7. Hukuk Dairesi 2023/2351 E. , 2024/2502 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2254 E., 2023/139 K. YARGILAMANIN DAVA TARİHİ : 01.07.2016 KARAR : Usulden ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/2 E., 2021/624 K. Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın taraf …
**7. Hukuk Dairesi 2023/2351 E. , 2024/2502 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2254 E., 2023/139 K. YARGILAMANIN DAVA TARİHİ : 01.07.2016 KARAR : Usulden ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/2 E., 2021/624 K. Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının yargılamanın yenilenmesini talep hakkı olmadığı gerekçesiyle düzeltilerek kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Yargılamanın iadesini isteyen ... Valiliği Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü vekili talep dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, 38340 ada 8 parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmazlarda davalı ...'ya ait hisselerin 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda yer alan "bölünemez büyüklük" kavramına aykırı olarak iptali ile davacılar adına tesciline dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 04.07.2016 tarihli ve 2016/506 Esas, 2016/471 Karar sayılı hükmün iptali ile iptal sonucu dayanaksız kalacak olan davacılar adına olan tapu kaydının iptali ile eski malik adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP İptali istenen hükmün davacıları ve davalısı, yargılamanın iadesini talebinin reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada Hazinenin korunmaya değer hukuki yararının bulunduğu, davanın Hazine tarafından değil ... Valiliği tarafından açıldığı, 5403 sayılı Kanun'un 5. maddesinde her ilde vali başkanlığında Toprak Koruma Kurulu oluşturulacağı, 6. maddesinde bu kurulun görevleri sayıldığı, 19. maddesinde ise denetim görevinin Bakanlık, valilikler veya oluşturulan kurullar tarafından yaptırılacağının düzenlendiği ancak davada taraf olma yetkisinin kanunen verilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Hükmün iptalini isteyen davacı vekili istinaf dilekçesinde; 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu gereğince halihazırda bölünmüş olan küçüklükte parçalara bölünemeyeceğini, iptali istenilen hükmün davalısı adına kayıtlı taşınmazlarda dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak Kanun hükümlerini dolanmak maksadıyla muvazaalı olarak hareket edildiğini, toprağın korunması görevinin 639 sayılı KHK, 3083 ve 5403 sayılı yasalar ile müvekkiline verildiğini, aktif dava ehliyetinin bulunduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. İptali istenen hükmün davacıları vekili istinaf dilekçesinde; ... Valiliği veya Hazinenin HMK'nun 376.maddesi kapsamında yargılamanın iadesini talep etme haklarının olmadığını, dava konusu taşınmazın 3083 sayılı Yasanın uygulama alanı içerisinde olmadığını, fiilen tarım arazisi vasfına haiz olmadığını, taşınmaz üzerinde, iptali talep edilen hükümden önce dahi tarım işlemi yapılmadığını, arazinin bu süreçten önce fiilen taksim edilmiş vaziyette olduğunu, davanın iyiniyetle mülk edinmiş kişilerin mülkiyet haklarına açık müdahale olduğunu, Anayasanın 35. ve AİHS nin ek protokolünün 1. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, davanın öncelikle usulden reddine karar verilmiş olması doğru olsa da, kararın gerekçesinin, davanın açılmasında Hazinenin korunmaya değer hukuki yararının bulunmadığı şeklinde düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Valiliğin veya Tarım ve Orman Bakanlığının aktif dava açma ehliyetinin bulunduğu, HMK'nun 376.maddesinde "Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler." hükmünün yer aldığı, Valiliğin ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/506 Esas, 2016/471 Karar sayılı dosyasının tarafı olmadığı gibi aleyhine hüküm verilen eski kayıt malikinin herhangi bir şekilde alacaklısı, borçlusu veya başkaca bir hukuki kurum itibariyle yerine geçen olmadığını, 5403 sayılı Yasa itibariyle davacı Valiliğin "aleyhine hüküm verilen yerine geçen" kavramı içerisine girmesinin mümkün olmadığı, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçesi düzeltilerek kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Hükmün iptalini isteyen davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki sebepleri ve yargılamanın yenilenmesini talep haklarının bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. İptali istenen hükmün davacıları vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki sebepleri ve 3083 sayılı yasanın Valiliğin, Hazine'nin veya Bakanlığın tarım arazisi sahibi adına dava takip edebileceğine dair bir yetki barındırmadığını ileri sürerek, Bölge adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde yer alan "Valilik veya Tarım ve Orman Bakanlığının aktif dava ehliyetinin bulunduğu"na yönelik kısmın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil istemli davada davanın kabulüne dair verilen hükmün yargılamanın iadesi yoluyla iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 03.07.2005 tarihli ve 19.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5403 sayılı Yasasının amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek olup anılan yasada 30.04.2014 tarihli 6537 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle yeniden bazı düzenlemeler yapılmıştır. (30.4.2014-6537/1. m) 2. Kanun'un “Tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi” başlıklı 8 inci maddesi gereğince tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılmıştır. (31.01.2007-5578/2. m) 3. Yapılan düzenlemelerle, asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarımsal arazilerin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin artırılamayacağı hüküm altına alınmıştır. (30/4/2014-6537/4.m) 4. Kanun'un 3 üncü maddesinde; mutlak tarım arazisi, özel ürün arazisi, dikili tarım arazisi, marjinal tarım arazisi, asgari tarımsal arazi büyüklüğü ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü ayrı ayrı tanımlanmıştır. (30.4.2014-6537/3.m) Asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin üzerinde olan tarım arazileri yukarıda belirtilen miktarların altında ifraz edilmemek şartıyla oranına bakılmaksızın hisseli olarak satılabilir. 5. Tarımsal açıdan gelişmiş ülkelerde yıllara göre tarımsal işletmelerin sayısı azalıp büyüklükleri artarken, ülkemizdeki süreç bunun tam tersi bir şekilde işlemekte, tarımsal işletme sayısı artarken büyüklükleri azalmaktadır. Modern ülkelerde olduğu üzere tarımsal işletmelerin büyümesinin sağlanması yolunda düzenleme yapılmasının kamu yararına aykırı bir yönü olmadığı gibi Anayasanın 44 üncü maddesiyle Devlete yüklenen ödevle de uyumlu bulunmaktadır. 6. Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 376 ncı maddesi uyarınca "Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler". Bu hükümle kanun koyucu, hükmün taraflarının muvazaa yaparak üçüncü kişiler aleyhine kesin hüküm elde etmelerini önlemeyi amaçlamıştır. 3. Değerlendirme Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; 1. Yargılamanın iadesi yolu ile iptali istenen hükme esas dava dosyasında 32 gerçek kişi davacı; ... ili, ... ilçesi, 38340 ada 8 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazı davalı ... ile yaptıkları inanç sözleşmesi gereği davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep ve dava etmiştir. 2. Dava konusu taşınmaz inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığında davalı ... adına tam hisse ile kayıtlıdır, davalı tapu kayıt maliki ... davayı kabul ettiğini bildirmiş, mahkemece kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 3. Hüküm, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 01.08.2016 tarihinde kesinleşmiştir. Hükmün kesinleşmesi üzerine dava konusu taşınmazdaki davalı adına olan hisse, davacılar adına tapuda intikal etmiş; ... Valiliği Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü vekili, bölünemez büyüklük kuralına aykırı olarak dava konusu tarım arazisinin davacılar adına tesciline dair hükmün iptali ile davalı ilk kayıt maliki adına tescilini talep etmiştir. 4. Yargılamanın iadesi talebini inceleyen İlk Derece Mahkemesince keşif yapılmış; 31.03.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; dava konusu 38340 ada 8 parsel sayılı taşınmazın keşif tarihi itibariyle üzerinde herhangi bir ürün ekili olmadığı, yoğun bir şekilde yabancı otlarla kaplı olduğu, üzerinde muhtelif sayıda tek katlı bahçe evi tarzı inşa edilmiş hobi amaçlı yapıların olduğu ve bazı yapıların etrafının tel örgü ile çevrelediği, üzerinde derin kuyu bulunmayan ve devlet eliyle sulanabilen sulu tarım arazisi olup geleneksel toprak işlemeli tarım yapılmakta ve makineli tarıma elverişli olduğu, bölgede sulu tarım arazilerinde yaygın olarak arpa-buğday-dane mısır-şeker pancarı-yağlık ayçiçeği münavebesi uygulanmakta olup aile bütçesine katkı amaçlı sebze, meyve ve kanatlı hayvan yetiştiriciliğinin yapıldığının görüldüğü, bölgenin ekolojik koşullarında, toprak yapısı ve topoğrafik durum da göz önüne bulundurulduğunda parselin sulu şartlarda ortalama verim alınabilecek bir tarım arazisi olduğu, 1/25.000 ölçekli Nazım planında tarım alanında kalması nedeniyle miktar ve cephe yönüyle taksiminin mümkün olmadığı belirlenmiştir. 5. Anayasa, kanun koyucuya toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda tarımsal alanlarda düzenleme yapma yetkisi verdiğinden kanun koyucu tarafından tarım alanlarının korunması ve amacına uygun olarak kullanılmasını sağlamak için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu çıkarılmış bulunmaktadır. Mevcut kurallar tarım arazilerinin miras veya diğer sebeplerden dolayı bölünmesinin ve tarımsal yapının bozulmasının önlenmesi, tarım alanlarında meydana gelen kayıpların engellenmesi, parçalı araziler için harcanan emek, zaman ve masrafların azaltılması, tarım yapılmasının kolaylaştırılması ve tarımsal işletmelerin ekonomiye kazandırılması için kamu yararı amacıyla getirilmektedir. 6. Bu amaç doğrultusunda asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarım arazilerinin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin artırılamayacağına dair hüküm, kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce res'en dikkate alınması gerekmektedir. 7. Hal böyle olunca mahkemece 5403 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri üzerinde durulmaksızın davalının davayı kabulü hükme esas alınarak tapu iptali ve tescil talebinin kabulü ile davacılar adına tescile karar verilmesi halinde kamu yararı amacıyla getirilen ve kamu düzenine ilişkin olan "bölünemez büyüklük" kuralı ihlal edilmiş olmakta, davacılar ve davalı iyiniyet kuralına aykırı olarak kanun maddesini dolanmak suretiyle tarım arazilerinin bölünmesine sebebiyet vermektedir. 8. Her ne kadar davalının davayı kabulü ve hükmü istinaf etmemesi üzerine tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne dair hüküm kesinleştirilmiş olsa da; davacılar ve davalı arasında bu danışıklı durumu yasanın koruması söz konusu olmayacağından ... Valiliği Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünün yargılamanın iadesini kamu yararı adına talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir. 9. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin "... Valiliği Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünün yargılamanın iadesini isteme hakkı bulunmadığından davanın usulden reddine karar vermesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu sebeplerle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.