T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:02/12/2025 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:23/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ D…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:02/12/2025 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:23/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacı şirket, Antalya İli Manavgat İlçesinde bulunan fabrikasında zeytin peleti ve yağı imalatı işi ile iştigal olduğunu, davacı şirket tarafından bu fabrikada kullanılmak üzere davalının imal ettiği ve satışa sunduğu "Devirme Kapaklı Dikey Tip Malaksör" satın alındığını ve davalı tarafından kurulumu yapılarak Ekim 2023'te müvekkil şirkete teslim edildiğini, satış bedeli olarak davalı şirkete toplam 120.140,00Euro ödeme yapıldığını Teknik olarak satın alınan malaksörün temel işlevi, zeytin hamurunu ısıtıp karıştırarak santrifüj makinesine hazır hale getirmek olduğunu, şirket tarafından satın alınan malaksörün kurulumu ve çalıştırılmasının ardından hamuru ısıtma işlemini yapmadığı davcaı şirket tarafından tespit edildiğini, bu duruma ilişkin olarak davacı şirket tarafından yapılan teknik muayene neticesinde davalı tarafından satılan malaksörün su ceketi kalınlığının 10 mm olduğu, diğer emsal firma ürünlerinde ise su ceketi kalınlığının 40 ila 50 mm arasında değiştiği, bu nedenle davalı tarafından satılan malaksörün ısıtma yapmadığı, yani temel işlevini yerine getirmediği ve bu bakımdan ayıplı olduğu anlaşıldığını, bu durumun derhal davalı tarafa ihbar edilmesi üzerine, yapılan yazışma ve görüşmeler neticesinde davalı tarafından ilk önce malaksörün ücretsiz onarımı kabul edildiğini, uzun bir süre davacı şirket çeşitli bahanelerle oyalandığını ancak en son davalı tarafından davacı şirkete gönderilen 13.05.2024 tarihli e-mailde özetle ayıba karşı herhangi bir sorumluluklarının olmadığını ve herhangi bir işlem yapmayacaklarını bildirdiğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından Manavgat 6. Noterliği'nin 17.05.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı şirkete satılan "Devirme Kapaklı Dikey Tip Malaksör"e ilişkin belirtilen ayıbın 7 iş günü içerisinde makinenin ücretsiz olarak onarımı veya malın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini veyahut malın ayıplı satımı nedeniyle satış bedelinde indirim yapılarak 50.000,00EURO'nun davacı şirkete iadesi talep edildiği, davalının cevap vermediğini, Manavgat Sulh hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş numaralı dosyası ile tespit yapıldığını, dava konusu malın ayıplı olması nedeniyle Euro olarak ödemesi yapılan satış bedelinden ayıp oranında indirim yapılarak indirim bedelinin fiili ödeme tarihindeki TCMB Euro/TL efektif satış kuru karşılığı dikkate alınarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 75.000,00TL ve davcaının uğramış olduğu kazanç kaybına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 75.000,00TL olmak üzere toplam 150.000,00TL'nin davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, yetkili mahkemenin Karşıyaka Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ayıp ihbar muayene yükümlülüklerine uyulmadığını, davacı şirkete Manavgat 6. Noterliği'nin 17.05.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderdiğini, bu ihtarname ile malaksörün ayıplı imal edildiğini, bu sebeple satış bedelinde 50.000 euro indirim yapılması talep ettiğini ancak bu ihtara karşı davalı tarafça yanıt verilmediğini iddia ettiğini, oysa bahsi geçen bu ihtarname ye davalı tarafça İzmir 15. Noterliğinde ... yevmiye numaralı 28.05.2024 tarihli ihtarname ile yanıt verildiğini ve ihtarnameye yanıtlarının karşı yana 02.06.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, yokluklarında yapılan tespiti kabul etmediklerini, satışı yapılan makinenin standartlara uygun olduğunu, ayıp bulunmadığını, uzman görüşünün haklılıklarını ortaya koyduğunu, kazanç kaybına ilişkin olarak arabuluculuk görüşmesi yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı, satın alınan makinenin gereken ısıtmayı yapmadığını iddia ettiğine göre, dayanılan bu ayıp iddiası, muayene ile öğrenilebilecek "açıkça belli olmayan ayıp" niteliğinde olup, TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca, davacının 8 günlük muayene ve ihbar külfeti bulunması, Makine 19/10/2023 tarihli fatura ile bu tarihte satın ve teslim alınmış, davacının ayıp bildirimi ise bu tarihten çok sonra 17/05/2024 tarihli ihtarname ile yapılması, bu tarihten önce davalının, davacıya gönderdiği 16/05/2024 tarihli mail içeriğinden ve yine cevap dilekçesine ekli varlığı taraflar arasında ihtilafsız olan 30/12/2023 tarihli WhatsApp yazışmasından, ayıpla ilgili bildirimin davacı tarafça ihtarnameden önce karşı tarafa iletilmiş olduğu anlaşılmakta ise de, bu bildirimin ne zaman yapıldığıyla ilgili herhangi bir delilin dosyada bulunmaması, dolayısıyla davalının kabul etmemesi karşısında ayıp ihbarının teslimden itibaren 8 gün içerisinde yapıldığını ispat yükünün davacıya ait olması, davacı tarafça bu konuda davalı tarafa yemin teklif edilmiş ve davalı şirket yetkilisince ihbarın yapılmadığına ilişkin yemin edilmiş olması, yalan yere yemin edildiği ile ilgili davacı tarafça yapılan şikayet üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma dosyası ile soruşturmanın devam etmesi; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 239. maddesinin "Yemin eda edildikten sonra, yalan yere yemin nedeniyle açılan ceza davası, esas dava bakımından bekletici sorun yapılamaz." hükmü uyarınca yalan yere yemin nedeni ile açılan ceza davasının esas dava bakımından bekletici mesele yapılamayacak olması; başka bir ifade ile davacının ticari satımlarda muayene ve ihbar külfetine uymaması, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 225. maddesinin uygulanmasının mümkün olmaması nedenleri ile davanın reddi"şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından davalıdan satın alınan "Devirme Kapaklı Dikey Tip Malaksör" isimli makinenin, temel işlevi olan zeytin hamurunu ısıtma görevini su ceketi kalınlığının yetersizliği nedeniyle yerine getirmediğini ve bu sebeple ayıplı olduğunu, ayıplı maldan kaynaklanan bedel indirimi ve kazanç kaybı talebiyle açtıkları davada Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.02.2025 tarihli kararıyla, müvekkil şirketin ticari satımlarda muayene ve ihbar külfetine uymadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, bu kararı istinaf etmeleri üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 02.06.2025 tarihli kararı ile ayıbın gizli ayıp olduğu, ihbarnameden önce davalıya mail ve WhatsApp yazışmalarıyla bildirim yapıldığı, davalının yetkilisinin yeminine ilişkin yalan yere yemin soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığını, ancak istinaf kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.12.2025 tarihli kararıyla istinaf kaldırma kararında belirtilen hususlar gözetilmeksizin tekrar davanın reddine karar verildiğini, bu durumun istinaf kaldırma kararına karşı eylemli direnmek anlamına geldiğini ve usul hukukumuza açıkça aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca malın ayıplı olduğu anlaşıldığı an davalı tarafa bildirildiğini, davalının ilk başta onarımı kabul edip oyalama yoluna gitmesi ve sorumluluğu reddetmesi üzerine resmi ihtarnamenin çekildiğini, taraflar arasındaki 30.12.2023 tarihli WhatsApp yazışmaları ve davalının 13.05.2024 tarihli e-postası ile kendi cevap dilekçesindeki kabulü doğrultusunda ayıp ihbarının derhal yapıldığının sabit olduğunu, yerel mahkemenin bu hususları ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyasını incelemeden karar verdiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ticari satımda ayıptan kaynaklı ayıp oranında bedelde indirim hakkına dayalı alacak ve kazanç kaybı istemlerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle kazanç kaybı talebi yönünden davanın usulden, ayıptan kaynaklı talep yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça ayıptan kaynaklı alacak istemine yönelik verilen red kararı istinaf edilmiştir. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, HMK'nın 239. maddesi gereğince yalan yere yeminden dolayı açılan ceza davasının bekletici mesele yapılamayacak olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...