T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/620 - 2026/870 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/620 KARAR NO : 2026/870 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/05/2023 NUMARASI : 2022/139 E. - 2023/245 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/620 - 2026/870 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/620 KARAR NO : 2026/870 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/05/2023 NUMARASI : 2022/139 E. - 2023/245 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/05/2023 tarih ve 2022/139 E. - 2023/245 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/151136 sayılı "... ibareli markanın adına tescili başvurusunun, davalı şirketin itirazı sonucunda, diğer davalı Kurum tarafından davalıya ait "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçeleriyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-1630 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 6769 sayılı SMK'nın 6/1.maddesi anlamında tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının 6/3.maddesi anlamında tescilsiz kullanıma dayalı hak sahipliği, 6/5. maddesi anlamında markasının tanınmışlığı ve 6/6. maddesi anlamında ticaret unvanı veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkına dayalı olarak kendi markasının tescilini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ayırt ediciliği bulunmayan veyahut çok düşük olan "..." kelimesinin, taraf markalarında yer almasının tek başına karıştırılma ihtimaline yol açmayacağını, davaya konu markada esas ve ayırt edici unsurun ... anlamına gelen "..." ibaresi olup markaların tertip tarzı itibariyle benzer olmadığını, daha önceden taraflar arasında görülen Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/118E- 2023/6K. sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporunda müvekkilinin "... ..." markası ile davalının "... ...- ... com." ve "... ..." ibareli markaları arasında arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri veya hedef tüketici kitlesi nazarında iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin oluşmadığına dair tespitler bulunduğunu ve hal böyle iken bu hususun dikkate alınmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, uyuşmazlık konusu 35 ve 39. sınıf hizmetlerin, redde mesnet markaların kapsamında aynen yer aldığı, her iki taraf markasının asıl unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu, "..." ibaresinin anılan sınıflar yönünden ayırt ediciliğinin bulunduğu ve başvuruda farklı olarak yer verilen ... anlamındaki "..." ibaresinin ayırt ediciliği sağlamadığı, dolayısı ile taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, nitekim davacının 2018/19668 sayılı başka bir davanın konusu olan "...!" ibareli marka başvurusu ile "..." ibareli davalı markalarını benzer bulan Dairemizin 17/03/2022 tarih ve 2020/1045 E.- 2022/346 K. sayılı kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/01/2024 tarih ve 2022/4352 E.- 2024/564 K. sayılı kararı ile onandığı, her ne kadar davalının itiraza dayanak 2017/62958, 2017/62976, 2016/80919 ve 2016/18905 sayılı markalarının hükümsüzlüğü isteği ile İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/94 E-2023/266K sayılı kararı ile bu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmişse de, davalı şirket tarafından itiraza mesnet yapılan ve dava konusu başvurunun kapsamındaki mal ve hizmetlerde tescilli bulunan 2017/86456 sayılı " ... ..." ve 2017/86566 sayılı " ... ..." ibareli markaları hakkında hükümsüzlük talebiyle açılan bir davanın varlığının ileri sürülmediği ve davanın niteliği gereği uyuşmazlık konusu "..." ibaresi üzerindeki hak sahipliği ve kötüniyet iddialarının eldeki davada tartışılamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.