11. Hukuk Dairesi 2016/5150 E. , 2017/7461 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2015 tarih ve 2014/466-2015/722 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2016/5150 E. , 2017/7461 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2015 tarih ve 2014/466-2015/722 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markalarının bulunduğunu, tanınmış marka olarak TPE YİDK tarafından tespit edildiğini, davalının 2003/28887 no ile 29 ve 30. sınıflarda ... markasını tescil ettirdiğini, davalının markasını 556 sayılı KHK’nin 14. maddesi gereğince 5 yılı aşkın süredir kullanmadığını, kötüniyetli olarak müvekkilinin markası ile benzer markaları tescil ettirdiğini ileri sürerek davalının 2003/28887 numarası ile tescilli markasının "... altı suyu tozu, pastörize süt, süz tozu, bal, turşu, ketçap, salça, konserve" emtiaları için kullanmama ve kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğüne, davalı şirketin "..." markası için belirtilen emtialar için yeniden başvuru yapmamasına, yapmış olduğu başvuruların değerlendirmeye alınmamasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili firmanın süt ve türevlerinde faaliyet gösteren üretici bir firma olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, 556 sayılı KHK’nin 42. maddesindeki süresiz dava hakkından davacının yararlanabilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının markasını ciddi bir şekilde 5 yıllık sürede kullanmadığı, markanın iptal şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile bilgileri dava dilekçesinde yazılı bulunan markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile terkinine, diğer talep hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.