T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/481 - 2026/775 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/481 KARAR NO : 2026/775 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/10/2023 NUMARASI : 2022/486 E. - 2023/381 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının Kısmen İptali, Kısmi Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai H…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/481 - 2026/775 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/481 KARAR NO : 2026/775 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/10/2023 NUMARASI : 2022/486 E. - 2023/381 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının Kısmen İptali, Kısmi Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/10/2023 tarih ve 2022/486 Esas - 2023/381 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı, davalılar ..., ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2012/20664 sayılı "..." ibareli markasının bulunduğunu, davalının bu marka ile iltibas yaratacak şekilde 2021/087951 sayılı "..." ibareli markanın adına tescilini talep ettiğini, müvekkilinin başvuruya itirazının YİDK'nın 06.10.2022 tarih ve 2022-M-14274 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa davaya konu markanın ilk iki harfi olan "..." ibaresinin taraf markalarında birebir yer aldığını, her iki marka bakımından vurgunun ilk hece olan "..." ibaresi üzerinde yoğunlaştığını, taraf markaları arasında yüksek düzeyde işitsel benzerliğin de bulunduğunu, davalının yaptığı harf değişikliğinin görsel, işitsel, yazılış ve kavramsal bakımından dava konusu markanın üzerinde kullanılacağı emtianın ortalama tüketicileri nezdinde iltibası önleyici mahiyette olmadığını, "..." markası ile karşılaşan tüketicinin, daha sonra müvekkilin "..." markasını gördüğünde, markaların aynı firmaya ait olduğu izlenimine kapılabileceğini, taraf markalarının 5. sınıfta yer alan ürünlerle benzer ihtiyaçlara hitap etmeleri nedeniyle aynı yerde yan yana satılması halinde tüketiciler nezdinde karıştırılmasının kaçınılmaz olacağını ileri sürerek, davalı Türk patentin 6.10.2022 tarih ve 2022-M-14274 sayılı YİDK kararının kısmen iptalini ve diğer davalı markasının tescili halinde kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şahıs vekili davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerliğin bulunduğu, aynı zamanda dava konusu markanın kapsamında yer alan 05.02., 05.03., 05.04., 05.05., 05.06., 05.07.'de sayılan emtialar açısından, emtia benzerliği şartının da olduğu, taraf markaları arasında bu mallarda SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, bunun dışında kalan dava konusu markanın kapsamındaki 5. sınıftaki 05.01. malları açısından ise hedef kitlesi olan doktor ve eczacılar açısından yapılacak değerlendirme sonucunda, davalı şirkete ait "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli marka arasında karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzerliğin bulunmadığı, bu emtialar yönünden SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Türk Patentin 2022-M-14274 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2021/087951 sayılı markanın 05. sınıfta yer alan "05.02.Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. 05.03.Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç), 05.04. Hijyen sağlayıcı ürünler (pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden dahil çocuk bezleri). 05.05. Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular. 05.06. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular, 05.07.Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları” malları yönünden kısmen iptaline, markanın bu emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde 5. sınıftaki "05.01. İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler" malları açısından; davaya konu markanın yer aldığı ürünün reçetesiz satıldığını, bu sebeple markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ve tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markaların telaffuzlarının, anlamları ile algılarının farklı olduğunu ve davalının markasının davacının markasından farklı bir birlik ve bütünsellik içerisinde tüketiciye sunulduğunu, bu sebeple ortalama tüketici kitlesinin taraf markalarını karıştırmasının mümkün olmadığını, 05. sınıfta iptaline karar verilen tüm malların, sık alınmayan, günlük alışverişe göre daha özenli davranılarak alınan ve nispeten yüksek meblağlı mallar olduğunu, markaların içerdikleri farklı unsurlar, yarattıkları bütünsel algı ve kapsamlarında yer alan emtiaların niteliği birlikte göz önüne alındığında, aralarında iltibas ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde, her iki marka ibaresinin ne görsel olarak ne okunuş ne de anlamsal olarak birbirleriyle ilgisinin ve birbirlerine benzerliklerinin bulunmadığını, sadece ortak ürünler üretmeleri sebebiyle benzerliklerinin olduğunu, iki marka arasındaki belirgin farklar karşısında ortalama tüketicilerin iki markanın birbirinden farklı olduğunun farkına varabileceğini, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kısmen kabul edilen hükmün kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalının "..." ibareli marka tescil başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerliğin bulunduğu, buna karşılık dava konusu markanın kapsamındaki 05.01. mallarının hedef kitlesi olan doktor ve eczacılar açısından farklı bir değerlendirmenin yapılmasının gerektiği, buna göre taraf markaları arasında emtea benzerliğinin bulunduğu 05.02., 05.03., 05.04., 05.05., 05.06., 05.07.'de sayılan emtialar açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, bunun dışında kalan 05.01. sınıf mallar açısından ise tarafların markaları arasında karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzerliğin bulunmadığı, bu emtialar yönünden SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin oluşmadığı, mahkemece görüşüne başvurulan ve aralarında tıp doktoru ve eczacıların bulunduğu bilirkişi heyet raporunda da aynı değerlendirmenin yapıldığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davacı ve davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 732,00'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ve davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 427,60'...-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'...-TL harcın davacı ve davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı ve davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.