T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2110 - 2025/2410 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2110 KARAR NO : 2025/2410 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2022 NUMARASI : 2022/270 E. - 2022/438 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahke…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2110 - 2025/2410 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2110 KARAR NO : 2025/2410 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2022 NUMARASI : 2022/270 E. - 2022/438 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/12/2022 tarih ve 2022/270 E. - 2022/438 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2019 91227, 2019 116144, 2018 100627, 2016 20563, 2016 20561, 2014 88398, 2012 31720, 2011 18714, 2008 37379, 2008 30744, 2006 59463 sayılar ile tescilli “...” ibareli markaların mevcut olduğunu, müvekkilinin hem işletme adı hem de markasal olarak kullandığı “...” ibaresinin müvekkilinin sunduğu hizmetler ile özdeşleşmiş ve yoğun kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmış itibarlı bir marka olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda “... ...” markası adı altında gerek otelinde ve gerekse www.....com.tr uzantılı web sitesinde ürün satışları gerçekleştirdiğini, müvekkilinin “...”lı markalarının SMK m. 6/4 ve m. 6/5 hükümleri kapsamında koruma altında olduğunu, önceki tarihlerden beri tescilli olan markalarından kaynaklanan ve somut uyuşmazlıkta korunması gereken müktesep bir hakkının da bulunduğunu, bu nedenlerle davalının başvurunun reddi yönündeki kararının yerinde olmadığını ileri sürerek YİDK’nın 2022-M-5111 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, somut olayda karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ayniyete yakın derecede benzer olduklarını, taraf markalarında farklı yazım karakterlerinin kullanılmış olmasının bu gerçeği değiştiremediğini, ayrıca davacının başvuru markasının kapsamında yer alan ve kısmen reddedildiği hizmetlerin aynılarının kısmi redde mesnet alınan markanın tescili kapsamında bulunduğunu, tescilli bir marka varken aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bir markanın tescile bağlanmasının hukuken mümkün olmadığını, yani SMK m. 6/4 ve m. 6/5 hükümlerine dayalı olarak sicilde halihazırda tescilli olan markaların önüne geçilmeyeceğini, davacının müktesep hak iddialarına mesnet aldığı 2008 37379 ve 2008 30744 sayılı markalarının tescilleri kapsamına giren emtia ile huzurdaki davaya konu edilen markanın kısmen reddedildiği hizmetlerin de aynı/aynı tür olmadığını, yani somut uyuşmazlıkta davacının önceki tarihlerde tescile bağlanmış markalarından gelen kazanılmış bir hakkının da bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, karşılaştırılan işaretlerin, SMK m. 5/1(ç) hükmü anlamında benzer olduğu, dava konusu edilen markanın kapsamından çıkartılan “ithalat-ihracat acente hizmetleri” yönünden aynı/ aynı tür hizmet şartının gerçekleştiği, “İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri” yönünden ise bu şartın gerçekleşmediği, dava konusu edilen markanın “ithalat-ihracat acente hizmetleri” yönünden SMK m. 5/1-ç hükmü kapsamında kısmen reddinin şartlarının oluştuğu, “İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri” yönünden ise bu madde hükmü kapsamında tescil engeli bulunmadığı, davacının “...” markası/tanıtma vasıtası üzerinde gerçek hak sahipliği, kullanım sonucu ayırt edicilik ve tanınmışlık iddialarının, dava konusu edilen 2021/ 111983 başvuru sayılı markasının tesciline bir etkisinin olamayacağı, davacının önceki tarihlerde tescile bağlanmış markalarından kaynaklanan ve korunması gereken kazanılmış bir hakkının da mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2022-M-5111 sayılı kararının 35. Sınıf "iş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, geçici personel görevlendirme, başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi" hizmetleri yönünden iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin YİDK kararının 35. Sınıftaki “iş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri” yönünden vermiş olduğu iptal kararının hatalı olduğunu, anılan hizmetlerin, redde mesnet 2018/59960 sayılı marka kapsamında benzer/aynı tür olarak bulunduğunu, YİDK kararının usule ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olaya uygulanması gereken SMK'nın 5/1-ç maddesine göre, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği, somut olayda "..." ibareli başvuru ile davalı tarafça mesnet alınan "..." ibareli marka arasında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olma şartının sağlandığı, diğer yandan dava konusu edilen markanın kapsamından çıkartılan “ithalat-ihracat acente hizmetleri” yönünden aynı/aynı tür hizmet şartının da gerçekleştiği, ancak “İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri” yönünden aynı/aynı tür hizmet şartının gerçekleşmediği, zira mesnet markada bu hizmetlerin yer almadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.