7. Hukuk Dairesi 2012/7495 E. , 2013/1727 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava niteliği ve içeriği itibariyle 494 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir. Tapuda kayıtlı, taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu belirlenen, 494 ada 11 parsel…
**7. Hukuk Dairesi 2012/7495 E. , 2013/1727 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava niteliği ve içeriği itibariyle 494 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir. Tapuda kayıtlı, taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu belirlenen, 494 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan temyize konu muhdesat niteliğindeki binanın davacı ... ve arkadaşlarının miras bırakanı ... ... tarafından meydana getirildiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ...’in sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç ve oluşturulan hüküm yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 718. maddesi hükmünde, arazi üzerindeki mülkiyetin kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklandığından, taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Bu olgu gözönüne alındığında kural olarak ve aksine bir hüküm bulunmadıkça taşınmaz üzerindeki muhdesatların mülkiyetinin tespiti dava edilemeyeceği gibi, mahkemelerce de muhdesatların taşınmazın arzına malik olanlar dışında başka bir kişiye ait olması sonucunu doğuracak şekilde hüküm .../.. 2012/7495-2013/1727 S.2 verilemez. Ne var ki, "çoğun içinde azın da bulunduğu," kuralı ışığında somut olaya bakıldığında muhdesatların mülkiyetinin tespiti isteminin muhdesatların meydana getirildiğinin tespiti istemini de içerdiği gözönüne alındığında, mülkiyet tespiti istemiyle açılan davalarda, koşullarının varlığı ve davanın kanıtlanması halinde davaya konu muhdesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece az yukarıda açıklanan hukuksal olgu gözetilerek davanın kısmen kabulü ile anılan taşınmazlar üzerindeki muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, davacının mülkiyet tespitine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, taşınmaz üzerinde davacı tarafın da paydaş olduğu gözetildiğinde, yargılama sonunda hükmedilecek karar ve ilam harcı ile avukatlık ücretinin, toplam muhdesat değerinin (zemin bedeli hariç) davalı taraf payına isabet eden bölümü üzerinden hesaplanması gerekirken dava değerinin muhdesatın toplam değerine göre belirlenmesi dahi isabetsiz, davalı ...’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm yerinin 1 numaralı bendindeki "...kabulü..." ve "...aidiyetinin…" sözlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine sırasıyla "...kısmen kabulü..." ve "...tarafından meydana getirildiğinin..." sözlerinin yazılmasına, hükmün 2 numaralı bendinde yazılı bulunan “4531,39 TL” ve “3424,89 TL” ile 5 numaralı bendinde yazılı bulunan “8152,89 TL” rakamlarının çıkarılmasına, yerlerine sırasıyla “2265,70 TL”, “1159,20 TL” ve “4445,73 TL” rakamlarının yazılıp eklenmesine, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 27.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.