10. Ceza Dairesi 2013/5096 E. , 2017/4493 K. Mahkeme : Çocuk Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : 1- Olay tutanağında, ele geçen uyuşturucu maddenin hakkında denetimli serbestlik kararı verilen...tarafından atılmış olduğu belirtilmesine rağmen, sanığın kendisinin attığını ve kendisine ait olduğunu belirtmesi karşısında; sanık ve...…
**10. Ceza Dairesi 2013/5096 E. , 2017/4493 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkeme : Çocuk Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : 1- Olay tutanağında, ele geçen uyuşturucu maddenin hakkında denetimli serbestlik kararı verilen...tarafından atılmış olduğu belirtilmesine rağmen, sanığın kendisinin attığını ve kendisine ait olduğunu belirtmesi karşısında; sanık ve...'i gören ve suç konusu uyuşturucu maddeyi ele geçiren tutanak düzenleyicilerinden vicdani kanı oluşturacak sayıdaki görevlilerin tanık olarak dinlenmesi, tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2- Kabule göre; a) Sanığın yüzüne karşı verilip kesinleşen 27/02/2012 gün ; 2011/776 esas, 2012/125 karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının, infaz için gönderildiği...Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nce tedbirin yerine getirilmesi için sanığa çıkarılan çağrı davetiyesinin, sanığın duruşma sırasında dosyaya verdiği adresine gönderilmesi gerektiği ve sanığın tebligat tarihinde evlenerek reşit olduğu gözetilmeden, karar başlığında yer alan adresine gönderilerek sadece sanığın velisine tebligat yapıldığının anlaşılması karşısında, 27/02/2012 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik kararının aynı şekilde infazının devamına karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle mahkûmiyet hükmü kurulması, b) TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymayan sanık hakkında davaya devam edilerek hüküm verileceği öngörüldüğünden; sanığa gönderilen duruşma gününü bildirir davetiyenin "tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, bir mazereti varsa gelip bildirmesi, gelmediği ve bir mazeret bildirmediği takdirde denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunacağı” uyarısı ile birlikte tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden ya da sanık dinlenmeden belirtilen nitelikte uyarıyı içermeyen tebligatla yetinilerek mahkûmiyet hükmü kurulması, c) TCK’nın 50/3. maddesi gereğince suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış ve daha önce kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının aynı Kanun’un 50/1. maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.