11. Hukuk Dairesi 2022/6509 E. , 2023/156 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilek…
**11. Hukuk Dairesi 2022/6509 E. , 2023/156 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.01.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurtdışındaki propagandaları sebebiyle iradesi yanıltılan, dini ve milli duyguları istismar edilen müvekkilinin davalı temsilcisinin gerçeği yansıtmayan sözleri üzerine 26.01.1999 tarihinde, 90.090,00 Alman markı (DM) yatırdığını, karşılığında hamile yazılı hisse senedi verildiğini, bu esnada ana paranın istendiği an iade edileceğinin ve %30 kâr verileceğinin söylendiğini, iradelerin uyuşmadığını, hisse senedi alım sözleşmesinin hiçbir zaman kurulmadığını, davalı şirketin sermaye piyasası mevzuatına aykırı davrandığını, usulsüz aracılık ve halka arz fiillerini gerçekleştirdiğini, sözleşmenin ahlaka aykırılık sebebiyle de mutlak butlanla batıl olduğunu, aydınlatma yükümünün ihlal edildiğini, davalı ...’ın davalı şirketin yönetim kurulu başkanlığını yaptığını ileri sürerek şimdilik 5.000,00 euronun fiili ödeme günündeki kur üzerinden ve paranın yatırılma tarihi olan 26.01.1999 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, davacı vekili 28.11.2012 harç tarihli ıslah dilekçesi ile 106.216,00 TL’nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirketin 155 hissesi ile ortağı olduğunu, müvekkilinin kimseye kâr taahhüt etmediğini, iradeyi bozan sebeplere dayalı davanın engelin kalktığı andan itibaren derhal ve en geç işlem tarihinden itibaren bir yıl içinde açılması gerektiğini, 10 yıllık zamanaşımı süresinin de geçtiğini, anonim şirket ortaklarının koyduğu sermayeyi geri isteyemeyeceğini, anonim şirketin kendi hissesini temellük sonucunu doğuran işlemleri yapamayacağını, müvekkili ...’a husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Mahkemece Verilen İlk Karar