10. Ceza Dairesi 2021/8403 E. , 2025/3011 K. MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/147 E., 2016/198 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 30.01.2013, 02.02.2013, 06.02.2013 HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun b…
**10. Ceza Dairesi 2021/8403 E. , 2025/3011 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/147 E., 2016/198 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 30.01.2013, 02.02.2013, 06.02.2013 HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak; Gizli soruşturmacı kararının alındığı 07.01.2013 tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın “Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi” başlıklı 139. maddesine göre; "Soruşturma konusu suçun işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde edilememesi halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı kararı ile kamu görevlileri gizli soruşturmacı olarak görevlendirilebilir.” söz konusu maddeye göre gizli soruşturmacı görevlendirilmesi için; 1. Suçun, kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, 2. Suçun işlendiği hususunda somut delillere dayanması, kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, 3. Başka yolla delil elde edilme imkânının bulunmaması, 4. Hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararının bulunması, 5. Suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması, Gereklidir. 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 6763 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle yapılan değişiklikle örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın uyuşturucu madde ticareti yapma suçu 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesindeki katalog suçlar arasında yer almıştır. Sanıklar atılı suçu "örgüt faaliyeti çerçevesinde işlemediğinden” bu suçla ilgili gizli soruşturmacı atanması kanuna aykırıdır. Ancak adli kolluk görevlisi “suçu ve failini belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusundaki genel görevi kapsamında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmese de, uyuşturucu madde ticareti yapma suçu ile ilgili olarak, alıcı rolüne girerek sanıklardan uyuşturucu madde alabilir. Bu şekilde elde edilen delil gizli soruşturmacının adli kolluk görevlisi olması halinde hukuka uygundur. Gizli soruşturmacı kamu görevlisi ise delil toplama yetkisi bulunmamaktadır. 5271 sayılı CMK’nın 217. maddesine göre; yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Hukuka uygun olmayan delillere dayanılarak sübuta gidilmesi mümkün değildir. Dosya kapsamına göre, Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.01.2013 tarihli ve 2013/25 D.İş sayılı gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararında "...GS138, GS156, ., ., .., .., .. ve ... kod numaralı görevlilerin gizli soruşturmacı olarak görevlendirilmelerine izin verilmesine..." ibaresinin yer aldığı gözönünde bulundurulduğunda; gizli soruşturmacının kamu görevlisi ya da adli kolluk görevlisi olup olmadığının belirlenerek, kolluk görevlisi ise tanık olarak dinlenmesinden sonra, sanığın hakim huzurundaki beyanları da dikkate alınarak hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, bu hususlar gözetilmeden hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde, oy birliği ile karar verildi.