11. Hukuk Dairesi 2013/6477 E. , 2014/12588 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/10/2012 tarih ve 2011/237-2012/540 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/07/2014 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. ... ile davalı-karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından öt
**11. Hukuk Dairesi 2013/6477 E. , 2014/12588 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/10/2012 tarih ve 2011/237-2012/540 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/07/2014 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. ... ile davalı-karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, tarafların kardeş olduklarını, dava dışı limited şirkette ortak bulunduklarını, davalının büyük ağabey olması nedeniyle şirketin elde ettiği ayni ve nakdi gelirlerinin üzerine kaydedilerek ticari faaliyetin devam ettiğini, çok sayıda şirket taşınmazının davalı adına kaydının yapıldığını, banka hesaplarının yine davalı üzerinde göründüğünü, zaman içinde çocukların anlaşamaması, davalının baskısı ve çekişmeler sonucu müvekkilinin %35 hissesinin müzayaka sonucu 2.000.000.00 TL bedelle davalının çocuklarına devir etmek zorunda kaldığını, hisse değerinin bu meblağın çok üzerinde bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik 250.000.00 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının durumunun kötü olduğunu, kendisine yardım ettiğini, şirketin önceki hissedarlarından ortaklığı devir almak istediğini, limited şirkette en az iki ortak olması zorunluluğu nedeniyle davacı kardeşini bila bedel ortak yaptığını, daha sonra davacının hisselerini gerçek değerinin üzerinde 500.000 TL bedelle devir ettiğini, iddiaların yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında da kendisine 1.500.000.00 TL borç verdiğini, halen ödemediğini ileri sürerek, şimdilik 10.000.00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, 11.07.2011 tarihli yeminli mali müşavirlik ön inceleme raporunda tarafların öncesinde ortak oldukları limited şirketin 2010 yılı verilerine göre öz varlığının 600.000,00 TL olduğu, davacı-karşı davalının 07.01.2011 tarihli devir sözleşmeleri ile şirketteki hisselerini davalının oğulları ..., ... ve ...''ye devrettiği, hisse devrinden sonra 11.01.2011 tarihinde 2.000.000.00 TL'nin davalı-karşı davacı tarafından, davacı-karşı davalıya havale edildiği, dilekçede açıklanan taşınmazların davalı adına kayıtlı olduğu, şirket ile her hangi bir bağlantısının bulunmadığı, asıl davada davacı-karşı davalının kardeşi davalıya ait tüm taşınmazların ve bankalarda bulunan şahsi hesaplarındaki paranın ortağı oldukları şirketin gelirleriyle alındığını ve bu nedenle bu mal varlığının şirket hissesine düşen kısmın davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği, hisse devrinden önce şirketi davalı ile münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu, müzayaka halinde hisselerini devir ettiğini ileri sürdüğü, soyut iddiadan başka her hangi bir kanıt sunmadığı, tanık beyanlarıyla da kesin kanaat edinilmediği, yemin teklifinde bulunmayacağını belirttiği, davalı-karşı davacının hisse devrinin 500.000.00 TL olarak kararlaştırıldığını, 1.500.000.00 TL'nin borç olarak verildiğini belirterek havale ile gönderilen 1.500.000.00 TL'lik kısmın davacı - karşı davalıdan tahsilini talep etttiği, ancak delil olarak dayandığı banka havalesinde bir açıklamaya yer verilmediği, normal şartlar altında havale edilen paranın bir borç ödemesi olduğu, ödünç olarak gönderildiğini ispat etmesi gerektiği, bu yönde bir kanıt sunmadığı gibi yemin teklifinde de bulunmayacağını bildirdiği, karşı davanın da kanıtlanmadığı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı-karşı davalının, tarafların ortak oldukları dava dışı limited şirketteki hisselerini devir ettiğinin sabit olmasına, bu devrin müzayaka altında yapıldığının kanıtlanmamasına, esasen dava dışı şirketin gelirlerinin davalı-karşı davacının kişisel malvarlığına dönüştürüldüğü iddiasıyla ilgili olarak, davacı-karşı davalının ancak ortak sıfatı devam etmiş olsaydı şirketçe elde edilen bu değerlerin şirkete verilmek üzere talepte bulunabileceğinin mümkün bulunmasına, ortaklığını devir ettiği ve kendisi adına talepte bulunduğu da dikkate alındığında, bu yönüyle aktif dava ehliyetinin de olmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin tüm, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Ancak, davalı-karşı davacı HUMK'nın yürürlükte olduğu dönemde karşı davasını 10.000 TL üzerinden kısmen açmış olmasına ve kısmen açılan işbu karşı davanın reddine karar verilmiş bulunmasına rağmen dava edilen miktar itibariyle davacı-karşı davalı yararına vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava edilmeyen tüm alacağa göre vekalet ücreti takdiri doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı-karşı davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin tüm, davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 6. maddesinde yer alan “...64.050.00...' ibaresinin karardan çıkartılarak yerine '...1.200.00...' ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacı- karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-karşı davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine,01/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.