T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1651 Esas KARAR NO: 2026/627 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I DAVA: Tanıma Ve Tenfiz KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçe…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1651 Esas KARAR NO: 2026/627 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I DAVA: Tanıma Ve Tenfiz KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin özel hukuk tüzel kişisi olduğunu ve tamamen ........Cumhuriyeti'ne bağlı olduğunu, ülkemizdeki ...işletmesi gibi hizmet verdiğini ve davalı tarafın müvekkiline bir çok taşıma işlemi yaptırdığını, ancak yapılan işler karşılığında müvekkiline hiç bir ödemenin yapılmadığını, müvekkilince davalı taraf aleyhine ....'da bir çok alacak davası açıldığını, bu davalardan bir kısmının devam ettiğini, bir kısmının ise kesinleştiğini ve lehe sonuçlandığını, iş bu davaya konu ve tanıma tenfizi istenen Sofya Şehir Mahkemesi Ticaret Bölümü 2426/2020 sayılı, ....... karar numaralı ve 04/10/2022 tarihli kararı ile 13/10/2022 tarihli icra hükmü kararının kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu ilamların ve kesinleşme şerhlerinin çevirisinin yapılarak dosyaya ibraz edildiğini, davalının vadesi gelmiş olduğu iddia edilen borcunu uzun süredir ödemedi ğini ve ... Mahkemesi kararı ile açılan alacak davasında müvekkilinin haklılığının ispatlandığını ve tenfiz şartlarının gerçekleştiğini, borçlunun mallarını kaçırmaya yönelik adımlar atıyor olabileceğini ve iddia edilen alacağın rehin ya da başka bir şekilde teminat altında olmadığından alacağın tahsilinin tehlikeye düşeceğini, bu nedenlerle duruşma yapılmaksızın alacağa yeter miktarda davalı nın yedinde veya üçüncü şahıslardaki menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile banka hesapları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, Sofya Şehir Mahkemesi Ticaret Bölümü'nün VI- 1. Heyeti'nin 2426/2020 sayılı 260618 karar numaralı, 04/10/2022 tarihli kararı ile 13/10/2022 tarihli icra hükmünün tanımasına ve tenfizine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kanunun tenfiz için aradığı şartların yerine getirilmediğini, tenfizi istenen ilamın tüm yargılamasının müvekkilinin yokluğunda devam ettiğini, müvekkilinin herhangi bir savunma yapamadığını ve itirazda bulunamadığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacı tarafından müvekkiline verilmeyen hizmetlerin faturasının kesildiğini ve kendi kayıtlarında müvekkilinden alacaklı olarak gösterildiği -ni, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını ve mahkememizce verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararının yerinde olduğunu, davanın görevli mahkemede açılmadığını ve davanın asliye hukuk mahkemelerinde açılması gerektiğini, ayrıca davacının şirket merkezinin yurt dışında olduğu ve Türkiye'de herhangi bir mal varlığının bulunmadığının gözetilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tahsiline yeter miktarda nakit ya da kesin ve süresiz teminat mektubu şeklinde dosyaya teminat depo etmesi gerektiğini aksi halde davanın usulden reddine karar verilmesinin talep edildiğini, bu nedenlerle, davanın reddine, yargılama giderleri için teminata karar verilmesine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/06/2023 tarih ve 2023/147 Esas- 2023/542 Karar sayılı kararında;"Mahkememizin 28/02/2023 tarihli ara kararı ile, nispi harca tabii davada, davacı tarafa 24.736,50TL eksik harcı tamamlaması için bir hafta kesin süre verildiği ve davacı tarafın tamamlaması gereken eksik harcı 03/03/2023 tarihinde mahkememiz dosyasına yatırdığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 08/03/2023 tarihli tensip zaptı ile davacı vekilinin dava dilekçesindeki ihtiyati haciz isteminin reddedildiği, kararın davacı tarafından İstinaf edildiği ve İstinaf talebinin reddedildiği anlaşılmıştır.Tanıma ve tenfizi istenen Sofya Şehir Mahkemesi kararının Apostil şerhli örneği ile Apostil şerhli çevirisinin sunulduğu, kararın kesin nitelikte bir karar olduğu anlaşıldı. Ayrıca mahkemenin icra beyannamesi ve mahkeme beyannamesinin Apostil şerhli çevirilerinin sunulduğu anlaşılmıştır. Tanıma ve tenfizi istenen Bulgaristan Sofya Şehir Mahkemesi'nin Ticaret Bölümü ......'nin 04/12/2022 tarihli, 2020/....... sayılı ve ........nolu kararı incelendiğinde; davalı tarafından davacıya toplam 19.297,40Leva tutarında ödenesine karar verildiği, kararın kesin nitelikte olduğu, karar içeriğine göre davalıya davanın bir nüshasının tebliğ edildiği, Bulgaristan Ülkesi'nin Medeni Kanun Usul hükümlerine göre davalının cevap dilekçesi sunmadığı, çağrıldığı duruşmada hazır bulunmadığı, davanın gıyabında görülmesini talep etmediği, bunun sonuçlarının kendisine ihtar edilmiş olduğu, yapılan yargılamada açıkça Türk Kanunlarına, kamu düzenine ve Milletlerarası Özel Hukuk kurallarına bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş tir..."gerekçesi ile, ''1-Davanın kabulü ile Sofya Şehir Mahkemesi Ticaret Bölümü V1-1. Heyetinin 2426/2020 nolu, 04/10/2022 tarihli,260618 sayılı kararının tanıma ve tenfizine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin iş bu yargılamada görevsiz olduğunu, davalının davacıya borcu olmadığını, davacının teminat yatırma yükümlüğünü yerine getirmediğini, tanıma ve tenfize konu yargılamanın davalının gıyabında yapıldığını ve adli yargılama ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi talebine ilişkindir. Mahkeme -ce yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Yabancı mahkeme kararlarının tenfiz şartları MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre bir yabancı mahkeme kararının Türkiye'de tenfizine karar verilebilmesi için; iki ülke arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma, kanun hükmü veya fiili uygula manın bulunması, kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması, Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması ve kararın verildiği ülke kanunları uyarınca kendisine karşı tenfiz istenen kişinin savunma hakkının kısıtlan -mamış olması gerekmektedir. MÖHUK'un 54.maddesi uyarınca tenfiz dilekçesine yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesinin ve ilâmın kesinleştiğini gös-teren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin eklenmesi gerektiği, davacı vekili tarafından söz konusu belgelerin dosyaya sunulduğu, yabancı mahkeme ilamının içeriğine göre dava dilekçesinin ve duruşma gününün davalı ya cevap dilekçesi sunulmaması ve duruşmaya katılmamasının sonuçları hatırlatılmak suretiyle tebliğ edilmesine rağmen davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmaya katılmadığı, bu durumda davalının savunma hakkının ve adil yargılama hakkının ihlal edil-diğinin söylenemeyeceği, taraflar arasındaki ihtilafın taşıma sözleşmesine aykırılıktan kaynaklandığı ve mutlak ticari dava olduğu, bu sebeple iş bu yargılamada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu, Türk hukukunda tenfiz kararı verilebilmesi için yapılacak incelemenin yalnızca kanunda sayılan şartların sağlanıp sağlanmadığı ile sınırlı olup, kararın içeriği hakkında bir değerlendirme yapılamayacağı, 1975 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ile Bulgaristan Halk Cumhuriyeti arasında Hukuki ve Cezai Konularda Adli Yardım -laşma Sözleşmesi uyarınca davacının teminattan muaf olduğundan teminat alınmamasınında yerinde olduğu ve kamu düzenine aykırılık halinin bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 99.665,58 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 24.916.39 TL harcın mahsubu ile bakiye 74.749,19 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.