7. Hukuk Dairesi 2024/2946 E. , 2025/1223 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/463 E., 2024/851 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Orhaneli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/263 E., 2021/533 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırla…
**7. Hukuk Dairesi 2024/2946 E. , 2025/1223 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/463 E., 2024/851 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Orhaneli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/263 E., 2021/533 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile muris ...'ın 2008 yılında evlendiklerini, muris ...’ın 02.02.2009 tarihinde mirastan feragat sözleşmesi hazırlattığını, davacıya sözleşmeyi imzalaması gerektiğini aksi takdirde boşanacağını ileri sürerek müvekkilini imzaya zorladığını, üzüntüyle sözleşmeyi imzaladığını, müvekkilinin zorla feragat ettirildiğini, 08.09.2021 tarihli ıslah dilekçesinde ise; mirastan feragat sözleşmesinin hazırlandığı tarihte, tarafların akli melekelerinin bulunup bulunmadığına dair sağlık raporunun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, ancak raporun sağlık ocağından alındığını, bu hususun sözleşmeyi şeklen hukuka aykırı hale getirdiğini belirterek mirastan feragat sözleşmesinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların miras bırakanı ...'ın 04.05.2020 tarihinde vefat ettiğini, ...'ın sağlığında eşi ... ile Orhaneli Noterliğinin 02.02.2009 tarih ve 00252 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde mirastan feragat sözleşmesi akdettiğini, tarafların özgür iradeleri ile noter huzurunda ve düzenleme şeklinde bir sözleşme imzaladıklarını, söz konusu sözleşmeye ilişkin iptal şartlarının mevcut olmadığını, aynı tarihli doktor raporlarının sözleşmeye eklendiğini, sözleşmenin kanunun aradığı şekil şartlarına uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; mirastan feragat sözleşmesinin yapıldığı tarihte alınan sağlık raporuna göre davacı ve murisin fiil ehliyetine sahip olduğu, bu hususun iptali istenilen sözleşme içeriğinden anlaşıldığı, diğer yandan dosya kapsamı ve tanık anlatımları ile davacının sözleşmeyi imzaya zorlandığı, yanıltılarak murisin mal varlığından habersiz bir durumda sözleşmeyi imzaladığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, mirastan feragat sözleşmesinin iptali isteminin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Feragat sözleşmesinin 2009 yılında düzenlendiğini, bu tarihte sağlık raporunun Adli Tıp Kurumundan alınmasının zorunlu olduğunu, ancak tarafların sağlık ocağından akli meleke raporu aldıklarını, 2. Müvekkilinin tüm mirastan feragat ederken, murisin, müvekkilinin malından feragat etmediğini, bu hususun gabinin mevcudiyetini ortaya koyduğunu, 3. Müvekkilinin sözleşmeyi aldatma ve korku ile imzaladığını, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu hususların incelenmediğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.