11. Hukuk Dairesi 2011/4014 E. , 2012/9288 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/10/2010 tarih ve 2010/219-2010/278 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, ince…
**11. Hukuk Dairesi 2011/4014 E. , 2012/9288 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/10/2010 tarih ve 2010/219-2010/278 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların müvekkiline 05/06/2000 ödeme tarihli, 10.000,00 TL bedelli senet nedeni ile borçlu olduklarını, borçla ilgili olarak İstanbul 1.İcra Müdürlüğü nezdinde icra takibi başlatıldığını, İstanbul 4. İcra Mahkemesi tarafından icranın geri bırakılmasına karar verildiğini ileri sürerek, 10.000,00 TL'nın 05/06/2000 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, dava konusunun senet olması ve her iki müvekkilinin ikametgâhının Bursa olması nedeniyle görevli ve yetkili mahkemenin Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, senette yer alan üç yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolduğunu, müvekkilinin davaya konu senetten dolayı borcu bulunmadığı savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının ikametgâhının İstanbul yargı çevresinde bulunmadığı, genel yetki kurallarına göre davalıların ikametgâh mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine ve Bursa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğuna karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava, senetten kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davalıların ikametgâhları itibariyle yetkili mahkemenin Bursa Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş ise de, davanın dayanağı olan bonoda, bu bonodan kaynaklanan uyuşmazlıklarda İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmiştir. Bonodaki bu açıklık taraflar arasında yetki sözleşmesi niteliğinde olup, HUMK uyarınca genel yetkili mahkeme yanında bu sözleşmede belirlenen mahkeme de yetkilidir. Davacı tarafından seçimlik hak İstanbul mahkemeleri yönünde kullanılmış olmakla yazılı gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan gerekçeyle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.