İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten 21/01/2016 ve 31/01/2016 tarihli faturalarla 7 adet tekstil makinesi satın alarak 31/03/2016 vade tarihli 33.600-TL bedelli bonoyu verdiğini, bonodaki kefil ...'in davalı şirket yetkilisi ...'ın ... Bankası hesabına 29/12/2…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1807 KARAR NO : 2026/221 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/06/2022 NUMARASI : 2016/751 Esas - 2022/616 Karar DAVA: Menfi Tespit DAVA TARİHİ: 15/08/2016 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten 21/01/2016 ve 31/01/2016 tarihli faturalarla 7 adet tekstil makinesi satın alarak 31/03/2016 vade tarihli 33.600-TL bedelli bonoyu verdiğini, bonodaki kefil ...'in davalı şirket yetkilisi ...'ın ... Bankası hesabına 29/12/2015 tarihinde 1.000-TL, davalı şirket yetkilisi ...'ın ... hesabına 08/01/2016 tarihinde 4.000-TL, 11/01/2016 tarihinde 5.000-TL ve 22/03/2016 tarihinde de 1.500-TL gönderdiğini; yine müvekkilinin davalı şirketin ... Bankası hesabına 04/02/2016 tarihinde 3.500-TL ödendiğini, böylece bononun 15.000-TL'sinin nakit olarak ödendiğini, ayrıca müvekkilinin borcuna karşılık ... plakalı ... marka arabasını 12/02/2016 tarihli araç satış sözleşmesiyle 15.750-TL karşılığında davalıya devrettiğini; 02/04/2016 tarihinde davalı yetkilisi ...'ın müvekkili yokken iş yerine gelerek değeri 15.750-TL olan 3 adet düz ... marka makine, 1 adet kesim makinesi, 1 adet ilik makinesi ve 1 adet düğme makinesi olmak üzere 6 adet makineyi zorla alıp götürdüğünü, bu olay nedeniyle Kırklareli CBS'nin 2016/1494 soruşturma nolu dosyasında şikayetçi olduğunu; davalıya toplam 30.750-TL ödenmesi ve 15.750-TL değerinde makineler de geri alındığından müvekkilinin davalıya borcu kalmadığını, hatta alacaklı hale geldiğini; buna rağmen davalının 31/03/2016 vadeli 33.600-TL bedelli bonoyu haksız ve kötüniyetli olarak Bakırköy 6. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takibe koyduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkili şirket yetkilisi ...'ın ... Bankası hesabına 29/12/2015 tarihinde gönderilen 1.000-TL'nin müvekkili şirket ile ilgisi olmadığını, ...'in şahsi alacağı olduğunu, borcun kaynağının 21/01/2016 ve 31/01/2016 tarihli faturalar olmasına karşın ödemenin daha önce yapıldığını, müvekkiliyle ilgisi olmayan ... ve ... arasındaki para alışverişinin şirketi bağlamadığından 4.000-TL, 5.000-TL ve 1.500-TL ödemeleri kabul etmediklerini; ...'in gönderdiği paraların kendi şahsi işleriyle ilgili olduğuna dair yazının dosyaya ibraz edildiğini; davacının müvekkilinin ... Bankası hesabına gönderdiği 3.500-TL'nin 31/01/2016 tarihli fatura borcuna karşılık yapıldığını, davacının bir kısım borcunu ödemek için müvekkili şirket yetkilisine ... plakalı aracın 15.750-TL'ye sattığını, araç satışına mukabil 5.000-TL nakit olarak ekteki tahsilat makbuzunu ile kendisine ödeme yapıldığını, geri kalanın ise araç borcuna karşılık 7.000-TL'yi davacının hesabına aynı tarihte yani 12/02/2016 tarihinde gönderildiğini; davacının, müvekkilinden 01/04/2016 tarihli 11.340-TL bedelli faturayla 1 adet broter ilik, 1 adet ... düğme, 3 adet ... düz dikiş makinesi ve 1 adet kesim motorunu peşin almak üzere sipariş geçtiğini, müvekkilinin bu makineleri davacının işyeri adresinde teslim etmek üzereyken peşin para ödemeyeceği beyan edildiğinden müvekkilinin makineleri tekrar arabasına yüklemek istemesi üzerine davacının polis çağırdığını, polisin müvekkilini olay yerinden uzaklaştırdığını, kaldı ki 01/04/2016 tarihli faturaya konu makinelerin davacının resmi kayıtlarında gözükmediğini, davacının 31/03/2016 vade tarihli 33.600-TL bedelli bonoyu ödemediğinden takip başlatıldığını ve bir kısım mallarının haczedilip muhafaza altına alındığını belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, ... plakalı araç noter satışına göre 15.750-TL'ye satışa konu araç için davalı şirket ticari defterlerine "davacıdan tahsilat" açıklamalı kayıt yapıldığı, davalı cari hesabında da 15.750-TL bedelli araç için "davacıdan tahsilat" yazıldığı ve 15.750-TL'nin davacının borcundan mahsup edildiğinin belirlendiği, bu nedenle bu tutarın davacı borcundan mahsubunun gerektiği; 5.000-TL tahsilat makbuzundaki imzanın ATK nın 15/12/2020 tarihli raporunda kaşe üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu tespit edildiğinden bu ödemenin araç bedeli 15.750-TL'den düşüldüğü; 11.340-TL'lik faturanın davacıya tebliğ edildiğine dair delil bulunmadığı, davalıdan iade alındığı iddia edilen makinelerin bu makineler olmadığı; davalının davacıya yaptığı satışlar nedeniyle borcunun 45.523-TL, ödemeler toplamının 30.750-TL olduğu, borç/alacak mahsubu sonrası davacının 17.743-TL borçlu olduğu, davacının davalıya 17.743-TL ödemesi, davalının da 33.600-TL'lik senedi iade etmesi gerektiği, ... plakalı araç bedeli 15.750-TL'nin davacının borcundan mahsubu gerekmekte olup, bu durumda davacının borcunun 10.773-TL kaldığı, 23.544,72-TL yönünden borçlu olmadığı ve kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile Bakırköy 6. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyaya konu bonolar nedeniyle davacının davalıya 23.544,72-TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazla talebin ve kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, müvekkili şirket temsilcisinin banka hesabına 29/12/2015 tarihinde gönderilen 1.000-TL'nin şirketle ilgisinin bulunmadığını, davacının ortağı ...’in evi için aldığı duvar kağıtları için yapıldığını; faturaların düzenlenme tarihinin 21/01/2016 ve 31/01/2016 tarihli olup 1.000-TL'nin 29/12/2015 tarihinde gönderildiğini,müvekkili şirketle ilgisi olmayan ... ve ... arasındaki para alınıp verilmesinin de şirketi bağlamadığını, ödenen 4.000-TL, 5000-TL ve 1.500-TL'nin şirketle alakası vermediğini, ...’in gönderdiği paraların davacıyla birlikte imzaladığı senet borcuna karşılık olmadığını, kendi şahsi işleriyle alakalı olduğuna dair yazıyı da dosyaya ibraz ettiklerini; müvekkilinin banka hesabına gönderilen 3.500-TL 31/01/2016 tarihli ... nolu faturadan kaynaklanan borca karşılık yapıldığını; müvekkili yetkilisine aracın 15.750-TL'ye satıldığını, araç satışına mukabil 5.000-TL'nin nakit olarak davacıya ödendiğini; makbuzdaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun 15/12/2020 tarihli bilirkişi raporuyla belirlendiğini, makbuzda "... plakalı aracımı ... sattım bedeli 5.000 TL nakden aldım bakiye bakiye ... bankası hesabımıza gönderilecek" yazılı olduğunu, kalan 7.000-TL'nin şirket tarafından davacının ...8104 nolu ... Bankası hesabına 12/02/2016 tarihinde havaleyle gönderdiğini, yani aracın mahsuben alınmadığı açık olduğundan mahsup edilmeyeceğini; bunları tespit etmeyen raporun hatalı olduğunu, 5.000-TL davacı tahsilatının, araç bedeli 15,750-TL'den mahsup edilince geriye nasıl 12.750-TL kaldığının anlaşılamadığını, raporlarda hesap hataları yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, İİK 72'ye göre yapılmış ödemeler bakımından talep olmasa dahi davanın istirdat davasına dönüşeceğini; mahkemece icra veznesine girecek paranın ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bu esnada takip dosyasına ödenen 44.092,74-TLnin 17.974,04-TL'sinin davalı-alacaklı tarafından dosyadan tahsil edildiğini, 28.808,50-TL'nin dosyada kaldığını; müvekkilinin davalıdan 21/01/2016 ve 31/01/2016 tarihli faturalarla 7 adet tekstil makinesi aldığını, makinelerin bedeline karşılık 31/03/2016 tarihli 33.600-TL bono verdiğini 15.000-TL'yi bankalar aracılığıyla nakit ödediğini, kalan borç için ... plakalı ... marka aracını 12/02/2016 tarihli noter sözleşmesiyle 15.750-TL bedelle devrettiğini, borcun bu kısmının da ayni olarak ödendiğini; davalı şirket yetkilisi ...'ın 02/04/2016 tarihinde, müvekkilinin iş yerinden değeri 15.750-TL olan 3 adet düz ... marka makine, 1 adet kesim makinesi, 1 adet ilik makinesi ve 1 adet düğme makinesi olmak üzere 6 adet makineyi zorla alıp gittiğini, davalı şirket yetkilisinin bu eyleminden dolayı Kırklareli Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararıyla ceza aldığını, o kararda 6 makinenin alıp götürüldüğünün sabit olduğunu, davalının buna rağmen kötüniyetli olarak bonoya dayanarak takip yaptığını, hukuk hakiminin ceza hakiminin tespitleriyle bağlı olduğunu; 01/04/2016 tarihli 11.340-TL'lik faturanın müvekkiline teslimine-tebliğine ve içeriği malların tesliminin ispatlanamadığını, bilirkişinin bunu tespit ettiğini, zorla götürülen makinelerin bonoların dayanağı makineler olduğunu,; imza incelemesi yapılan 5.000-TL tutarlı tahsilat makbuzunun müvekkilinin el ürünü olduğu şeklindeki ön kabulle bilirkişinin açıklama yaptığını, ek raporda araç satışına ilişkin 15.750-TL'nin davalı defterlerinde "davacıdan tahsilat" şeklinde kaydedildiği, mahsup yapıldığı halde aynı araç için müvekkiline 5.000-TL ödeme yapılmasının çelişkili olduğunu, eğer araç için 5.000-TL ödeme yapılmış ise kalan 12.750-TL'nin izahının ne olduğunu, davalının araç için 5.000-TL'lik tahsilat makbuzu sunmasına karşın, kalan tutarın nasıl ve ne şekilde ödendiği hususunda bilgi-belge sunmadığını, davalının defterindeki kaydın aleyhine delil teşkil edeceğini; müvekkilinin el ürünü olup olmadığı kesin olarak ispatlanamamış 5.000-TL'lik makbuzdaki bedelin araç bedelinden düşülmesi mümkün olmadığını; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalının ... Bankası hesabına ödediği 3.500-TL'yi icra dosyasına konu bonolara ilişkin olduğunu, bilirkişinin bunu gözetmediğini, alınıp götürülen makinelerin değerinin düşülmediğini, bunlar dikkate alınsaydı müvekkilinin borcunun olmadığı, alacaklı olduğunun görüleceğini; icra dosyasındaki 17.974,04-TL'nin ihtiyati tedbir kararından önce davalı tarafından tahsil edildiğini, menfi tespit davasının kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğünü, bilirkişi raporu ve mahkeme kararının dosyaya uygun olduğu düşünülse dahi bu durumda davalının 10.773-TL alacağının olduğu kabul edildiğinde bu alacağın icra dosyasında alacaklı tarafından çekilen 17.974,04-TL'den düşüldüğünde 7.201,04-TL'yi fazla aldığını, fazla ödenen bu miktarın ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan istirdatına karar verilmesi gerektiğini; banka ödemeleri, borca karşılık devir edilen araç bedeli ve alıp götürülen bonoya konu borcun sebebini oluşturan makinelerin bedeli düşüldüğünde borç kalmadığını hatta alacaklı durumda olduğunu ve müvekkili lehine maktu vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulü ile ödenen fazla tutarın ödeme tarihinden avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, davalıya karşı bonoya dayalı başlatılmış kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde, davalıdan 21/01/2016 ve 31/01/2016 tarihli faturalarla 7 adet tekstil makinesi satın aldığını, karşılığında 31/03/2016 tarihli 33.600-TL bedelli bonoyu verdiğini, bu kapsamda davalıya 5 adet banka havalesiyle toplam 15.000-TL ödendiğini, 02/12/2016 tarihinde de 15.750-TL bedelle arabasının satışını davalıya yaptığını, yani toplamda 30.750-TL ödendiğini ve davaların iş yerine gelerek izni olmaksızın 15.750-TL değerindeki makineleri geri aldığını, bunların tamamı dikkate alındığında bonodan borç kalmamasına rağmen bononun takibe konulduğunu belirterek, davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı ise dava dışı ...'in banka havalesiyle yaptığı 11.500-TL ödemenin taraflar arasındaki ticari ilişkiyle ilgisinin olmadığını, davacının sadece 31/01/2016 tarihli havale ile 3.500-TL ödeme yaptığını; müvekkilinin, davacıdan 15.750-TL bedelli aracını satın aldığını, 5.000-TL'nin nakit olarak ödendiğini, buna ilişkin tahsilat makbuzunda davacının imzasının bulunduğunu, geri kalanın ise müvekkilinin araç borcuna karşılık 7.000-TL'yi aynı gün davacının hesabına gönderdiğini; 01/04/2016 tarihli 11.340-TL bedelli fatura ile toplam 6 adet makinenin davacının iş yerine götürüldüğünü, davacının peşin para ödemeyeceğini söylemesi üzerine malların tekrar arabaya yüklenmek istediğini fakat davacının polisi arayarak malların kendisine ait olduğunu söylediğini ve makinelerin davacının işyerinde bırakıldığını, müvekkilinin de oradan uzaklaştırıldığını ve davacı bonoyu ödemediğinden takip başlatıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Eldeki dava tarihi 15/08/2016 tarihli olup mahkemece 17/08/2016 tarihinde İİK'nın 72/3. maddesine göre, dava değeri 34.137,72-TL'nin %15 oranında teminat karşılığı, davaya konu takip dosyasında icra veznesine yatırılan paranın davalıya ödenmesinin tedbiren önlenmesine karar verildiği; bu karara istinaden davacının teminatı 18/08/2016 tarihinde mahkeme veznesine ödediği ve 23/08/2016 tarihinde tedbir kararının icra dairesine gönderildiği, icra dairesince 25/08/2016 tarihinde tedbir kararı uyarınca icra veznesine girecek paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesine karar verildiği görülmüştür .Davaya konu Bakırköy 6. İcra Dairesi'nin ... (yeni ...) esas sayılı dosyada takip tarihinin 14/04/2016 olduğu, takipten önce Bakırköy 5. ATM'nin 33.600-TL bedelli bonoya istinaden davacı ... ... ve dava dışı ... aleyhine 11/04/2016 tarihli ihtiyati haciz kararı verildiği, kararın infazı için Kırklareli İcra Dairesi'ne talimat yazıldığı, 13/04/2016 tarihinde davacının işyerinde haciz işlemi uygulandığı, haczedilen makinelerin muhafaza altına alınarak yediemine teslim edildiği;takipde, 33.600-TL asıl alacak, 135,32-TL işlemiş faiz, 100,80-TL % 0,30 komisyon, 81,60-TL ihtiyati haciz masrafı ve 400-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 34.317,72-TL asıl alacağın yıllık %10,50 avans faizi uygulanarak TBKnın 100'e göre tahsilinin talep edildiği, işlemiş faizin 31/03/2016-14/04/2016 arasında yıllık %10,50 oranda uygulandığı; dayanak 33.600-TL bedelli bonoda, keşidecinin davacı, aval verenin ..., lehtarın ..., keşide tarihinin 21/01/2016,vade tarihinin 31/03/2016 olduğu, bononun lehtar tarafından ciro edildiği ve son cironun davalıya ait olduğu; ödeme emrinin borçlulara 16/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği; haczedilen 18 adet makinenin 27/05/2016 tarihli raporla kıymet takdirinin yapıldığı, 04/08/2016 tarihinde malların satışına karar verildiği ve talimat yazıldığı; (dava tarihi 15/08/2016 tarihinden sonra) 16/08/2016 tarihinde 17.086,94-TL bedelli tahsilat makbuzu düzenlendiği; mahkemenin 17/08/2016 tarihli tedbir kararı uyarınca icra veznesine ödenecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde karar verildiği; 02/09/2016 tarihinde 17.086,94-TL bedelli tahsilat makbuzu düzenlendiği; 17/11/2016 tarihli 2 adet tahsilat makbuzuyla 3.420,56-TL ve 3.454,61-TL ödendiği, tüm bu ödemelerin İİK 89/1 ihbarına istinaden ... Teks. tarafından yapıldığı ve en son davacıdan 05/12/2016 tarihli tahsilat makbuzuyla 3.043,69-TL tahsil edildiği; talimat Kırklareli İcra Dairesi'ne 06/12/2016 tarihli müzekkereyle dosya infaz edildiğinden talimat dosyasında konulan hacizlerin fekkine, muhafaza altına alınan malların borçluya teslimi istenilmiştir.Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/664 esas ve 2021/443 karar sayılı dosyasının UYAP'tan incelenmesinde, Kırklareli CBS'nin 2016/6494 soruşturma nolu dosyasından 04/11/2017 tarihli iddianameyle dava açıldığı, katılanın davacı, sanığın davalı şirket temsilcisi ..., suç tarihinin 02/04/2016, suçun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık, olayın 02/04/2016 tarihinde sanığın katılanın dükkanına gelerek makineleri kendisine ait araca yükleyip oradan ayrılması olduğu; mahkemenin 30/03/2021 tarihli gerekçeli kararında, sanığın savunmasında, katılana 2016 yılında 20'ye yakın tekstil makinesi sattığını, senetle vadeli olarak aldığını, en son 5 tane makineyi nakit satacağını söylemesi üzerine 5 makineyi arabaya yükleyerek müştekinin iş yerine götürdüklerini, o esnada katılanın polisi çağırdığını, polislerin kendi aranızda anlaşın deyip gittiklerini, katılanın peşin para ödemesi yapmadığını, (...) ... isimli şahısla yaptıkları görüşmede kendisinin konuyu halledeceğini siz gidin dediğini ve oradan ayrıldıklarını, makinelerle ilgili senedi takibe koyduğunu belirttiği; sanık vekilinin beyanında olay tarihinde katılanın dükkanında kurulumu gerçekleştirilmiş makineler için peşin ödeme yapılmayınca sökülerek olay yerinden ayrılındığını, mali müşavir bilirkişiden alınan raporda taraflar arasındaki ticari ilişki bakımından mali tespitlerin yapıldığı, katılanın beyanında da, kurulumu yapılarak teslim edilmiş malların zilyetliğindeyken alınıp götürüldüğünü; aynı zamanda 5 adet makinenin kurulumunu yapmış sanık tanığının, 5 adet makineyi kurmaya başladığını o arada sanıkla, katılanın görüşmeye başladığını, sonrasında getirdikleri 5 adet makinenin parası verilmediği için geri getirildiğini, mahkemece katılanın sanıktan 5 adet tekstil makinesi satın aldığı ödemeye ilişkin uyuşmazlık neticesinde sanığın katılana ait dükkanına gelerek ödemesi yapılmayan makineleri kendisine ait araca yükleyip oradan ayrıldığı gerekçesiyle TCK'nın 144/1,(b) maddesindeki bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsili amacıyla hırsızlık işlediği sabit olduğundan nihai olarak adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği; karara karşı tarafların istinaf yoluna başvurduğu, İstanbul BAM 29. CD'nin 21/06/2022 tarihli ilamıyla kesin olarak istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu taraflar arasındaki "araç satış 5.000 liradan satıcı (davacı) tarafından nakten alındı bakiye ... Bankası gönderileceği"nin yazılı olduğu, her 2 tarafın da imzasını içeren belgede, davacıya atfedilen imza aidiyeti için alınmış grafolog bilirkişinin 03/10/2017 tarihli raporunda, imzanın davacının eli ürünü olmadığı; itiraz üzerine ATK Fizik İhtisas Dairesi'nce verilen 25/06/2019 tarihli raporda, imzanın davacının eli ürünü olduğu ve yine itiraz üzerine alınmış Adli Tıp Uzmanı bilirkişinin 15/12/2020 tarihli raporunda, imzanın davacının eli ürünü oluduğu belirtilmiştir.Mali müşavir bilirkişi kök raporunda, bonoda avalist ...'in 4 farklı tarihte davalının temsilcileri ... ve ...'a gönderdiği toplam 11.500-TL ödeme dekontlarında makine bedeli olduğunun yazılı olduğundan davacıyla davalı arasındaki ilişki kapsamında yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, fakat bu ödemelerin davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, (ilk) grafolog bilirkişi raporunda araç satımına ilişkin 5.000-TL'nin ödendiği hususunda belgede imzanın davacıya ait olmadığı belirtildiğinden bu belgenin dikkate alınamayacağı, davalının defterlerinin incelenmesinde, davalının davacıya kestiği 33.048-TL bedelli 21/01/2016 ve 5.475-TL bedelli 31/01/2016 tarihli faturalar ile davacının yaptığı 04/02/2016 tarihli 3.500-TL ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, aynı şekilde 12/02/2016 tarihinde araç alımı açıklamasıyla 7.000-TL davacı aleyhine borç kaydı yapıldığı, yine aynı tarihte ... ... açıklamasıyla davacı lehine 15.750-TL alacak kaydı yapıldığı, davalı alacağının 45.523-TL davacı yaptığı ödemelerin 30.750-TL kalan tutarın 14.773-TL olarak davacı defterlerinde göründüğü belirtilmiştir. Tarafların itirazı üzerine alınan ek bilirkişi raporunda, davalının ticari defterlerinde araç satışına ilişkin 15.750-TL davacı lehine alacak kaydı yaptığı görüldüğünden, aracın davacının borcuna mahsuben alındığı anlamına geldiği, bu nedenle araç satımı kapsamında davacının 5.000-TL tahsil ettiğine dair makbuzun bu kayıtla çelişki teşkil ettiği ve davaların bu konuda bir izahat getirmediği, fakat sonraki grafolog raporlarında o belgedeki imza davacıya ait olduğu belirlendiğinden 15.750-TL araç satış bedelinden 5.000-TL düştüğünde kalan tutarın davacı borcundan mahsubu gerektiği, 01/04/2016 tarihli 11.340-TL bedelli faturaya ilişkin malların ve faturanın davacıya teslimine ilişkin bilgi bulunmadığından bu faturanın dikkate alınamayacağı, buna göre davalının 45.523-TL borç kaydına karşın, davacının 25.750-TL alacak kaydı bulunduğu ve sonuçta davacının 19.743-TL (çıkarma işlemindeki maddi hata nedeniyle 17.753-TL yazılmış) alacağının göründüğü, fakat araç bedeli için 15.750-TL alacaktan mahsup edilirse bu durumda davacının borcunun 10.773-TL olduğu ifade edilmiştir.Mahkemece bu ek rapordaki son tespite göre davacının davalıya 10.773-TL borçlu olduğu, yani 23.544,72-TL borçlu olmadığı yönünde karar verilmiştir. Somut olayda davacı, davalıdan bir kısım tekstil makineleri satın almıştır. Bu hususta davalı davacıya 21/01/2016 tarihli 33.048 TL ve 31/01/2016 tarihli 5.475-TL bedelli faturaları kesmiş olup, faturalar ile içeriği makineler davacıya teslim edilmiştir.Davacı bu kapsamda davalıya davaya konu 21/01/2016 düzenleme 31/03/2016 vade tarihli keşidecisi davacı, aval vereni dava dışı ..., lehdarı davacının eşi ... ve lehtarın davalıya ciro ettiği 33.600-TL bedelli bonoyu verdiğini iddia etmektedir. Dava dilekçesinin ekinde dava dışı bono avalisti ve davacının ortağı olduğu belirtilen davalının da hem bu davada hem de ceza davasında ticari ilişkide iletişimde olduğunu belirttiği, ...'in davalı temsilcisi olduğu belirtilen ...'ın banka hesabına gönderdiği 29/12/2015 tarihli alınacak olan ... marka tekstil makinaları için kapora açıklamalı 1.000-TL, 09/01/2016 tarihli makina alımı için yatırılan kapora açıklamalı 4.000-TL, 11/01/2016 tarihli alınacak olan ... makina kapora açıklamalı 5.000-TL ve 22/03/2016 tarihli makine alımı için yatırılan kapora açıklamalı 1.500-TL bedelli toplam 11.500-TL tutarında dekontları sunmuştur. Davalı bu dekontların davacı ile aralarındaki ilişki için ödenmediğini savunmuştur. Fakat söz konusu dekontların açıklama içeriği, dava dışı bu şahsın bononun avalisti-takip borçlusu ve davalının bu husustaki savunmasını özellikle ödemelerin başka bir ilişkiye ait ispat edemediği anlaşıldığından, söz konusu 11.500-TL ödemenin makine borcu için yapıldığı kabul edilmelidir. Davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu, adı geçen aldığını beyan ettiği belgede her ne kadar yapılmış 10.500-TL ödemenin davacıyla ilgisi olmadığı beyan edilmiş ise de, dosyadaki tespitler karşısında söz konusu belge dikkate alınmamıştır. Her iki tarafın da kabulünde olan davacının 04/02/2016 tarihinde davalının hesabına gönderdiği 3.500-TL havale ödemesi de dikkate alınmıştır. Yine 12/02/2016 tarihli araç satış sözleşmesine göre davacı davalıya 15.750-TL bedelle aracını satmıştır. Davacı bu satışın da davalıya makine bedelleri kaynaklı borç ödemesi için yapıldığını iddia etmektedir. Davalı ise bu iddiayı kabul etmemekte, cevap dilekçesi ekinde araç satışı kapsamında 5.000-TL'nin nakten davacı tarafından alındığı bakiyenin ... Bankası hesabına gönderileceği düzenlendiği her iki tarafın da imzasını içeren belge sunmuştur. Bu belge davacı tarafından inkâr edilmiş, fakat imza incelemesi hususunda alınmış ilk grafolog bilirkişinin raporuna karşın hem Adli Tıp hem de son grafoloji bilirkişi raporunda imzanın davacıya ait olduğu belirlendiğinden, bu ödemenin yapıldığının kabulü gerekir. Davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu dekonta göre, araç satışının yapıldığı tarihte davacı ... Bankası hesabına 7.000-TL ödeme yapmıştır. Davalı bu ödemenin de araç satışına ilişkin olduğunu savunmakta, davacı ise bunun başka bir alışverişle ilgili olduğunu araç satışıyla ilgili olmadığını ileri sürmüştür. Bilindiği gibi havale işlemi mevcut bir borcun ödendiğine karine teşkil etmekte olup, bu karenin aksini iddia eden taraf ispat etmelidir. Bu anlamda davacının aracının satışıyla aynı gün yapılmış ve imzasının bulunduğu belgede bakiye bedelin de ... Bankası hesabından gönderileceği yazılı olduğundan, artık bu bedelin araç satışı için ödendiği anlaşılmıştır.Mali müşavir bilirkişi raporunda, davalının araç satışı için davacı lehine 15.750-TL alacak kaydettiği ancak yine aynı tarihte 7.000-TL borç kaydı yaptığı ve araç bedeli tutarında defterlerine davacı lehine alacak kaydı yapıldığı gözetildiğinde, hem 5.000-TL ödemeye ilişkin belgenin hem de 7.000-TL banka havale ödemesinin dikkate alınmayacağını ileri sürmüş ise de, belgeye dayalı olan toplam 12.000-TL'nin davalı tarafından davacıya ödendiği kabul edilmiştir. Buna göre kalan (15.750-12.000=) 3.750-TL'nin davacının davalıya olan borcundan mahsubu gereklidir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, davacının davalıya 11.500 (...) + 3.500 (davacı) + 3.750-TL (araç satışı) olmak üzere toplam 18.750-TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalının dükkanına gelerek ceza mahkemesi kararında bir kısım makineleri alıp götürdüğünü, bedelinin borçtan düşülmediğini,düşülseydi müvekkilinin davalıya borcu kalmayacağını ileri sürülmüştür.Fakat ceza yargılaması kapsamında davacının 02/04/2016 olay tarihinde kollukta verdiği ifadesinde, davalıdan 3 adet düz ... marka makine, 1 adet kesim makinesi ve 1 adet ilik düğme makinesi aldığını bunun karşılığında 8.200-TL ve 33.000-TL değerinde 2 adet senet verdiğini, bu senetlerin 33.000-TL olanının ödemesinin 29/03/2016 tarihi olduğunu, bu senet ödenmediğinden işyerinden davalının makineleri alarak götürdüğünü ifade etmiştir. Ceza davasında davalının hangi makineleri davacının işyerinden götürdüğü açıkça belirlenerek gerekçeli kararda gösterilmemiştir. Fakat hem davalı şirket yetkilisi sanık müdafi beyanında, hem de sanık tanığının beyanında 01/04/2016 tarihli faturadaki makinelerin davacıya 02/04/2016 tarihinde götürüldüğü, bu makineler için davacının yapması gereken peşin ödemeyi yapmadığından kurulmaya başlanan makinelerin alınarak geri getirildiği beyan edilmiştir.Söz konusu fatura davalıda kayıtlı ise de, fatura ve içeriği davacıya teslim edilmediğinden taraflar arasındaki alacak hesabında dikkate alınmamıştır. Buna göre davalının götürdüğü bu makineler taraflar arasındaki borç alacak ilişkisine dahil edilmediğinden ve davacı da bu hususta mahsuba esas bir değer içeren talep ileri sürmediğinden davacının bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davacı taraf yine istinaf dilekçesinde, icra dosyasında ihtiyati tedbir kararının uygulanmasından önce davalının icra dosyasında 17.974,04-TL tahsil ettiğini, bu ödeme ve mahkemenin kabul ettiği alacak tutarı 10.773-TL gözetildiğinde müvekkilinin davalıya 7.201,04-TL fazla ödeme yaptığını,bu miktarın ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle istirdatı gerektiğini belirtmiştir. İcra dosyasında, İİK'nın 89. maddesi gereğince davacının alacaklılarına gönderilmiş ihbarnameye istinaden dava dışı şirket tarafından davanın açılmasından sonra 16/08/2016 tarihinde 17.086,94-TL ödendiği, davalı da bu bedelden gerekli harçlar kesildikten sonra 17/08/2016 tarihinde 15.190,29-TL tahsil etmiştir.İhtiyati tedbir kararına istinaden 17/08/2016 tarihinde icra veznesine giren paranın davalı-alacaklıya ödenmemesi yönünde karar verildiği, 18/08/2016 tarihinde davacının teminatı yatırdığı, icra dairesinin de 25/08/2016 tarihli kararıyla tedbire göre işlem yapılmasına karar verdiği, sonraki tarihlerde icra dairesine hem 89. madde kapsamında takip dışı şirketin hem de davacının toplam 27.005,80-TL ödeme yaptığı, alacaklının talebiyle haczedilen davacı mallarının iadesine karar verilmiştir. Buna göre taraflar arasındaki makine alım satımına dayalı açık hesap ilişkisinde, davalının davacıya 21/01/2016 ve 31/01/2016 tarihli iki fatura toplamı 38.523-TL bedelli makine sattığı,karşılığında 33.600-TL bedelli bonoyu verdiği ,bononun vade tarihi olan 31/03/2016 tarihine kadar 11.500-TL (...) + 3.500-TL (davacı) + 3.750-TL (araç) olmak üzere toplam 18.750-TL ödeme yapmıştır. 38.253-TL'den, 18.750-TL çıkarıldığında vade tarihinde davacının davalıya 19.503-TL borcu kalmıştır. Takip talebinde 33.600-TL asıl alacak, 135,32-TL işlemiş faiz, 100,80-TL % 0,30 komisyon, 81,60-TLmasraf ve 400-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 34.317,72-TL alacağın, asıl alacağa yıllık %10,50 avans faizi uygulanarak TBK 100. maddeye göre tahsili talep edilmiş ve takipden önce 14 gün işlemiş faiz yıllık %10,50 oranda hesaplanıp talep edilmiştir. Dava, icra takibinden sonra açılmış ve davacı hakkında yapılan icra takibine konu borcun tamamı için borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Somut olayda takipten sonra davadan önce ödeme yapılmadığından, TBK'nın 100. maddesine göre hesaplama yapılmasına gerek yoktur. Borç miktarı takip tarihi itibariyle belirlenecektir. Buna göre davalı takipte 19.503-TL asıl alacak, 78,55-TL işlemiş faiz (31/03/2016-14/04/2016), 58,51-TL % 0,30 komisyon, 81,60-TL ihtiyati haciz masrafı ve 400-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 20.121,66-TL talep edebilecektir. Takipte istenilen, 33.600-TL asıl alacaktan 19.503-TL düşüldüğünde 14.097-TL asıl alacak; 135,32-TL işlemiş faizden 78,55-TL düşüldüğünde 56,77-TL işlemiş faiz ve 100,80-TL komisyondan 58,51-TL düşüldüğünde 42,29-TL komisyon borcu olmak üzere, davacının takipte toplam 14.196,06-TL borçlu bulunmadığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/1. maddesine göre, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği düzenlenmiştir. Bu nedenle mahkemece davacı lehine 5.100-TL vekalet ücreti verilmesi gerekirken, 3.531,70-TL verilmesi hatalı olmuştur. Ayrıca İİK'nın 72/4. maddesinde, davanın alacaklının lehine neticelenmesi halinde ihtiyati tedbir kararının kalkacağı, buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alacağı, alacaklının uğradığı zararın aynı davada takdir olunarak karara bağlanacağı ve bu zararın herhalde %20'den aşağı tayin edilemeyeceği düzenlenmiştir. Söz konusu tazminatın talep edilmesine dahi gerek olmadan mahkemece resen karara bağlanması gerekmektedir (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ank 2013, s.378). Kaldı ki davalı cevap dilekçesinde tazminat talebinde bulunmasına rağmen, mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.Bu halde, davacının talebi üzerine İİK'nın 72/3. maddesi gereğince verilen17/08/2016 tarihli ihtiyati tedbir kararı infaz edilerek davalının alacağı engellendiğinden, davalı-alacaklı lehine davada reddedilen (34.317,72 - 14.196,06=) 20.121,66-TL üzerinden %20 oranda hesaplanan 4.024,33-TL tazminata karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan kabul edilen tutar üzerinden mahkemece davacının kötüniyet tazminatı talebi reddedildiğinden ve bu kısım davacı tarafça istinaf edilmediğinden, bu kısım tekrar edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yargılama yapılması gerekmediğinden kararın kesinleşen kısımları dikkate alınarak yeniden karar verilerek davanın kısmen kabulüne; dava tarihi (takip) itibariyle hesaplanan borç miktarına göre davanın kısmen kabulüne fazla istemin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/751 Esas - 2022/616 Karar sayılı 16/06/2022 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne; davacının Bakırköy 6. İcra Dairesi'nin ... (yeni:...) esas sayılı icra takibinden dolayı davacının 14.097-TL asıl alacak, 56,77-TL işlemiş faiz ve 42,29-TL komisyon olmak üzere toplam 14.196,06-TL borcu olmadığının tesbitine, fazla istemin reddine, Dava tarihinden sonra icra takip dosyasına yapılan ödemelerin infazda dikkate alınmasına, Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca mahkemenin ihtiyati tedbir kararı infaz edildiğinden, reddedilen 20.121,66-TL üzerinden %20 oranda hesaplanan 4.024,33-TL tazminatın davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 969,73-TL nispi karar ve ilam harcından yatırılan 586,05-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 383,68-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 615,25-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.735,06-TL bilirkişi ücreti, 359,15-TL posta masrafı ve 310-TL ATKna ait fatura bedeli olmak üzere toplam 3.404,21-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.410-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 50-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 30-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 14.196,06-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 20.121,66-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," Taraflarca yatırılan (davacı 80,70-TL, davalı 402,08-TL) peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, Davacı tarafından yapılan 89-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 37-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 70,50-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 42-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/02/2026