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilebilmesi için, sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyet hükmünün denetim olanağı verecek biçimde karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 3- 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu,Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi,olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle,daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak,yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden,bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.