TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2025 NUMARASI : 2024/682 Esas 2025/443 Karar DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/10/2024 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle da…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1597 Esas 2025/1883 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1597 KARAR NO : 2025/1883 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2025 NUMARASI : 2024/682 Esas 2025/443 Karar DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/10/2024 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Tur. İnş. Tah. Nak. Maden. Gıda Petrol Org. Tarım Hayv. Tekstil Emlak Bilişim Enr. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şirketinin sermayesinin tamamı ...'ne ait bir belediye iştiraki olduğunu, şirketin ...'nin yönetim ve denetiminde, ilçe halkına ucuz ve güvenilir ihtiyaç maddeleri ve diğer mal ve hizmetleri temin etme amacıyla faaliyet gösterdiğini, 11.10.2022 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlar ile (kamu tüzel kişisi) ... Başkanlığı’nın şirket müdürü olarak seçildiğini, davalının şirkette dış tüzel kişi temsilcisi olarak belirlenmiş olduğunu ve adı geçenin şirketin mali müşaviri olarak da görev yaptığını, görevlendirmenin 02.05.2024 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı'na kadar devam ettiğini, bu tarih itibariyle davalının görev döneminin sona erdiğini, yeni dönemde görev devir tesliminin ardından yeni seçilen müvekkili şirket yönetiminin, şirket defter ve kayıtlarını usulüne uygun olarak davalıdan teslim alamadığını, yaptığı ön incelemede şirketin geçmiş dönemde davalının kasıt ve kusurlu davranışları ile zarara uğratıldığı kanaatine ulaşıldığını, bu itibarla davalıya Ankara 2. Noterliği aracılığı ile 05.06.2024 tarih 12710 yevmiye no'lu ihtarname ile toplam 36 adet soru sorularak, bu sorulara cevaplarla birlikte ilgili kayıt ve belgelerin talep edildiğini, ancak davalının bu ihtarnamede yer alan hususlara ilişkin son derece genel geçer cevaplar verdiğini, bu iş ve işlemlere ilişkin belge ve kayıtların teslim edilmemiş olduğunu, Şirket yönetimi tarafından 01.01.2022 - 31.03.2024 tarihleri arasındaki iş ve işlemlere ilişkin olarak durum tespit raporu alınmasına karar verildiğini ve Yeminli Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan raporun 25.07.2024 tarihli olarak şirkete teslim edildiğini, rapor kapsamında davalının dava dilekçesinde ayrıntılı olarak açıkladıkları işlem ve eylemler sonucunda kusurlu davranışlarıyla şirketi zarara uğrattığının tespit edilmiş olduğunu, anılan zararın karşılanması amacıyla davalıya Ankara 2. Noterliği aracılığı ile 28.08.2024 tarih ve 19621 yevmiye no'lu ihtarnamenin keşide edilerek zarar tutarının tazmin edilmesinin talep edildiğini, ancak davalının anılan ihtarnameye cevaben Ankara 2. Noterliği aracılığı ile keşide ettiği 09.09.2024 tarih 20373 yevmiye no'lu ihtarnamede soyut nedenlerle müvekkili şirket zararını tazmin etmekten kaçındığını, davalının TTK 555.m. gereğince müvekkili şirketin uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu iddia ederek belirsiz alacak niteliğinde bedel artırım talep hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000.-TL alacağın her bir haksız fiil niteliğindeki zararın doğduğu tarihten itibaren ayrı ayrı, aksi takdirde temerrüt tarihi olan 09.09.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taleplerin yersiz, hakkaniyetsiz ve hukuka bütünüyle aykırı talepler olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının alacak miktarını dava öncesinde belirleyerek bu miktarı müvekkiline keşide ettiği ihtarname ve dava dilekçesinde açıkça belirtmiş iken dava değerini dava dilekçesinde 1.000,00-TL olarak göstermesi ve belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının mevcut olmadığını, müvekkilinin 25.10.2022 tescil tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından da görüleceği üzere; şirketin 11.10.2022 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile dış tüzel kişi temsilcisi olarak göreve başladığını, 07.05.2024 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi tescilli 02.05.2024 olağanüstü genel kurul kararı ile görevden ayrıldığını, aynı zamanda şirketin mali müşaviri olarak da görev yapan müvekkilinin görevde bulunduğu sürece görevinin getirdiği tüm sorumlulukları layıkıyla ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, şirkete ait müvekkilinde bulunan tüm evrakların 07.05.2024 tarihinde davacı şirkete teslim edilmiş olduğunu, dava konusu zarar iddiasına dayanak harcama kalemleri ile ilgili olarak mevzuat hükümleri ve yapılan alımlar doğrultusunda fatura içeriğine uygun olarak ödemeler yapıldığını, davacı şirketin zarara uğratılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının zarar iddiasını dayandırdığı raporun da usul ve hukuk kuralları çerçevesinde alınmadığını, müvekkilinin çalışma dönemi harici dönemleri kapsadığının aşikâr olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, öncelikle yasal hasım konumundaki tüzel kişi müdür yerine davalıya husumet yöneltilmesi nedeni ile davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, belediye adına görev yaptığından pasif husumet ehliyetinin bulunduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, davacı şirketin müdürü olan dava dışı Belediye Başkanlığı tarafından tüzel kişi müdür temsilcisi gerçek kişi olarak atanan davalının davacı şirketi zararlandırıcı işlem ve fiilleri nedeni ile uğranıldığı ileri sürülen zararın TTK 553-555.m. gereğince tazmini istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ticaret sicil kaydı, 25.07.2024 tarihli Özel Durum Tespit Raporu, İhtarname örnekleri, bilirkişi heyeti raporu vs deliller dosya arasında mevcuttur. Dosyada mevcut davacı Şirkete ait ticaret sicil kaydının incelenmesinde; davacı ... Turizm İnş. Taah. Nak. Mad. Gıda Pet. Org. Tar. Hay. Teks. Eml. Bil. En. San. Dış Tic. Ltd. Şirketinin halen Beypazarı Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı olduğu, toplam 20.000 adet hisseye karşılık 6.000.000,00-TL sermaye ile kurulduğu ve ticaret siciline 23/12/1997 tarihinde tescil edildiği, ticaret siciline tescil ve ilan edilen karar gereğince davalının davacı şirkette tüzel kişi müdür ve tek ortağı konumundaki dava dışı ... Başkanlığı'nı temsilen belediye Meclisi tarafından alınan 04/10/2022 tarihli karara istinaden 19/10/2022 tarihinden itibaren görev yapmak üzere görevlendirildiği, davacı şirketin 02/05/2024 tarihinde yapılan 2024 yılı olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karar ile davalı temsilci müdürün müdürlük yetkilerinin sona erdirilmesine, aksi karar alınıncaya kadar ...'un münferiden temsil ve ilzama yetkilendirildiği, davalının temsilen müdürlük görevinin 06/05/2024 tarihi itibariyle sona erdirildiği anlaşılmıştır. 24/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin davaya konu dönemde (2022-2023 ve 2024) e defter mükellefi olduğu, defter beratlarının GİB sistemine süresi içinde yüklenmiş olduğu, davacı şirket ticari defterlerinde yer alan bazı kayıtların belgeye dayanmaması nedeniyle ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunun ileri sürülemyeceği, dava dosyasına sunulmuş Yeminli Mali Müşavir Özel Denetim Raporunda belirtilen faturalar ile belgesiz ödemelerin Davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin raporumuzun yukarıda yer alan bölümlerinde ki tabloda unvanları belirtilen tedarikçilerden temin edildiği belirtilen malzemelerin alımında usulüne uygun işlem yapılıp yapılmadığı, anılan malzemelerin kullanımı sırasında gerekli özenin gösterilip gösterilmediği, sosyal yardım için alındığı ve belediyeye teslim edildiği belirtilen malzemelerin belediyeye teslim edilip edilmediğine ilişkin belgelerin mevcut olmaması nedeniyle bu hususta sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesinin mümkün olamayacağı, davalının görev yaptığı dönemler arası yukarıda unvanları belirtilmiş bazı firmalardan alınmış ürünler nedeniyle davacı şirketin zararının söz konusu olduğu, davacı şirketin faturaya dayalı olmayan fazla ödeme nedeniyle zararının toplam 12.926.494,57-TL olacağı mütala edilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 644. maddesi yollamasıyla TTK 553. maddesi uyarınca, şirket yöneticilerinin Kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerine aykırı olarak şirkete verdikleri zarar sebebiyle hem şirkete, hem de pay sahiplerine karşı sorumlu oldukları, TTK 555. maddesi uyarınca pay sahiplerinin de şirkete ödenmesi şartıyla şirket yöneticilerine karşı tazminat davası açabilecekleri düzenlenmiştir. Aynı Yasanın 623. maddesinde "(1) Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir. (2) Şirketin müdürlerinden biri bir tüzel kişi olduğu takdirde, bu kişi bu görevi tüzel kişi adına yerine getirecek bir gerçek kişiyi belirler. (3) Müdürler, kanunla veya şirket sözleşmesi ile genel kurula bırakılmamış bulunan yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bu kararları yürütmeye yetkilidirler." hükmüne yer verilmiştir. Yine aynı Yasanın 630. maddesinde ise" (1) Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. (3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. (4) Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır." düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, hukuken limited şirket statüsünde olan davacı şirketin, kendisinin kurucusu ve tek ortağı olarak aynı zamanda tüzel kişi müdürü konumundaki ... Başkanlığı'nın şirkette tüzel kişi müdür temsilcisi olarak atanan davalı gerçek kişiye karşı görev süresindeki zararlandırıcı nitelikteki usulsüz işlem ve ödemelerinden kaynaklı olarak TTK 553.m. gereğince sorumluluk iddiası ile işbu davayı açmıştır. Davalıya yöneltilen sorumluluk iddiasının ve tazminat isteminin açıkça davalının temsilci müdürlük görevini ifa ettiği dönemde TTK 626.m. bağlamında özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı ve haksız fiil niteliğinde olduğu ileri sürülen işlem ve eylemlerine dayalı olarak talepte bulunulduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu durumda davacı şirketin hukuki statüsü itibariyle somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken TTK 632.maddesi dikkate alındığında; işbu davada davalının pasif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Zira, davalı temsilci müdürün görevini ifa etiği sırada gerçekleştirdiği ileri sürülen haksız fiil niteliğindeki işlem ve eylemlerinden zarar gördüğünü iddia eden davacı şirketin öncelikle davalı gerçek kişi temsilciyi atayan dava dışı tüzel kişi müdür konumundaki ... Başkanlığı'na husumet yönelterek dava açması zorunludur. Davacı şirket tarafından tüzel kişi müdür aleyhine açılacak sorumluluk davasında tazminata hükmedilmesi ilamın gereğini yerine getirmesinden sonra tüzel kişi müdür atadığı dosyamız davalısı gerçek kişi temsilcisine rücu hakkı yukarıda değinilen yasal düzenleme kapsamında doğacaktır. Bu açıklamalar çerçevesinde tüzel kişi müdüre sorumluluk davası açılmaksızın doğrudan kendisini temsilen atadığı ve müdürlük görevini ifa ettiği dönem yönünden zarar iddiası ileri sürülen davalı gerçek kişi aleyhine doğrudan husumet yöneltilerek dava açılması mümkün olmadığından ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/02/2025 tarih 2023/6617 Esas 2025/616 Karar sayılı emsal ilamı ) ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/12/2025 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...