6. Ceza Dairesi 2010/9600 E. , 2013/18224 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 168/1, 62, 53. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis ve 1500 YTL ap cezası; 157/1, 168/2, 62, 53. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 2240 YTL ap cezası. Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yasal süresinde ileri sürülmediği ve hükmed…
**6. Ceza Dairesi 2010/9600 E. , 2013/18224 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 168/1, 62, 53. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis ve 1500 YTL ap cezası; 157/1, 168/2, 62, 53. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 2240 YTL ap cezası. Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yasal süresinde ileri sürülmediği ve hükmedilen cezanın süresine göre de duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığı için 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421.maddeleri gereğince REDDİNE, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararı ışığında, yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan sanığın yararlandırılmasının, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı ve bu nedenle hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: Sanık ...'ın kararı temyize gelmeyen diğer sanık ... ile fikir ve eylem birlikteliği içerisinde kurgulamış oldukları mizansen gereği yolda yürüyen yakınan ...'yi yanına çağırıp rızası hilafına tenha bir sokağa götürdükten sonra burada yakınana hitaben "arkadaşının kardeşine uygunsuz mesajlar çektiği, kendisi ie yüzleştireceğinden" bahisle yakınanı başka bir sokağa götürerek burada arkadaşı ile yakınandan almış olduğu telefon ile konuşuyormuş gibi yaparak oyaladığı, telefonunun geri almak isteyen yakınana ele geçirilmeyen bıçağı çekerek "geri dur yoksa burada sana bıçağı sokar öldürürüm" diyerek olay yerinde ayrıldığı, aynı şekilde 09.08.2006 tarihinde yolda yalnız yürüyen yakınan ...'i gören sanık ...'ın “kız kardeşine uygunsuz mesaj çektiği” bahanesiyle yakınanın kolundan tutarak tenha sokağa götürdüğü burada yüzleştireceği kişi ile telefonda konuşuyormuş gibi yaparak yakınanı oyaladığı, korkan yakınanın bir ara sanıklar üzerinde bıçak görünce paniğe kapılarak telefonu teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yakınanların aşamalarda değişen suç vasfını değiştirmeye yönelik samimi olmayan beyanlarına itibar edilip, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.