T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1996 - 2025/2307 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1996 KARAR NO : 2025/2307 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2023 NUMARASI : 2022/490 E. - 2023/300 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1996 - 2025/2307 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1996 KARAR NO : 2025/2307 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2023 NUMARASI : 2022/490 E. - 2023/300 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/06/2023 tarih ve 2022/490 E. - 2023/300 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "...", "... ...", "...", "... ...", "... ...", "..." markalarını bütün hakları ile birlikte devraldığını, bu markaları mesnet göstererek, davalı şahsın 2021/040150 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna itiraz ettiğini, itiraz diğer davalı ... 2022-M-14184 sayılı YİDK kararıyla reddedilmiş ise de, dava konusu markanın müvekkili markalarına iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzer olduğu, davalı markasına benzer markaların daha önce de tescil edilmeye çalışıldığını, müvekkili markalarının esas unsurlarının "..." ibaresi olduğunu, dava konusu markanın esas unsurunun da bu ibareden oluştuğunu, emtiaların aynı veya benzer olması şartının gerçekleştiğini, müvekkilinin gerçek hak sahipliğinin bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek, 2022-M-14184 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2021/040150 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şahıs vekili, müvekkilinin "..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, ancak daha sonra markayı tescil ettirmekten vazgeçtiğini ve herhangi bir işlem yapmayıp "..." ibareli yeni bir marka başvurusunda bulunduğunu, her ne kadar sektörler farklı ve davacının itirazı reddedilmiş olsa da dava konusu markayla ilgili işlemlerin tamamlanmadığını, davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davanın konusuz kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı marka başvurusu 35. sınıfta yer alan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” hizmetleri kapsamakta iken, davacıya ait mesnet markalarda 35. sınıf yer almadığı gibi, davacının dilekçelerinde yer verdiğinin aksine 35/5 alt grubunda yer alan perakende satış hizmetlerinin, dava konusu marka kapsamında yer almadığı; markaların kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin aynı olmadığı; taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; her ne kadar markalar arasında müşterek olarak bulunan "..." ibaresinden kaynaklı olarak benzerlik bulunmaktaysa da, dava konusu marka kapsamında yer alan hizmetler ile davacıya ait markaların kapsamlarında yer alan emtialar arasında benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/1. maddesi hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği; dava konusu marka tescil başvuru tarihinden önce, başvuru kapsamında yer alan hizmetler ile aynı veya benzer emtialar üzerinde, davacı yanın yoğun ve sıkı tescilsiz markasal kullanımlarını gösterir evrak marka işlem dosyasında bulunmadığından gerçek hak sahipliği iddiasının yerinde bulunmadığı; SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının somut olayda oluşacağından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, YİDK kararının iptali isteminin reddine, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, müvekkilinin "..." ve "... ..." ibareli markalarının incelemeye alınmadığını, bu markaların 35. sınıf hizmetlerde tescilli olduğunu, bu sınıf yönünden de emtia benzerliğinin sağlandığını, hükümsüzlük davası yönünden davalı tarafça tescil başvurusundan vazgeçtiğine ilişkin yazılı beyan bulunmadığını, dava tarihi itibariyle tescil işlemlerinin devam ettiğini, davalı şahıs aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar taraf markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklı benzerlik bulunmakta ise de, dava konusu marka ile davacının mesnet markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili mal ve hizmet yer almadığı, bu hale göre de markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı; davacı tarafın "..." ve "... ..." ibareli markalarının ise ilk defa istinaf aşamasında ileri sürüldüğü, öte yandan, "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilen hükümsüzlük talebi yönünden davacının haklılığı ispatlanmadığından, yargılama giderinin davacı tarafa yükletilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 07/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.