T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2021/2309 KARAR NO : 2026/397 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 06.01.202…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2021/2309 KARAR NO : 2026/397 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 06.01.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/568 E., 2021/2 K. DAVA : Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ : 19.02.2026 YAZIM TARİHİ : 20.02.2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin bankaların talebi üzerine gayrimenkul değerleme raporu hazırlama işi yaptığını, davalılar ile Edirne ilinde yapılması gereken işler için sözleşme imzaladığını, davalılar tarafından rapor hazırlandığını, müvekkilinin sözleşme ile belirlenen ücreti davalılara ödediğini, ancak raporun hatalı olması nedeniyle müvekkilinin dava dışı bankaya ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalıların hatalı raporlardan doğan zararların gideriminden sorumlu olduklarını iddia ederek dava dışı bankaya ödenen 178.012,70 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Taraflar arasında imzalanan 05/07/2015 tarihli sözleşmenin incelenmesinde, davacının iş veren, davalıların ise işçi olarak sözleşmeyi imzaladıkları, sözleşme ile davalıların davacıya karşı sözleşme kapsamındaki hizmetleri yerine getirme, davacının ise davalılar tarafından yerine getirilecek hizmet karşılığında ücret ödeme yükümlülüğü altına girdiği, sözleşmenin niteliği itibari ile 6098 sayılı TBK'nin 393/1. maddesinde tanımlanan hizmet sözleşmesi niteliğinde bulunduğu anlaşılmıştır (İstanbul BAM 27. HD. 05/07/2018 tarih, 2018/339 e, 2018/1005 k). 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun Görev başlıklı 5/1-a maddesi "İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, ilişkin dava ve işlere bakar." hükmünü içermektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının tacir olduğu, davalıların tacir olmadıkları gibi taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6098 sayılı TBK'nin ikinci kısmının altıncı bölümünde düzenlenen ve 393/1. maddesinde tanımı yapılan hizmet sözleşmesi niteliğinde bulunduğu, davalıların tacir olmamaları ve sözleşme konusu işin davalıların ticari işletmesi ile ilgili olmaması nedeniyle sayılan ticari davalar arasında yer almadığı anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalılar arasındaki ilişkinin 05.7.2015 tarihli sözleşmeye dayalı ticari hizmet alım sözleşmesi niteliğinde bulunduğu, tarafların faaliyet konusunun gayrimenkul değerleme hizmeti olduğu, davalıların kendi adlarına vergi mükellefi olarak işletme hesabı esasına göre defter tuttukları ve Bağkur kapsamında faaliyet gösterdikleri, bu nedenle taraflar arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığı, ücretin davalılar tarafından tarifeye göre belirlenerek fatura düzenlenmesi suretiyle tahsil edildiği, fatura karşılığı ödeme sisteminin iş sözleşmesi ile bağdaşmadığı, sözleşmenin hizmet sözleşmesi olarak nitelendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, uyuşmazlık öncesinde dava şartı arabuluculuğa başvurulduğu ve arabulucu tarafından ilişkinin ticari uyuşmazlık kapsamında değerlendirildiği, buna rağmen mahkemenin görevin iş mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, dava dışı bankaya ödenen bedelin taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine istinaden davalılardan rücuen tahsili taleplidir. Davacı ile gayrimenkul değerleme uzmanı olan davalılar arasında 05.07.2015 tarihli, Edirne ilinde bulunan gayrimenkullerin değerlerinin belirlenmesini konu alan sözleşme akdedildiği, sözleşme içeriği ve dosya kapsamından davalıların değerleme edimini davacıdan bağımsız olarak yerine getireceklerinin ve davalıların çalışmalarında davacıya tabi olmadıklarının belirtildiği, taraflar arasında İş Kanunu anlamında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı gibi, işverene tabi çalışma unsuru gerçekleşmediğinden hukuki ilişkinin 6098 sayılı TBK düzenlenen (m. 393 vd.) hizmet sözleşmesi de olmadığı, sözleşmenin gayrimenkullerin değerlemesine ilişkin hizmet alımına ilişkin olduğu anlaşılmakla, uyuşmazlığın çözümünde tarafların tacir olması nedeniyle asliye ticaret mahkemesi görevli olduğu halde hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.a.3 madde gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.3 gereğince kabulü ile: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/568 E., 2021/2 K. sayılı 06.01.2021 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 3-) Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 20.02.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...