T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/846 KARAR NO : 2025/1272 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/81 KARAR NO : 2025/133 KARAR TARİHİ: 13/02/2025 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Dava…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/846 KARAR NO : 2025/1272 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/81 KARAR NO : 2025/133 KARAR TARİHİ: 13/02/2025 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait araçların ihlalli geçişi nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçişlerin tutarı ve yasadan kaynaklı para cezalarının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrine davalı tarafından itiraz edildiğini beyan ederek itiraz iptali ile takibin devamını ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İhlalli geçişlerin hangi araçlarla ve hangi tarihte yapıldığını gösteren davacı tarafça sunulan evrakların tam okunaklı olmadığını, KGM sitesinden ceza sorgusu yapıldığında çıkan ihlallerin birbiriyle örtüşmediğini, araç plakalarının tanımlı olduğu HGS ve OGS kartlarının bağlı olduğu hesaplarda otomatik ödeme talimatı nedeniyle sürekli yeterli bakiye bulunduğunu, bakiyelerin yetersiz olduğuna dair banka tarafından uyarı ve mesaj alınmadığını, ihlallerin gerçekleştiği tarihlerdeki banka kayıtlarının celbini talep ettiklerini, söz konusu kayıtlar celp edildiği takdirde bu hususların açıkça görüleceğini, müvekkilinin geçiş ücretleri, cezalar ve faizlerden 2018 yılında gönderilen tek tebligatla haberdar olduğunu, tebligat tarihine kadar kesilen geçiş ücretlerinden, kesilen cezalardan ve uygulanan faizlerden hiçbir şekilde haberi olmadığını, geçiş ihlallerini kabul anlamına gelmemek üzere ücret ve cezalara uygulanan faizin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ihlallerin varlığı tespit edilecek olursa faizlerin 2018 yılında yapılan tebligat tarihinden itibaren başlaması ve hesabın bu yönde yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI 1-Mahkemenin 17/09/2020 tarihli kararı; "...Mahkemece; ''...davalının maliki olduğu araçların davacı tarafından işletilen otoyollardan geçiş yaptığı, bu geçişlerden bir kısmında davalının HGS/OGS hesabında yeterli bakiye bulunduğu, bir kısmında yeterli bakiyenin bulunmadığı bir kısmında ise geçiş anında yeterli bakiye bulunmamasına rağmen sonraki 15 gün içerisinde bakiyenin tamamlandığı, alınan bilirkişi raporundan; geçiş anında HGS/OGS'de yeterli bakiye bulunan geçişlerin toplam bedelinin 5.577,90 TL olduğu, geçiş anında HGS/OGS'de yeterli bakiyenin bulunmadığı ve geçişten sonraki 15 gün içinde de tamlanmadığı geçişlerin toplam bedelinin 9.016,90 TL olduğu bu geçişlere ilişkin cezai işlem bedelinin 36.067,60 TL olduğu, geçiş anında HGS/OGS'de yeterli bakiye bulunmamasına rağmen geçişten sonraki 15 gün içinde bakiyenin tamamlandığı geçişlerin toplam bedelinin 2.194,50 TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça bilirkişi raporuna ihlalli geçişlerin hangi gişelerden yapıldığına ilişkin araştırma yapılmadığı gerekçesi ile itiraz edilmiş ise de geçişler yapılırken plakanın okunması suretiyle sistem tarafından otomatik olarak ücretlendirmenin yapılması ve müdahale imkanının bulunmaması nedeniyle davalı tarafın bu yöndeki araştırma talebi yerinde görülmemiştir. Bu kapsamda HGS/OGS'de yeterli bakiye bulunan geçişlerden; davacı şirket tarafından, OGS/HGS hesabında yeterli bakiye olduğu halde davalının dahli ve kusuru olmaksızın davalının OGS/HGS hesabından geçiş ücretini tahsil edememiş olmasından kaynaklanan sorumluluğun davalı tarafa yüklenmesinin mümkün olmadığı bu nedenle davalının sadece geçiş ücreti olan 5.577,90 TL'den sorumlu olduğu, geçiş anında HGS/OGS'de yeterli bakiyenin bulunmadığı ve geçişten sonraki 15 gün içinde de bakiyenin tamamlanmadığı geçişler bakımından ise davalının bu geçişlerin ücreti ile birlikte 6001 sayılı yasanın 30/5. Maddesi uyarınca geçiş bedelinin 4 katı kadar cezai işlemden de sorumlu olduğu bu kapsamda bu geçişlerden davalının geçiş ücreti olarak 9.016,90 TL'den ve cezai işlem bedeli olarak 36.067,60 TL'den sorumlu olduğu, geçiş anında HGS/OGS'de yeterli bakiye bulunmamasına rağmen geçişten sonraki 15 gün içinde bakiyenin tamamlandığı geçişler bakımından ise ihlalli geçişten itibaren 15 gün içinde OGS/HGS hesabına yükleme yapıldığı halde, davalının dahli ve kusuru olmaksızın davalının OGS/HGS hesabından geçiş ücretini tahsil edememiş olmasından kaynaklanan sorumluluğun davalı tarafa yüklenmesinin mümkün olmaması nedeniyle davalının sadece geçiş ücreti olan 2.194,50 TL'den sorumlu olduğu cezai işlem bedelinden sorumlu tutulamayacağı, davacı tarafça icra takibi yapılırken 12.636,72 TL işlemiş faiz alacağı takibe konu edilmiş ise de davacı tarafça davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğinden bu alacağı talep edemeyeceği ve davacı tarafça kdv icra takibine konu edilmiş ise de buna ilişkin alacağının varlığına ilişkin delil sunamadığından bu alacağı da talep edemeyeceği, alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talep edebileceği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine;2-Dairemizin 17/01/2024 tarihli kararı ile; "...Bilirkişi raporunun eki mahiyetinde olan ve dosya kapsamında yer alan CD'nin davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesindeki beyan ve talebine rağmen tebliğ edilmediği anlaşılmakla, bu durum adil yargılanma hakkının ihlali mahiyetindedir....Mahkemece alınan bilirkişi raporu yukarıda özetlenmiş olup, bir kısım araçların HGS etiketi olmadığı, bir kısmına ihlalli geçişlerden sonra etiket alındığı, bir kısmının bazı geçişlerinin ihlalli olduğu, bir kısmının HGS etiketlerinin bulunduğu belirtilmiş ise de raporda ayrıntılı olarak her bir araç ve ihlalli geçiş yönünden ayrı ayrı inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi rapora ek olarak sunulan CD incelendiğinde ise söz konusu hususların yeterli açıklıkta olmadığı anlaşılmaktadır.Ayrıca bilirkişi raporuna ekli CD'nin, davacı tarafından ihlalli geçişlere ilişkin sunulan CD'nin ve Karayolları Genel Müdürlüğünden gönderilen CD'nin, inceleme imkanı sağlayacak şekilde fiziki olarak yazdırılarak dosyaya alınmaması da eksikliktir.Yine ihlale konu araçların HGS/OGS etiketlerinin olduğu ve otomatik yükleme yapıldığı davalı tarafça belirtilerek ilgili kayıtların celbi istenilmesine rağmen davalı vekiline her bir araç yönünden bağlı olduğu banka/PTT ve hesap numaraları sorularak, ilgili bankalardan yada PTT'den ihlalli geçiş tarihleri itibariyle geçiş ve bakiye kayıtlarının celbi ile söz konusu etiketler yönünden otomatik yükleme talimatı olup olmadığının sorulmaması hatalıdır.Dava konusu ihlalli geçişlere ilişkin geçiş ücretlerinin geçiş anında tahsil edilemediğinin davalı tarafça bilindiği ve 15 gün içinde tahsil edilememesinin davalıdan kaynaklandığının tespiti halinde 15 günlük süre sonunda temerrüt oluşacağından, mahkemenin "takipten önce temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediği" yönündeki gerekçesi de yerinde görülmemiştir. Bu durumda anılan eksiklikler giderildikten sonra uzman bankacı ve bilgisayar mühendisi bilirkişi heyetinden davacıya ait sistem ile davalı HGS/OGS kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, ihlalli geçiş yaptığı iddia olunan araçların HGS/OGS sistemine kayıtlı olup olmadığı, her bir geçiş yönünden, geçiş anında yeterli bakiyelerinin olup olmadığı, bakiye yeterli olması durumunda geçiş ücretinin niçin sistemden tahsil edilemediği, bakiye yeterli değilse otomatik yükleme yapılıp yapılmadığı, otomatik yükleme yapılmış ise geçişten itibaren 15 gün içerisinde davacı tarafça tahsilat yapılıp yapılmadığı/tahsilatın mümkün olup olmadığı hususlarında denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu alınmalıdır..." gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talebi kabul edilerek karar HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmıştır. 3-Mahkemenin 13/02/2025 tarihli kararı; "...Bilirkişi 10/12/2024 tarihli raporunda özetle; davalının, araçları geçiş ücreti ödemeden davacının işletmesini yaptığı otoyollardan 1727 kez ihlalli geçiş yaptığını, davalının, OGS/HGS aboneliği olmasına rağmen bakiyesi yetersiz olan yapılan ödemesiz geçişler 6001 sayılı Kanunun 30. Maddesine göre geçiş ihlali kabul edilmekte ve sözü geçen maddenin (5) fıkrasına göre geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin dört katı tutarında ceza tahsil edildiğini, geçiş ücretlerine değişen oranlarda avans faizi ilave edilerek davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle toplam alacağı hesaplandığını ve aşağıda belirtildiğini, davacı şirketin asıl alacağı 52.856,90 TL İşlemiş avans faizi 3.748,33 TL, işlemiş avans faizinin KDV'si 674,70 TL, davacı şirketin toplam alacağı 57.279,93 TL, davacı... Asfalti Üçüncü Boğaz Köprüsü Ve Kuzey Marmara Otoyolu Yatırım Ve İşletme A.Ş.'nin davalı ...San. Tic. Ltd. Şti.'den icra takip tarihi itibarı ile alacağının 57.279,93 TL olduğunu beyan ve rapor etmekle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş..." denilerek, davalının İstanbul Anadolu 21.İcra Dairesinin... takip numaralı dosyasına vaki itirazının 57.279,93 TL bakımından iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, rapora itiraz edilmesine ve ek rapor / yeni bir bilirkişiden rapor alınması taleplerine rağmen itirazları karşılanmadan hukuki dinlenilme ve gerekçeli karar hakları ihlal edilerek karar verildiğini, takip tarihi 27/09/2018'da müvekkili şirketin ihlalli geçişlere dair borçluya bildirim yapma zorunluluğu bulunmamasına rağmen borçlu ile ihlali geçişlerinin tahsili için iletişime geçildiğini, 13/07/2018, 20/07/2018 ve 03/08/2018 tarihlerinde bilgilendirme SMS'leri gönderildiğini, hatta borçluya ihlalli geçişlerden kaynaklı borcunu ödemesi için taksit seçeneği sunularak belirtilen e-posta adresine konu hakkında bilgilendirme maili atıldığını ancak dönüş alınamadığını, bilirkişi tarafından bazı plakaların bakiyesinin yeterli olduğu, bazı plakaların bakiyesinin ise geçişten sonraki 15 gün içerisinde yeterli hale geldiği belirtilerek ceza bedelinin yükletilmediği bir hesaplama yapmışsa da müvekkil şirketin kusurundan kaynaklanmayan ve yıllardır tahsil edilemeyerek müvekkili şirketin alacağı sürüncemede bırakıldığından bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, müvekkil şirket OGS/HGS işletmecisi olmadığından kısmen red kararının hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin araç plakalarının tanımlı olduğu HGS ve OGS kartlarının bağlı olduğu hesaplar içinde sürekli olarak yeterli bakiye bulunduğunu ve otomatik ödeme talimatı bulunduğunu, söz konusu ödemelerin yaklaşık 9 yıl önce yapılmış olması nedeniyle araçların HGS/OGS hesaplarına hangi bankalar üzerinden ödeme yapıldığının taraflarınca tespit edilemediğini ve bahsi geçen araçların HGS/OGS hesaplarına hangi bankalardan ödeme yapıldığı bilgisinin temin edilebilmesi adına PTT'ye başvurulduğunu ancak dava konusu araçlardan bir kısmının satılmış olması sebebiyle kayıtlara erişim sağlanamadığı ve kalan araçlar bakımından kayıtların ise sistemlerinde bulunmadığının PTT tarafından bildirildiğini, bu nedenle ilgili kayıtların Karayolları Genel Müdürlüğünden istenilmesi talep edilmiş ide de bu taleplerinin yerine getirilmediğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporuna göre bakiye bulunmasına rağmen tahsil edilememiş olan geçiş ücretlerinin ne sebeple tahsil edilemediği hususunun yerel mahkemece araştırılmadığını ve açıklığa kavuşmadığını, buna rağmen mahkemece bakiye olmasına rağmen tahsil edilmeyen geçişler yönünden müvekkili aleyhine hüküm tesis edildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, otoyol geçiş ücreti ödenmeksizin geçiş yapıldığı iddiası ile geçiş ücreti, ceza tutarı, işlemiş faiz ve KDV'nin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul 20. İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyası ile davacı tarafından 27/09/2018 tarihli takip talebi ile 82.651,70 TL asıl alacak (geçiş ücreti-para cezası), 12.636,72 TL faiz, 2.274,65 TL KDV olmak üzere toplam 97.563,07 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafça 04/10/2018 tarihli dilekçe ile yetki ve borca itiraz edildiği, yetki itirazının davacı tarafından kabul edilmesi üzerine dosyanın tevzi edildiği İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyasından davalıya yeniden ödeme emri gönderildiği ve 30/11/2018 tarihinde tebliği üzerine davalı takip borçlusunun 06/12/2018 tarihinde süresi içerisinde borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, davanın İİK'nın 67.maddesi uyarınca yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.Mahkemece kaldırma kararının ardından alınan bilirkişi raporunda; Davalı şirkete ait .... plakalı araçların geçiş anında "yeterli" fakat tahsil edilmemiş, 15 günlük süre içerisinde yeterli bakiye bulunması "geçici yetersiz" fakat tahsil edilmemiş, geçiş anında "yetersiz" fakat tahsil edilmemiş durumlarının her bir plaka için incelendiği ve tablo halinde gösterildiği belirtilmiştir. Geçiş anında yeterli bakiye olmasına rağmen geçiş bedelleri tahsil edilmeyen ve geçiş anında yeterli bakiye olmamasına rağmen 15 gün içinde yeterli bakiyeye ulaşan geçişler yönünden sadece geçiş bedelleri, geçiş anında yeterli bakiyesi olmayan ve geçiş tarihinden itibaren 15 gün içerisinde de yeterli bakiyeye ulaşmayan geçişler yönünden ise hem geçiş bedeli hem de ceza bedeli aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır; Bakiye Durumu İhlalli Geçiş Tutarı (TL) Ceza Tutarı (4 X İhlalli Geçiş) (TL) Toplam Tutar (TL) YETERLİ 5.577,900,00 5.577,90 GEÇİCİ YETERSİZ 2.194,50 0,00 2.194,50 YETERSİZ 9.016,90 36.067,60 45.084,50 TOPLAM (TL) 16.789,30 36.067,60 52.856,90Avans faizi oranı esas alınarak işlemiş faiz ve KDV yönünden ise ihlalli geçiş ve ceza bedeli toplamı olan 52.856,90 TL alacağın işlemiş avans faizi 3.748,33 TL, işlemiş avans faizinin KDV'si 674,70TL olmak üzere toplam alacak tutarının 57.279,93 TL olduğu hesap edilmiştir. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiştir, 5. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…) (Ek cümleler: 1/7/2022-7417/53 md.) Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir." (25/05/2018 tarihli, 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile "on" ibaresi "dört" şeklinde değiştirilmiş, "Ücretin on katı fazlası olarak tahsil edilen ceza tutarının yüzde altmışı, tahsilini izleyen ayın yedinci günü mesai bitimine kadar, işletici şirket tarafından Hazine payı olarak, yıllık kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine şekli ve içeriği Maliye Bakanlığınca belirlenen bir bildirimle ödenir. İşletici şirket tarafından Hazine payının eksik bildirilmesi veya hiç bildirilmemesi ya da bildirildiği halde süresinde ödenmemesi halinde, Hazine payının ödenmesi gerektiği tarih ile tahsil edildiği tarih arasında geçen süreye 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre uygulanacak gecikme zammı ile birlikte ilgili vergi dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir." şeklindeki ikinci ve üçüncü cümleler yürürlükten kaldırılmıştır. Yine 05/07/2022 tarihli 31887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7417 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 53. maddesi ile yukarıdaki cümle eklenmiştir)6. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir." 7. fıkrasında "Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. (Ek cümle:23/7/2020-7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez." 25/05/2018 tarihli 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile 25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen 9. fıkrada "Bu maddenin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, yedinci ve sekizinci fıkraları Bakanlık tarafından işletilen otoyolları ve erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için; beşinci, altıncı ve yedinci fıkraları ise Bakanlık tarafından 3996 sayılı Kanun ve diğer ilgili kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için de uygulanır.",25/05/2018 tarihli 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen Geçici 3. maddesinde "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30 uncu maddesinde yer alan oranlar uygulanır." düzenlemesi yer almaktadır.Davalı tarafça geçiş bedelleri ödenmeksizin ihlalli geçiş yapıldığı dosya kapsamında yer alan kayıtlar ve bilirkişi raporu ile sabit olup geçiş bedellerinin ödendiği davalı tarafça ispat edilmediğinden geçiş bedeli olan 16.789,30 TL'den davalı sorumludur. Bilirkişi tarafından yeterli inceleme yapılmış olup geçiş anında yeterli bakiyesi olmayan ve geçiş tarihinden itibaren 15 gün içerisinde de yeterli bakiyeye ulaşmayan bir kısım geçişler bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine bu geçişler yönünden geçiş bedellerinin 15 gün içerisinde ödendiği davalı tarafça ispat edilmediğinden gerek geçiş ücretleri gerekse bu ücretlerin 4 katı tutarında ceza bedellerine hükmedilmesi yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere uygun olduğundan davalı vekilinin itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde borçluya bildirim yapma zorunluluğu bulunmamasına rağmen ihlali geçiş bedellerinin tahsili için iletişime geçildiğini, takipten önce bilgilendirme SMS'leri gönderildiğini, borçluya ihlalli geçişlerden kaynaklı borcunu ödemesi için taksit seçeneği sunularak mail atıldığını ancak dönüş alınamadığını ileri sürmüş ise HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınarak iş bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler gereğince geçiş tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ödenen geçiş bedelleri yönünden ceza hükmü uygulanmayacaktır. Davalıya ait bir kısım araçlarda geçiş tarihinde yeterli bakiye olduğu gibi bir kısım araçların ise geçiş tarihinden itibaren 15 gün içerisinde yeterli bakiyeye ulaştığı tespit edilmiş olmasına rağmen geçiş bedellerinin tahsil edilmemesi davalının kusurundan kaynaklanmamaktadır. Zira davalı taraf geçiş bedellerini geçiş anında peşin olarak ödemek yada geçiş anından itibaren 15 gün içerisinde geçiş bedelini OGS/HGS hesaplarında bulundurmak zorunda olup bu sorumluluğunu yerine getirdiğinden davacı vekilinin istinaf isteminin de reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,2-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının davalı tarafından yatırılan 978,19 TL'den mahsubu ile arta kalan 362,79 TL'nin istemi halinde davalı tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, istinaf karar harcı yönünden oy çokluğu, esasa yönelik ve sair incelemeler yönünden oybirliği ile karar verildi. 19/11/2025 MUHALEFET ŞERHİ 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu" belirtilmiştir.Harçlar Kanunu Genel Tebliği, (1) Sayılı Tarife Yargı Harçları'nın III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a maddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",1/e maddesinde "(değişik:5235/m. 52) yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" belirtilmektedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2021 tarih ve 2021/9035 E. 2021/7367 K. sayılı ilamında da ''... Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nin 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nin 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen 05/11/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nin 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2021 tarihli ek kararının onanmasına'' dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.