T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/160 Esas KARAR NO : 2025/1978 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2018/128 Esas - 2022/297 Karar TARİH: 06/04/2022 DAVA: (Ticari Şirkete Kayyım Atanması-Şirket Müdürünün Azli) KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/160 Esas KARAR NO : 2025/1978 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2018/128 Esas - 2022/297 Karar TARİH: 06/04/2022 DAVA: (Ticari Şirkete Kayyım Atanması-Şirket Müdürünün Azli) KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile...'ın Kazakistan-Astana'da tanıştığını, ...'ın Kazakistan'da 3 ihale aldığını fakat maddi sıkıntılarından ötürü işleri gerçekleştiremediğini, müvekkilinin kar ortağı olmak kaydıyla finans yardımında bulunduğunu ve noter huzurunda yapılan sözleşme ile...'a 1.200.000 USD para verdiğini, ve müvekkilinin 10 hisse ile ... Liman İşletmeciliği İnş.Taah.A.Ş’ye ortak olduğunu, ...'ın para almasına rağmen müvekkiline herhangi bir kar payı veya herhangi bir meblağ ödemediğini, bunun üzerine müvekkilin...'a baskı yaptığını ve...'ın Seferihisar'daki gayrimenkulünü temlik vermek istediğini) müvekkilinin arsayı görmek istemesi üzerine olumsuz tavırlar takındığını, durumdan şüphelenen müvekkilin parasını istediğini, Metin Bey'in de yeni bir teklif sunduğunu, yeni teklifle yapılan anlaşmaya göre... ... adlı şahısla Kazakistan Karaganda Eyaletinde bulunan ... tuğla fabrikasındaki hissesini 1.200.000 USD borcuna karşılık teminat olarak müvekkile vereceğini, müvekkilin fabrikanın 450.000 USD olan borcunu ödediği takdirde fabrikanın devir işleminin gerçekleşeceğini, müvekkilinin ...'e 30.000 USD para ödediğini, kalan parayı ise fabrikanın değerinden sonra ödeyeceğini, fakat...'ın fabrikanın devrini vermediği için müvekkilinin de kalan parayı ödemediğini, bunun üzerine Antalya'da bulunan arsa ve villanın vergi borcunun ödenmesi karşılığında müvekkiline verileceğini, müvekkilin de...'a 76.000 TL havale gönderdiğini, fakat devir işleminin gerçekleşmediğini, ayrıca NEF inşaat firması ile anlaşma yaptığını ve kamera sistemlerini yapacağını belirten...'a 100.000 USD ve 49.000 USD para ödediğini, ...ın müvekkiline bu kez liman projesiyle geldiğini, ... ve ... firmalarına 450.000 USD gönderdiği takdirde ... Firması'nda bulunan % 35 lik hissesinin %10 unu kendisine vereceğini vadettiğini ve müvekkilininde bu meblağı ... firmasına gönderdiğini, iştirak katılım bedeli olarak 1.360.000 TL havale gönderildiğini, ayrıca 525.000 TL'nin de yine iştirak katılım bedeli olarak aynı firmanın hesabına gönderildiğini, Metin Koçak'ın *968.5'lik hisse vermeyi teklif ettiğini müvekkilin de 450.000 USD'yi 865.000 USDye tamamlayarak...'ın firmasına gönderdiğini,...'ın firmada gizli ortak olduğunu resmi sahiplerin ... ve ... olduğunu söylediğini, ...'yle görüşen müvekkiline ...'nün kendisine ait 10 hisse satışını teklif ettiğini ve Çınarcık'ta alınacak iş için teminat mektubu istediğini, müvekkilin de 10 hisse karşılığında 500.000 USD ödeme yaptığını, 1.611.000 TL iştirak katılım bedeli ve 180.000 TL iştirak katılım bedeli olarak ödendiğini, Çınarcık'ta alınacak iş için de ... borçlarına karşılık 245.162,27 TL teminat mektubu verdiğini, fakat taahhüt edilen teminat mektubunun müvekkile verilmediğini ve müvekkilin de Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/1992 Soruşturma No'lu dosyasıyla... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, yapılan Genel Kurul kararı ile ... ve müvekkilin imza yetkilisi olduğunu, Kartal 4.Noterliği 09.05.2017 tarih ve ... yevmiye numarası ile imza sirkülerinde Yönetim Kurulu Başkanı ... ve Yönetim Kurulu Başkan Yrd. ...'in müteselsilen atacakları imza ile şirketi yöneteceklerini, fakat ...'ün şirketi tek başına yönetip, bankalardan çek aldığını, ... Liman İşlt. tarafından ortakları ..., ..., ... olan ... İnş. Taah. San. Tic .Ltd. Şti'ye haksız olarak ödemeler gönderildiğini, ... ve ... İnşaat'ın ortaklarının bazısının aynı Yönetim Kurulu Üyelerinin de eşleri olduğunu, bu yüzden firmanın olanaklarının ... İnşaat için kullanıldığını, firmaya yeni bir gemi alınarak firmanın zarara uğratıldığını, diğer firmayı büyütürken müvekkilin büyük zarara uğradığını,Müvekkilinin ...'e şirketi daha iyi yönetmek adına vekalet verdiğini, fakat görevini kötüye kullanmasından ötürü Beyoğlu 38.Noterliği 22.08.2017 tarih ve ... yevmiye numarasıyla azlettiğini, ... Genel Kurulu'nun Kartal 4.Noterliği 06.12.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı toplantısında müvekkilin imza ve parafının olmamasına rağmen eklemeler yapılıp, yeniden yönetim kurulunun seçiminin yapıldığını, ... Limanı'na gelen mermer yüklü gemilerden alınan ücretlerin bir kısmına fatura kesilmediğini ve paraların kötü niyetle elden alındığını, ... San. AŞ'ye yapılan iş karşılığı 110.000 TL çek alındığını, çekin kırdırılarak tahsil edildiğini, çek bedelinin şirket sermayesinin artırılmasında ... ve ... tarafından kullanıldığını ve şirketin parasıyla diğer şirketin ortaklarının sermaye artırımı yaptığını belirterek şirket yöneticilerinin yetkilerinin askıya alınarak şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Liman İşletmeciliği İnşaat Taahhüt A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının görevden alınmasını talep ettiği şirket müdürünün kim olduğunu ve görevden alınmasının gerekçesinin ne olduğunun, şirkete kayyum atanmasının gerekçelerinin ne olduğunu tam olarak ifade edilmediğini, davacının müvekkil şirketle alakası olmayan 3. şahıslar aracılığıyla yaptığı ticari işlemler neticesinde şirkete para aktardığını, yaptığı bu ticari işlemler neticesinde uğradığı zararı müvekkil şirketin bağlamadığı gibi dava konusu olamayacağını, davacının müvekkil şirkete ilk kez 2017 Mart Ayı'nda gelip durumu açıkladığını, bu tarihe kadar şirket yöneticilerinin ... ve ...nün bu durumu diğer şirket ortaklarından gizlediğini, geri planda olmak istediklerini ve gizli ortak sıfatıyla hissedar olduklarını davacıya söylediklerini, davacının ... şirketine ... firması üzerinden 862.000 USD verdiğini belgelerle kanıtlaması üzerine, dönemin şirket müdürü ve şirkette %35 oranında/hisse sahibi olan ...'yle görüşülmüş ve haksız yere elinde tuttuğu hisselerin %10'unun 23.03.2017 tarihinde şirket yönetim kurulu başkanı ... ve ... Tombayoğlu tarafından davacıya verilmesinin sağlandığını, davacı tarafından sağlanan finansın Kairat Kassanbekov değil de davacı olması sebebiyle bu kişi üzerindeki hisselerin de davacıya verilmesinin yazılan bir protokol ile imza altına alındığını, Kartal 4.Noterliği 28.04.2017 tarihinde onaylı ve İstanbul Ticaret Müdürlü gü'ne 05.05.2017 tarihinde tescil edilen genel kurul kararı ile ..., ... ve davacı ...'in yönetim kurulu üyeliklerine seçildiğini, davacının dilekçesinde temsil ve ilzam konusunda ticaret sicilinde ortak kullanılmasının belirtilmesine rağmen Kartal 4.Noterliği'nce düzenlenen imza sirkülerinde — müteselsilen şeklinde farklı düzenlendiği ifadesinin gerçeği yansıtmadığını, bu durumun Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi 11.05.2017 tarih ve 9324 sayılı nüsha 494. Sayfasında yönetim kurul başkanı ... ve başkan yardımcısı ...'in atacakları “ortak” imza dahilinde yetkili kılındıklarının bizzat yer aldığını, aynı gazetede ... ve ...'in yetki şekillerinin açıkça belirtildiğini, ...'ün davacının iddia ettiği gibi şirketi tek başına yönetmesinin söz konusu olamayacağını, davacının yurt dışında yaşaması nedeniyle Kartal 19.Noterliği 19.04.2017 tarih ve ...yevmiye numaralı, Kartal 4.Noterliği 10.05.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı, Kadıköy 21.Noterliği 20.06.2017 tarih ve ... yevmiye numarasıyla, düzenlenen belgelerle ...'e şirket işlemlerini yürütmede vekalet verdiğini, yurt dışında olmasına rağmen şirket yöneticileriyle sürekli iletişim halinde olduğunu, kendisinin e- posta, whatsapp yazışmalarıyla bilgilendirildiğini, erkek kardeşi ...'in şirkette satın alma ve İSG müdürü olması dolayısıyla muhasebe işlerinde haberdar olduğunu dava dilekçesinde iddia ettiği gibi şirketten uzak tutulmadığını, davacının ...'ü şirketi kötü yönetimden değil de öyle takdir ettiği için görevden azlettiğini, azil namenin ise ...'e resmen tebliğ edilmediğini, azilname tarihinin 22.08.2017 olduğunu, fakat bu tarihten sonra da ... ve şirket ile yönetim ve karar aşamasında bulunduğunu, hatta 30.10.2017, Aralık 2017 ve 15.12.2017 tarihli yönetim kurulu kararlarında da imza koyduğunu, davacının hak ettiği hisseye sahip olması amacıyla sermaye artışına gidilmesi talebiyle 28.06.2017 tarihli sermaye artışına ilişkin yönetim kurulunun toplandığını ve kararlar alındığını, fakat davacının 09.08.2017 tarihli toplantıya iştirak etmediğini, 06.01.2018 tarihli toplantıya katılınca da sermaye artışına itiraz ettiğini, davacının ...'ye vekalet verdiği ve bu kişinin ... tarafından firmada istenmediği hususunda, davacı ve ...'nün şirkette tanıştığını, ... Bey'in ...isimli geminin donatanı olduğunu, donatanı olduğu geminin 334.000 TL zararı olduğunu, geminin eski borçlarının olduğunu ve Kocaeli'nde 1 hafta seferlerden men edildiğini, ... Bey'in şirketten ayrılırken adaba uygun harekete etmediğini, ...adlı gemisine gelerek “Gemi Yakıt Defteri” ve “Gemi Jurnal Defterini” alıp karaya çıktığını, bu yüzden geminin sefere çıkamadığim, akabinde 09.08.2017 tarihli protokol ile ... Bey'in sözleşmeyi alarak şirketten ayrıldığını, sefere çıkmasını engellediği gemiyi de 22.07.2017 de ... Şirketi'ne haber vermeden götürdüğünü, geminin limandan götürülüş tarihi ve davacının vekalet verdiği tarihin aynı olması nedeniyle ikisinin birlikte hareket ettiğinin ortaya çıktığını, ... 'nün şirketin ticari faaliyette bulunduğu ...A.Ş'yi aradığını ve şirkete verilecek çekleri kendisinin alacağını ve kimseye verilmemesini söylediğini, davacının ... Genel Kurulunun toplantısında alınan kararlarda noter onayı sırasında imzası ve parafı olmamasına rağmen eklemeler yapıldığının doğru olmadığını, imza esnasında yönetim kuruluna diğer ortakların iştirak etmemesi ilerde hukuki sorun oluşturması ve zaman kaybetmemek için davacının onayı alınarak yazılı metne eklemeler yapıldığını ve kararın da 13.12.2017 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığını, ... Liman İşletmeciliği tarafından ... İnş.Taah.Ltd.Şti’ye haksız ödemeler yapılmasının ve şirketin mal varlığı ile bu inşaat firması için gemi alındığının gerçeği yansıtmadığını, söz konusu geminin Çınarcık Belediyesi sahil dolgu işlerinin ihaleyle alınması sebebiyle ton başına çalışması için kiralandığını, geminin bakım masrafları için 82.000 TL harcandığını, bu harcamaların kayıt altına alındığını, harcamanın ortaklar ve davacının bilgisi dahilinde olduğunu, gemilerini kiralayan şirketin mali güçlük ve borçları sebebiyle satışına karar verildiğini ve gemiyi ... İnşaatın satın aldığını, ...'un maddi imkanıyla alındığının gerçek dışı olduğunu, ... inşaatın ... şirketine 74.000 TL ödeme yaptığını ve bunun kayıt altına alındığını, kalan meblağında geminin proje alanına malzeme taşımasıyla ödeneceğini, davacının ... Limanına mermer taşıyan gemilerden fatura kesilmediği, paraların elden alındığının gerçek dışı olduğunu, bu gemilerle fatura kesildiğini ve tahsil bedellerinin ödendiğini, izinsiz alandan yapılacak indirmeler için şirketin cezai zarar görmemesi için bu işlerin ... tarafından yapılmadığını, davacının, şirketin ticari faaliyette bulunduğu banka ve şirketlere giderek, şirketin itibarını zedeleyecek söylem ve hareketlerde bulunduğunu, şirketin hesabından 09.02.2018'de hesabına para geçirdiğini ve şirket çalışanlarının maaşının ödenemediğini, çekilen 28.000 TL'nin şirketin ticari faaliyette bulunmadığı Sümeyya isimli bayanın hesabına aktarıldığını, davacıyla görüşüldüğünü fakat bu meblağı ödemediğini, bunun üzerine 26.02.2018 de ihtarname gönderildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin davaya konu olan şirketin ortaklarından olduğunu, bir dönem şirket müdürlüğü yaptığını, ancak usulsüz işlemler yapmadığı için şirketten uzaklaştırıldığını ve akabinde davalı firma şirket ana sözleşmesini değiştirerek ortakların şirkete girişinin engellendiğini belirterek tedbir kararı verilerek şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş, ancak davalılar davaya cevap vermemişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 06/04/2022 tarih ve 2018/128 Esas - 2022/297 Karar sayılı kararında;".....Davacı vekili müvekkilinin ortak olma süreci ile yaşadıklarını, müvekkilinin bir takım kışilere yaptığı ödemeleri, aldığı vaatleri, bunların doğru çıkmadığını, müvekkilinin verdiği paralara karşılık teklif edilen gayrimenkullerin olmadığını, müvekkilinin aldatıldığını dile getirmiştir. Bu arada davalı şirkete ortaklık için dava dışı ... Yatırım İnşaat Turizm Anonim Şirketi'ne para gönderildiğinden de bahis edilmiştir. Bunlar davalı şirket yöneticilerinin görevlerinin askıya alınması (talep edildiği şekilde yazılmıştır) talebi için somut bir neden teşkil edecek nitelikte değildir.Yönetimin suiistimalinden ve kötü yönetimi neticesinde şirketin zarara uğratıldığından söz edebilmek için, bu iddiaların belgelerinin olması dayanakları ile desteklenmesi gerekir. Dosyada davacı tarafından, şirketin zarara uğratıldığı iddiası ile yönetim aleyhine tazminat davacı açıldığına dair bilgi ve belge bulunmamaktadır.Davacı vekili yönetim kurulu üyelerinin faaliyetlerinin hukuka aykırı olduğu iddiasını, hangi hukuki gerekçeye dayandırdığını açıklamamıştır. Kaldı ki, davacı da davalı şirketin dava tarihi itibarıyla yönetim kurulu başkan yardımcısı olup, tüm yönetim kurulu üyelerinin görev süreleri dava tarihinden sonra 24-04-2019 tarihi itibarıyla sona ermiştir. 3 Nolu davalı ..., davalı şirkette müdürlük görevi yapmıştır. 4 Nolu davalı ..., davalı şirketin ortağıdır. 5 Nolu davalı ..., davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmıştır.Davacının, şirket yöneticisinin azli ve davalı şirket kayyum atanmasına ilişkin talepleri yönünden davalı ..., ... ve ...'e pasif husumet yönetilemeyeceği, davalı ... ve ... aleyhine açılan müdürlükten azil davasının yargılama aşamasında konusunun kalmadığı, davalı ... Liman İşletmeciliği İnşaat Taahhüt A.Ş aleyhine açılan kayyum atanmasına ilişkin talebin ise dava tarihi itibariye organ eksikliği bulunmayan davalı şirket yönünden koşullarının oluşmadığı belirlenmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, 1-Davalı ..., ..., aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,2-Davalı ... ve ... aleyhine açılan müdürlükten azil davasının yargılama aşamasında konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına,3-Davalı ... Liman İşletmeciliği İnş. Taah. A.Ş. Aleyhine açılan kayyum atanmasına ilişkin davanın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkemenin eksik inceleme yaptığını, şirket kayıtları yeterince incelendiğinde ve şirketin yaptığı işlemler hususunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu alındığında haklılığın ortaya konulacağını, Yerel mahkemece, ileri sürülen şirketin işlemlerindeki hukuka aykırılık iddialarının şirkete kayyum atanmasına gerekçe olabilecek nitelikte olmadığını, şirkette organ eksikliği olmadığını, şirketin temsilinde sorun yaşanmadığını, yönetimin kötü yönetimi neticesinde şirketin zarara uğratıldığından söz edilebilmesi için bu iddiaların belgelerinin olması gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin faaliyetlerinin hukuka aykırı olduğu iddiasının açıklanmadığını ifade ederek davanın reddine karar verdiğini, Şirketin yönetim kurulunun, dava dışı kişilerle yapmış olduğu işlemlerle şirketi zarara uğrattığını, şirket kayıtları incelendiğinde davalıların şirketi hukuka aykırı şekilde borçlandırdığının görüleceğini, müvekkilinin katılmadığı toplantılarda dahi müvekkilinin katıldığı izlenimi vererek kararlar alındığını, müvekkili yerine imza atıldığını, şirketin, başka şirketlerden aldığı çeklerin kırdırarak tahsil edildiğini, çek bedellerinin şirketin sermaye artırımında ... ve ... tarafından kullanıldığını, bu durum dahi şirketin, birtakım ortakları zarara uğratmak amacıyla yönetildiğinin göstergesi olduğunu, Şirket yöneticileri limana gelen gemilerden alına ücretlerin bir kısmına fatura kesmediğini, şirket ortaklarını özellikle müvekkilini aldatmak amaçlı olarak ödemeleri elden aldığını, Şirket tarafından, ortakları ..., ..., ... olan ... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. haksız ödemeler gönderdiğini, söz konusu ödemelerin, şirket kayıtlarında ne sebeple yapıldığını gösterir delil bulunmadığını, ... şirketi ve ... şirketi ortaklarının bazıları aynı Yönetim Kurulu Üyelerinin de eşleri olduğunu, şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, şirket yöneticilerinin gerek bulunmayan halde şirkete gemi alarak, şirketin malvarlığını başka yerlere aktarma amacıyla şirketi zarara uğrattığını, bu nedenlerle ... şirketine kayyım atanması talebinde bulunduklarını ancak yerel mahkeme tarafından reddine karar verildiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ... Port Liman İşletmeciliği İnşaat Taah. A.Ş. nın şirket yöneticilerinin yetkilerinin askıya alınarak şirkete kayyum atanması istemine ilişkindir.Mahkemece; 1- )Davalı ..., ..., aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-)Davalı ... ve ... aleyhine açılan müdürlükten azil davasının yargılama aşamasında konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 3-) Davalı ... Liman İşletmeciliği İnş. Taah. A.Ş. Aleyhine açılan kayyum atanmasına ilişkin davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili dava dilekçesinin netice-i talep kısmında; davalı ... Port....A.Ş.'nin yöneticilerinin yetkilerinin askıya alınarak şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir.Mahkemece 06/02/2018 tarihli tensip zaptının 14 nolu ara kararı ile; Davacıya davasını açıklaması , talebin şirkete kayyum atanması mı, şirket müdürünün görevden alınması ve şirkete kayyum atanması mı hususlarını açıklamasını yönünde süre verildiği, mahkemece 27.06.2018 tarihli duruşmanın ara kararı ile; Davacı vekiline tensip 14. Maddesi gereği davasını açıklamak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekili ara karar uyarınca uyap sisteminden 10.07.2018 tarihinde gönderdiği dilekçe ile beyanda bulunmuş, dava dilekçesinin sonuç kısmı ... Liman İşletmeciliği İnşaat Taahhüt A.Ş. müdürünün görevden alınması ve şirkete kayyum atanmasını talep ettiğini beyan etmiştir.Mahkemece, davacı vekilininde hazır olduğu 11/12/2019 tarihli duruşmada yaptığı ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığı;''Davacının; davalı şirketin müdürlerinin haklı sebepten ötürü görevden alınmasını ve şirkete kayyum atanmasını talep ettiği, şirket müdürlerinin görevden azli için gereken şartların oluşup oluşmadığı, ve davalıların husumet yöneltilip yöneltilmeyeceği, hususlarında olduğu şeklinde tespit edilmiştir.Mahkemece, bilirkişi heyetinden kök ve ek rapor alınmak suretiyle istinafa konu karar verilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi 2. ek raporunda, davalı şirketin kuruluştaki ortakları ve pay nisaplarının; ...'nun 1750, ... 1250, ... 1250, ... 750 paya sahip ortakları olduğu, davalı şirketin kuruluştan sonraki ilk genel kurul toplantısının 24-04-2017 tarihinde yapıldığı, bu genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelindeki ortaklık yapısı da kuruluştaki ortaklık yapısı ile aynı olduğu, söz konusu edilen 2016 senesine ilişkin olağan genel kurul toplantısında, yönetim kurulunun üç kişiden oluşmasına iki yıl süreyle görev yapmak üzere; ..., ..., ... yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği, ... Yönetim Kurulu Başkanlığı'na, ... Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı'na, ... da Yönetim Kurulu Üyeliği'ne getirildiği, bu kişilere imza yetkisi tanındığı, Genel kurulda alınan kararlar 05-05-2017 tarihinde tescil edilmiş, 11-05-2017 tarihli ve 9324 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığını, dava tarihi itibarıyla, davalı şirketin yönetim kurulunun görev süresi devam etmekte olup, yönetim organı bulunduğunu, davacı ...'in , ne şirketin kuruluşunda, ne hazirun cetvelinde, ne de ticaret sicil kayıtlarında ortak olarak gözükmediğini, sadece toplantı tutanağında 10 numaralı maddede ...'in, ...'den 5.000.- T.L. lık sermaye payı aldığı yazılı ise de, bu maddenin üstü çizilerek iptal edildiği, Tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilân edilen toplantı tutanağında da yer almadığı,'' belirtilmiş olup bu tespitlere göre davacının davalı şirketin dava tarihi itibariyle ortağı olup olmadığı ve davacının aktif husumetinin olup olmadığı mahkemece tartışılıp değerlendirilmemiştir. Davada taraf sıfatı (husumet) def'i değil, itiraz mahiyetinde bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen araştırılmalıdır. Buna göre Mahkemece, yukarıda belirtildiği üzere davacının dava tarihi itibariyle davalı şirketin ortağı olup olmadığı, davacının iş bu davayı açıp açamayacağı ve davacının aktif husumet ehliyetinin olup olmadığının değerlendirilmesi, aktif husumetinin olduğu kabul edildiği taktirde davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken davacının aktif husumetinin olup olmadığı değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde olmayıp kamu düzenine ilişin bu durum dairemizce resen gözetilmiştir.Kabule göre inceleme yapıldığında ise; Dava anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin görevden azli ve şirkete yönetici kayyım atanmasına ilişkindir. Yargıtay 11 HD. 'nin 2014/4548 esas - 2015/2472 karar sayılı 24.02.2015 tarihli kararında da belirtildiği gibi anonim şirketlere ilişkin azil yetkisi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 364 ve 408. maddeleri gereği münhasıran genel kurula hasredilmiştir. Bu durumun tek istisnası TTK 334/2 hükmü olup [PULAŞLI, Hasan, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, Adalet Yayınevi, Ankara, 2013, s.406-407], somut olayda, davacının yöneticilerin azli amacıyla mahkemeye başvuru hakkı olup olmadığının tartışılıp değerlendirilmemesi yerinde görülmemiştir. (bkz. Yargıtay 11 HD.'nin 2017/3136 Esas - 2019/338 Karar sayılı kararı )Ayrıca, anonim şirketlerde kayyum atanmasına ilişkin şart ve koşulların TMK'nın 427/4 ve 6102 sayılı TTK'nın 530'uncu maddesinde düzenlendiği, anonim şirkete kayyum atanması için gerekli olan ''şirket organlarının gerekli sayının altına düşmesi, genel kurul ve yönetim kurulu toplantılarının gerçekleştirilememesi, şirket yönetiminin sağlanamaması'' gibi sebeplerin somut olayda bulunup bulunmadığı, bu düzenlemeler uyarınca kayyum atanması şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılıp değerlendirilmemesi yerinde görülmemiştir. (bkz. Yargıtay 11. HD.'nin 2016/7714 Esas - 2018/1804 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 11. HD.'nin 2014/4548 Esas - 2015/2472 Karar sayılı kararı )Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 355, 353/1-a4-6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun usulen KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2022 Tarih ve 2018/128 Esas - 2022/297 Karar sayılı kararının HMK'nın 355,353/1-a4,6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.