11. Hukuk Dairesi 2022/6490 E. , 2024/3000 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1849 Esas, 2022/609 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1214 E., 2020/404 K. Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adli
**11. Hukuk Dairesi 2022/6490 E. , 2024/3000 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1849 Esas, 2022/609 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1214 E., 2020/404 K. Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nun dava konusu şirketi 13.09.2005 yılında kurduğunu ve faaliyete başladığını, daha sonra değişik zamanlarda şirket ortaklıklarında değişiklikler olduğunu, şirketin sermayesinin 5.000.000,00 TL olarak arttırıldığını, 5 ortaklı bir şirket haline geldiğini, dava konusu şirketin malvarlığı olarak gayrimenkul, fabrika imalat makineleri, ürün vs. her türlü malzemelerin olduğunu şirketin ödenmiş sermayesi ve tüm mal varlığı da dikkate alınarak öncelikle şirketin gerçek malvarlığı ve değerinin hesaplanmasını talep ettiklerini, davacılardan ortaklığın devamının beklenemeyeceği büyüklükte şirket içi huzursuzluk bulunduğunu ileri sürerek şirketin gerçek mal varlığı ve değerinin tespitine, müvekkillerinin ortaklıktan çıkmasına, şirketin gerçek mal ve değerine uyan ayrılma akçesi ve haklarının müvekkillerine ayrı ayrı verilmesine, diğer ortaklarında çıkmaya katılması veya başkaca nedenlerle ortaklıktan çıkma mümkün olmadığı takdirde şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; her iki davacının da halen sermaye koyma borcunun olduğunu, şirketin halen borçlarının olduğu da değerlendirilerek karar verilmesini savunarak tasfiye talebinin reddi ile davacıların ortaklıktan çıkarılmalarını istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığı, bu yönüyle haklı sebeplerin oluştuğu karar tarihine en yakın tarihteki varlıklar ve şirket bilançosu dikkate alınarak şirketin varlıklarının parasal karşılığının belirlenmesi için şirkete ait taşınır ve taşınmazlar teknik bilirkişilerce incelenmek sureti ile şirketin aktifini oluşturabilecek değerlerin belirlenmesi, muhasebe kayıtları üzerinde ise inceleme yapılıp şirket borçları belirlendikten sonra paylaştırmaya esas olan şirket varlığının belirlenmesi gerektiği, alınan son raporun yazılı kriterlere uygun olduğu, kalan bakiye ödenmemiş sermaye tutarlarının da düşüldüğü, davacıların bazı şirket ortaklarının şirkete borçlu oldukları tutarları ödemiş gibi göstererek defterlerde usulsüzlük yaptıkları, sermaye borçlarını ödemedikleri halde ödemiş gibi gösterdikleri, sermayenin usulsüz artırılarak davacıların hissesinin kasıtlı olarak düşürülmüş olması iddialarının sorumluluk davasının konusu olduğu, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararlarının iptal edildiğini gösteren bir mahkeme kararı bulunmadığı gibi, sorumluluk davasının açıldığını gösteren bir delil de bulunmadığı, şirketin itibari değerinin hesaplanmadığı itirazının yersiz olduğu, itibari değer ile kastedilen marka değeri ise şirketin bilançoya işlenecek tescilli bir markasının olduğuna dair bir bilgi bulunmadığı, şirkete ati taşınmazın yönetici tarafından zimmetine geçirildiği iddiası da ayrı bir davanın konusu olduğu, davalı itirazlarının da yersiz bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihindeki ödenmiş sermaye miktarına göre çıkma payının hesaplanması gerektiğini, dava tarihinden sonra yapılan usulsüz işlemlerin hesaplamaya etkili olmayacağını, şirketin itibari değerinin de hesaplanması gerektiğini, sadece demirbaş hesabının doğru olmadığını, mahkemenin sorumluluk davası açılması için taraflarına süre vermesi gerektiğini, taleplerin karşılanmadığı bilirkişi raporu ortadayken yeni bir bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, bazı şirket ortaklarının sermaye borçlarını ödediklerine ilişkin gerekli incelemenin yapılmadığını, şirket gayrimenkulünün müvekkilinin finansmanı ve şirketçe çekilen kredilerle ödendiği hususunun incelenmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ayrılma akçesinin hesaplanma yöntemlerine itiraz ettiklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi ve çıkma payının tahsili, ortaklıktan çıkma mümkün olmadığı takdirde şirketin tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 638 inci maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemece verilen kararda davacının, usulsüz ve kötü yönetim ihtiva eden davranışlar nedeniyle uğradığı zarara binaen yapmış olduğu itirazları iş bu davanın konusu olmadığından bahisle reddedilmiş ve Dairemizce de uygun bulunmuştur. Ancak davacının ortaklık çıkma payını etkileyecek mahiyetteki diğer itirazlarından bazılarının karşılanmadığı anlaşılmıştır. Bir başka deyişle ...'nun şirkete aktardığı ve belgelenen bir takım ödemelerin şirket defterlerine kaydedilip kaydedilmediği, kaydedilmişse ne şekilde kaydedildiği, bunun sermaye borcunun ödemesi olarak bilirkişilerce dikkate alınıp alınmadığı, yine davacılara ödenmesi gerektiği iddia olunan 435.000,00 USD'nin bir şekilde şirkete aktarılıp aktarılmadığı, aktarılmış ise şirket kayıtlarına yansıtılıp yansıtılmadığı, yansıtılmış ise bunun sermaye ödemesi olarak dikkate alınıp alınmadığı hususları gerek mahkeme kararında gerekse bilirkişi raporlarında cevapsız bırakılmıştır. Bu durumda dosya kapsamında iddia edilen ödemelere ilişkin davacıya ispat imkanı sunulması, bu iddiaları destekleyen belgelerin sırasının denetlenmesi ve denetlenen ödemelerin şirket kayıtlarına ne şekilde aktarıldığına ilişkin denetime elverişli ve ayrıntılı bir inceleme yapılmaksızın verilen karar doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davacılar vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.