11. Hukuk Dairesi 2010/7847 E. , 2012/9160 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2010 tarih ve 2009/28-2010/100 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/05/2012 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve Av..... ile davalı Ege Enerji A.Ş. vekili Av. ... ve davalı ... vekilleri Av. ... ile Av. ... dinlenildikten sonra dur…
**11. Hukuk Dairesi 2010/7847 E. , 2012/9160 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2010 tarih ve 2009/28-2010/100 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/05/2012 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve Av..... ile davalı Ege Enerji A.Ş. vekili Av. ... ve davalı ... vekilleri Av. ... ile Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, yabancı olan müvekkilinin yabancı sermaye mevzuatına uygun olarak davalı şirkette %50 oranında pay sahibi olduğunu, ortaklık devam ederken davalı ... ile 14.06.2002 tarihli hisse devri taahhüt sözleşmesi imzaladıklarını, bu davalının kararlaştırılan bedeli açıklanan tarihte ödeyemeyeceği ortaya çıktığından 07.10.2002 tarihli ikinci bir sözleşme akdettiklerini, yabancı sermaye mevzuatına göre, yabancı uyruklu bir ortağın Türkiye’de yerleşik bir Türk vatandaşına hisse devri yapabilmesi için T.C Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünden izin alınmasının zorunlu olduğunu, bu iznin alınmadığını, devrin yok hükmünde bulunduğunu, devir bedelinin de ödenmesinin ‘birinci işletme yılı sonu’ olarak tayin ettiklerini, işletmenin 3 yıl 7 ay sonra devreye girdiğini, ödemeyi keyfi olarak ötelediğini, kaldı ki, bu haliyle de ödemenin zamanında yapılmadığını, cüz’i miktar ödeme gerçekleştirildiğini, tamamının ödenmesi için çekilen ihtarın da karşılıksız kaldığını, müvekkilinin akdin feshedildiğini bildirdiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirkette devir tarihi itibariyle bulunan %50 hissenin şirket pay defterine kaydının yapılmasına ve bunun ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarında müvekkili adına tescili ile ilanına, diğer haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, hisse devri için izne gerek olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin sözleşme serbestisi kapsamında geçerli bulunduğunu, dönme hakkını saklı tutmadığını, iddiaların yersiz olduğunu açıklayarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... ile davacı arasındaki diğer davalı şirkete ait hissenin devri konusunda 07.10.2002 tarihinde sözleşme imzalandığı, davacının yabancı olduğu, uyuşmazlığını taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin 22348 numaralı 24.08.1995 tarihli RG’de yayınlanan Yabancı Sermaye Kararı Hakkındaki Tebliğ hükümleri uyarınca geçerli olup olmadığı noktasında toplandığı, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü yazısından devirden önce izin alınmadığının, 09.10.2002 tarihli başvuruda da dosyadaki eksikliğe işaret edilerek izin verilmediğinin anlaşıldığı, anılan tebliğde yabancı ortaklardan yerli ortaklara ya da Türkiye’de yerleşik diğer kişi ve kuruluşlara hisse devirleri izne tabi olduğu, hisse satış bedelinin tespit edilmesinde taraflar arasında belirlenen değerin esas alınacağının hükme bağlandığı, somut olayda bu kurala uyulmadığı, davacının dava açmasında hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 07.10.2002 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitine, davacının, davalı şirkette 07.10.2002 devir tarihi itibariyle bulunan %50 hissesinin şirket pay defterine kaydının yapılmasına, ticaret sicil memurluğunca davacı adına tescil ve ilanına, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 22348 sayılı ve 24.08.1995 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Yabancı Sermaye Hakkındaki Tebliğ hükümleri uyarınca yabancı uyruklu ortaklardan yerli ortaklara ya da Türkiye’de yerleşik diğer kişi ve kuruluşlara hisse devri için, T.C Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünden izin alınmasının gerekmesine, açıklanan izin koşulu sağlanmadan Almanya vatandaşı olan davacının, davalı anonim şirketteki hisselerinin tamamını devrine yönelik olarak davalı ... ile 07.10.2002 tarihli sözleşmeyi imzalamış olmasına, Dairemizin 4.3.1999 tarih, 1998/6643 Esas-1999/1760 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi devrin geçerli sayılabilmesi için gerekli izin alma koşulunun yokluğu nedeniyle bu hisse devir sözleşmesinin geçersiz bulunmasına, geçersiz sözleşmenin sonradan verilen izin ile geçerli hale gelemeyecek olmasına ve mahkemece davacının talebi dikkate alınarak hüküm kurulmuş bulunmasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin herbir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 51.173,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... ve Ege Enerji'den ayrı ayrı alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 12.242,75 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 29/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.