İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 26/09/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 28/05/2025 tarih ve 2024/133 E - 2025/503 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalıdan alacağının teminen davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... E. Sa…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1431 KARAR NO: 2025/1648 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/05/2025 NUMARASI: 2024/133 E. 2025/503 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 26/09/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 28/05/2025 tarih ve 2024/133 E - 2025/503 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalıdan alacağının teminen davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... E. Sayılı dosyasıyla faturaya dayalı genel haciz yoluyla takip başlatılmış olduğunu, Davalının, 23/11/2023 tarihinde haksız ve kötü niyetle borca itiraz etmiş, itiraz üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmuş olduğunu, davalı borçlunun itirazı yasaya aykırı olup taraflarınca kabul edilmemekte ve işbu itirazın iptali gerekmekte olduğunu, davacının Kayseri ilinde özel araç servisi işletmekte olup davalı şirkete ait ...ve ... plakalı araçların davacı ait işletmede onarımı yapılmış, karşılığında da ekte sundukları, icra takibine de dayanak olan faturaların düzenlenerek davalı şirkete tebliğ edilmiş olduğunu, söz konusu faturaların tebliğ edildiğine ilişkin fatura ve tebliğ numarası içerir ekran görüntülerinin ekte olduğunu, ancak davalı şirkete gönderilen faturalara TTK md.21/2 gereği süresi içinde bir itirazda bulunulmadığı gibi, faturada belirtilen miktarların da davacıya ödenmemiş olduğunu, davacının faturaya konu onarım işlemlerini gereği gibi yaparak tam ve eksiksiz olarak davalıya teslim etmiş olduğunu, Davalı tarafından da söz konusu araçlar kabul edilmiş, sonrasında da davacıya karşı hiçbir ayıp ihbarında bulunulmadığı gibi bu yönde bir dava da ikame edilmemiş olduğunu ancak sonrasında davalı tarafından fatura bedelleri ödenmemiş, bu sebeple de faturalara konu alacağı teminen Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... E. Sayılı dosyası ile davalı borçluya karşı icra takibine geçildiğini, Davalının, söz konusu icra takibindeki alacağın tamamına 23/11/2023 tarihinde haksız ve kötü niyetle itiraz etmiş, bu sebeple de icra takibi durdurulmuş olduğunu, TTK md.21/2 hükmünde düzenlenen karine ve yine TTK md.18/2 hükümleri gereği, davacı hukuka ve taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olarak düzenlenerek yine usulüne uygun şekilde davalı tarafa iletilen faturalara süresi içinde itirazda bulunmayan, ayrıca TBK md.223 hükmüne uygun olarak davacıya herhangi bir ayıp bildiriminde de bulunmayan davalının, takibe konu borcu ödemediği gibi başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz etmesi hukuka aykırı olup tamamen davacının alacağına ulaşmasını engellemeye yönelik olduğunu, Yargıtay yerleşik içtihatlarında, TTK md.21/2 hükmü uyarınca 8 gün içerisinde itiraz edilmeyen faturaların kesinleşeceği ve itiraz süresinden sonra düzenlenen iade faturalarının ise borçtan kurtulmayı sağlamayacağı gibi, alacağı tartışmalı hale dahi getirmeyeceğine hükmetmiş olduğunu, bu sebeple davalı tarafından haksız şekilde yapılan itirazın iptaline karar verilmesi gerekmekte olduğunu, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2016/3888 E., 2017/2954 K., 12.09.2017 T. İlamının dikkate alınması gerektiğini, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını belirterek, Davanın KABULÜ ile, davalı / borçlunun Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davacı lehine ve davalı aleyhine, takibe konu toplam alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafça ileri sürülen hususlar soyut, haksız ve kötüniyetli olup işbu davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, işbu huzurdaki davanın görevli mahkemede açılmadığını, görev konusu kamu düzeninden olup taraflar, davanın her aşamasında bu durumu ileri sürebileceği gibi mahkemece de resen nazara alınması gerekli bir husus olduğunu, işbu huzurdaki davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davalı şirketin merkez adresi; "... mah. ... bulv. no:... ... / ankara"olup işbu dava bakımından da ankara mahkemeleri yetkili olduğunu, davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibi de yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olup gerek göreve gerekse yetkiye ilişkin itirazlarının mahkemenize sunmakta olduklarını, davacı tarafından haksız olarak ikame edilmiş olan işbu davanın yasa ile öngörülen süreler içerisinde açılmamış olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilmiş olan işbu davada, talep konusunu oluşturan hak ve alacaklar bakımından kanunda öngörülmüş olan yasal zamanaşımı süreleri geçmiş olup açıklanan sebepler ve itirazları doğrultusunda davanın reddi gerekmekte olduğunu, davacı taraf her ne kadar davalı şirkete ait araçların onarımını gerçekleştirdiğini ancak bu hizmetine ilişkin bedelin kendisine ödenmediğini, usule uygun olarak tanzim edilen faturalara usule uygun bir itiraz yapılmamış olmasına rağmen başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirtmiş ise de söz konusu iddialar gerçek dışı olup reddi gerekmekte olduğunu, davalıya ait ...ve ... plaka sayılı araçların onarımları yapılmak üzere davacıya ait araç onarım servisine bırakılmış olduğunu, davacının makul sürelerin çok üzerinde bir zaman zarfının ardından araçların yapıldığını beyanla davalı şirket çalışanlarına teslim etmiş ve bu hizmetine istinaden; ... nolu, 109.450,00 tl bedelli ve 07.08.2023 tarihli emr... nolu, 60.000,00 tl bedelli ve 17.08.2023 tarihli faturaları tanzim etmiş olduğunu, davalıya ait ...ve ... plaka sayılı araçlar, davacıya ait işletmeden alındıktan çok kısa bir süre sonra - davacının onardığını iddia ettiği - faturalara konu - kısımlardan - tekrar arızalanmış olduğunu, bunun üzerine davalı şirket yetkililerince durum davacıya haber verilmiş ise de davacı, bir müddet araçları yeniden tamir edeceğini söylemek suretiyle davalıyı ertelemiş, davalının ticari faaliyetlerinde kullanmakta olduğu araçları bekletmiş, bu yolla davalının ticari kazanç kaybına uğratmış aynı zaman da yasal haklarını kullanmasına - işbu davada da kötüniyetli olarak ileri sürmüş olduğu ayıp ihbarı/ faturaya itiraz vb- engel olmuş olduğunu, bahsi geçen erteleme/ oyalama sürecinin nihayetinde ise araçları ücretsiz onarmayacağını, davalı kabul ederse aynı bedellerle onaracağını söylemiş olduğunu, nitekim davalı, gerek işçiliği gerekse ticari ahlak ve adabından memnun kalmadığı, kendisini gerek doğrudan gerekse dolaylı olarak zarara uğratan bu şahıs ile bir kez daha çalışmak istememiş ve davacıya "araçları başka bir yerde onarıp onarım bedellerini ise davacı tarafça keşide edilen fatura bedellerinden düşme" teklifinde bulunmuştur ki kötüniyetli davacı, başlangıçta bu teklifi de kabul ettiğini söylemek suretiyle yine davalının yasal haklarını - tespit davası - kullanmasını engellemek istemiş olduğunu, davacı ile davalı arasında bahsi geçen sözlü anlaşma gereğince davalı, ...ve ... plaka sayılı araçları tekrar yaptırmış olup tekrarlanan bu onarım için; parça/ malzeme temini; "...ltd.şti. " isimli işletmeden sağlanmış, işçilik ise "... ltd.şti." isimli işletme tarafından yapılmış olduğunu, bahse konu işlemlere ilişkin olarak tanzim edilen faturalar bilahare sunulacak olduğunu, her ne kadar davacı, takibe konu faturalara itiraz edilmediği ve ayıp ihbarından bulunulmadığından bahisle itirazın iptali talebinde bulunmuş ise de arz ve izah olunduğu üzere işbu davaya konu faturalarda geçen hizmetleri hiç ve / veya gereği gibi ifa etmemiş olduğunu, davacı tarafça verilen hizmet eksik, yapılan iş ayıplı olduğu gibi davacı kötüniyetli olarak davalının itiraz ve ihbar haklarını kullanmasına da engel olmuş olduğunu, kaldı ki; davacı tarafça onarıldığı düşünülen araçlarda ortaya çıkan ayıp, gizli ayıp niteliğini haiz olup kullanım öncesinde bu ayıbın tespit edilmesi mümkün olmadığı gibi davacı tarafından eksik / hatalı olarak teslim edilen araçların yeniden onarılacağına ilişkin olarak verilen sözlere itibarla da faturalara yasa ile öngörülen 8 günlük süre içerisinde itiraz imkanı olmadığını ancak faturalarda belirtilen hizmet ve mallar davalıya teslim edilmediği gibi haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça davalı aleyhine icra takibine geçilmiş olduğunu, beyanlarının doğruluğunu tespit amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdii olunması gerektiğini, nitekim uyuşmazlığın esası hakkında karar verilebilmesi için öncelikle davacı tarafça takibe konu edilen faturalarda bahsi geçen hizmetlerin gereği gibi ifa edilip edilmediği, ifa edilen kısma denk gelen hizmetin bedeli hususlarında alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınmaksızın hukuka ve hakkaniyete uygun bir değerlendirme yapılamayacağı açık olduğunu belirterek, davalı tarafça yetkisiz ve görevsiz mahkemede açılan iş bu davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "... Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının takibe konu davalının araçlarının onarımına ilişkin fatura alacağı nedeni ile alacaklı olup olmadığının tespiti için tarafların defterlerinin incelenmesine karar verilmiş ve 11/10/2024 ile 28/02/2025 tarihli bilirkişi raporları alınmıştır. Raporda, davalı defterinde takip konusu faturalara ilişkin borç kaydı bulunmadığı, faturalara ilişkin iade faturası düzenlendiği ve yeniden tamirin yaptırıldığı ve parça alınan işyerlerine ilişkin defter kaydı olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacının defterlerinde ise, yapılan ödemelerde dikkate alındığında davacının 169.450,00 TL alacağının bulunduğu, davalının iade faturalarının kabul edilmediğinin davalıya noter yolu ile bildirildiği ve bu nedenle iade faturalarının davacı defterinde kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmekle, takip konusu faturaların her iki tarafın defterinde de kayıtlı olması, davalının işlemin kusurlu-ayıplı yapıldığını iddia etmesine rağmen süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmaması ile bu hususun alacak hesabında dikkate alınmaması ve davalının iade faturalarının davacı tarafça kabul edilmemesi hep birlikte dikkate alındığında, davacının takip konusu faturalar gereği hizmet verdiği ancak davalının tamamen ödeme yapmaması nedeni ile davacının 169.450,00 TL asıl alacağının bulunduğunu ispatladığı anlaşılmış, davacı taraf takipte faiz talebinde bulunmuş ise de davalının takipten önce temerrüde düşürülmemesi nedeni ile söz konusu talep yerinde görülmemiş ve böylece, DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 169.450,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacak bedeli olan 169.450,00 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 169.450,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen alacak bedeli olan 169.450,00 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine,..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İşbu huzurdaki davanın görevli mahkemede açılmadığını, görev konusunun kamu düzeninden olup tarafların, davanın her aşamasında bu durumu ileri sürebileceği gibi Mahkemece de resen nazara alınması gerekli bir husus olduğunu, işbu huzurdaki davanın yetkili mahkemede açılmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilmiş olan işbu davada, talep konusunu oluşturan hak ve alacaklar bakımından kanunda öngörülmüş olan yasal zamanaşımı süreleri geçmiş olup açıklanan sebepler ve itirazları doğrultusunda davanın reddi gerekirken hatalı kabul ve eksik inceleme ile hükme gidilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 28/05/2025 tarihli, 2024/133 E. - 2025/503 K. Sayılı dosyasının kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının yapmış olduğu yetki, görev ve zaman aşımı itirazları tamamen mesnetsiz ve kanuna aykırı olduğunu, davalının istinaf dilekçesinde borçlu olmadıklarına dair bir iddianın dahi bulunmadığı, ve davanın itirazın iptali davası olduğu gözetildiğinde istinaf başvurusunun doğrudan reddi gerektiğini, dava kapsamında yapılan bilirkişi incelemesinde, davalının defterlerinde de faturaların karşılığının bulunduğunu, davalının onaylı ve delil niteliğini haiz ticari defterlerinde müvekkile karşı mahkemece kabul edilen tutarda borçlu olduğu kesin olarak tespit edildiğini, bu yönüyle de davalının istinaf gerekçeleri yersiz ve soyut iddialardan ibaret olup başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, yine borcun kesin ve davalının ticari defterlerinde de kayıtlı bulunması sebebiyle davalının tarafından da bilinebilir olduğu gözetildiğinde, ortada likit bir alacağın söz konusu olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hukuka uygun olduğunu beyan ederek yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle davalının istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava tacirler arası düzenlenen faturaya dayalı başlatılan takibe yapılan itiraz itirazın iptali davasıdır. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... olduğu, borçlunun ... Ltd. Şti. olduğu, takibin 07.08.2023 tarih ... numaralı 109.450,00 TL tutarlı , 17.08.2023 tarih ...numaralı 60.000,00 TL tutarlı, 20.10.2023 tarih ... numaralı 4.060,00 TL tutarlı, 21.11.2023 tarih 800,00 TL ...numaralı faturalardan kaynaklı 174.310 TL asıl alacak 8106,96 İşlemiş faiz olmak üzere toplam 182.416,96 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağı olarak " 109.450,00 TL tutarlı ... numaralı, 60.000,00 TL tutarlı ...numaralı, 4.060,00 TL tutarlı ... numaralı 800,00 TL ...numaralı " faturaların gösterildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında davalıya ait ...ve ... plakalı araçların davacı ait işletmede onarımı yapıldığı ve bunun sonrasında davacı tarafça 07.08.2023 tarih ... numaralı 109.450,00 TL tutarlı , 17.08.2023 tarih ...numaralı 60.000,00 TL tutarlı, 20.10.2023 tarih ... numaralı 4.060,00 TL tutarlı, 21.11.2023 tarih 800,00 TL ...numaralı faturaların tanzim edildiği noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davalının faturalara süresinde itiraz edip etmediği, onarımın ayıplı olup olmadığı onarım sonrası kendisine teslim edilen araçlarla ilgili süresinde usulüne uygun şekilde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, davalının fatura bedellerini ödeyip ödemediği noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. Taraflar tacir olup taraflar arasında takibe konu faturalardan dolayı sözleşme ilişkisi mevcuttur. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 89 uncu maddesi uyarınca para alacaklarında alacaklının ikametgah mahkemesi de yetkilidir. Eldeki dava 13.02.2024 tarihinde açılmış olup hak düşürücü süre ve zaman aşımı süreleri içerisinde açılmıştır. Davacı tarafça davalıya düzenlenen ve tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olan takip konusu faturalar toplamı 174.310 TL olup davalının davacıya düzenlediği ve davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalar ise 4.860 TL'dir. Bu durumda davacının davalıdan 174.310 TL - 4.860 TL 169.450 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı taraf ticari defterlerinde davacıya 64.700 TL ödeme yapıldığına dair kayıt yer almakta isede bu ödemelerin davacının ticari defterlerinde yer almadığı, davalının bu ödemelere ilişkin somut belgeler sunmadığı, bu hususta yemin deliline de dayanmadığı görülmüştür. Davalı taraf 07.08.2023 tarih ... numaralı 109.450,00 TL tutarlı faturayı ticari defterlerine 07.08.2023 tarihinde kayıt etmiş 17.11.2023 tarihinde ise iade faturası düzenlemiştir. Yine 17.08.2023 tarih ...numaralı 60.000,00 TL tutarlı faturayı ticari defterlerine 17.08.2023 tarihinde kayıt etmiş 17.11.2023 tarihinde ise iade faturası düzenlemiştir. Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK m.21/2 maddesi; “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. "şeklinde olup Davalının 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz ettiğine dair dosyaya yazılı delil sunmadığı görülmüştür. Davalı araçların ayıplı onarıldığını iddia etmiştir. Eser sözleşmelerinde ayıplı imalat halinde 6098 sayılı TBK'nın 474/I. maddesi uyarınca açık ayıplarda iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, gizli ayıplarda ise aynı Kanun'un 477/son maddesi uyarınca ortaya çıkması üzerine gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunmak zorundadır. İş sahibi gözden geçirmeyi ve ihbarda bulunmayı ihmâl etmişse eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Eserin ayıplı olması halinde; iş sahibi, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunması şartıyla, sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada bu hususu def'i olarak da ileri sürebilir. Ayrıca, imalatın ayıplı olduğunu ispat yükü iş sahibine aittir (Yargıtay 15 H.D. 24/01/2011 tarih, 2010/588 E-2011/246 K ). Davalı araçları teslim alındıktan kısa süre sonra arızalandığını beyan etmiş olup davalı onarımın ayıplı olduğu hususunda mahkeme aracılığıyla tespit yaptırmamıştır. Yine davalı üçüncü kişilere onarım yaptığını iddia etmiş olup buna ilişkin düzenlenen ve kendi defterlerinde yer alan faturaların 11.12.2023 ve 04. 04.2024 tarihli olduğu görülmüştür. Davalı tarafça düzenelen iade faturası tarihi 17.11.2023 tarihi olup davalı araçların ayıplı onarıldığını ve bu durumu süresinde davacıya ihbar ettiğine dair dosyaya delil sunmamıştır. Davalı tarafın mahkemece yemin delilinin hatırlatılmadığı yönünde açıkça bir istinafın bulunmamaktadır. Bu husus da HMK 355. Md uyarınca kamu düzenine ilişkin hususlardan değildir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve istinaf olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin yukarıda yazılı istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 28/05/2025 tarih ve 2024/133 E - 2025/503 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 11.575,13 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 2.900,00 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 8.675,13 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025